şükela:  tümü | bugün
  • denizli hakimi aslan yürekli meslektaş.

    teşkilatta bu adam gibi yüz hakim-savcı olsa batı standartlarının üzerinde bir adalet sistemimiz olurdu.

    başkan her yazını ilgiyle takip ediyoruz büyüksün.
  • birçok kişinin telefonda veya arkadaş ortamında konuşmayı geçtim, gece başını yastığa koyduğunda düşünmekten bile çekindiği şeyleri yazması, dillendirmesi takdiri hak etse de, hakkındaki hislerim karışık.

    önemli konuları bir "deli" edasıyla seslendirmesi, kendisine "divane" gözüyle bakılmasından hoşlanması, "teşkilatın yaramaz çocuğu" olarak görülmesi, kendisiyle hukuku olan insanları yaptığı isabetli genellemelerden hariç tutması, 'feedback'lere göre tutum geliştirmesi, bazen ilk yazdığıyla -yapılan yorumlara verdiği cevaplarla- son vardığı yer arasındaki bariz farklılık ve ne yazık ki beğenilme hastalığı, ciddi eleştiri ve yorumlarına gölge düşürüyor.

    tanımam ama iyi çocuktur.
  • değerli meslektaşlarım birileri çıkmış vicdan yapıyor,
    mağdurum da mağdurum diyor,
    neymiş savunma hakkı tanınmadan 4000 hakim savcı meslekten atılmış,
    bir bilirkişi raporu alınmadan milletin malına mülküne tedbir konmuş,
    özel yargılama usulüne uyulmamış da sulh ceza hakimleri (hem de bir açığa alma yazısıyla) alayını tutuklamış...
    halihazırda cezaevinde olan bir savcının eşi evlere temizliğe gidiyormuş
    bursa cezaevinde bir meslektaş tuvalette kendini asmış
    bir meslektaş, el örgülerini internetten satıp çocuklarının nafakasını temin ediyormuş......
    herkese tanınan açık görüş hakkı tutuklu hakim savcılara tanınmamış.......................
    adamını bulan kırmızı renk bylock kullansada ihraç listesinden çıkabiliyormuş...
    alevi'yim diyormuş
    alayına ateistim,
    hattı çocuk kullandı,
    parasızlıktan oğluma ikinci el tel aldım o da bozuk çıktı
    servise gitti
    altı ay oldu gelmedi............
    bu müthiş savunma sayesinde
    açığa alma yazısı tebliğ edilemeden listeden çıkıyormuş herifçi...
    bir dedikodu ile adam ihraç eden irade en güçlü kanıt olan bylock'u kuşa çevirmiş.....
    mış miş.....
    sorun mu bunlar şimdi
    sorun nedir bilir misin sen....
    bilmessin ya...
    sorun hakim savcının vıp hakkının olmamasıdır..
    bilir misin bam başkanının havaalanında aranması ne demek,
    bilir misin uçana kaçana operasyon yapıp alayına nam salmış bir başsavcının aranması ne demek..........................
    bilir misin yargının hemen her sorununa duyarlı olup ölümüne mücadele eden
    (ve bunu taziye ve tebrik yayınlamanın yanısıra sadece lokal kahvaltılar tertip ederek yapma becerisi gösteren)
    yargıda birlik derneği neferlerinin aranması ne demek.......
    vıp hakkımız yok ve bu yargının gördüğü en büyük utanç......
    budur en büyük sorun.....
    budur çözülmesi gereken en büyük mesele....
    gerisi kuru gürültü gerisi hikaye.....
  • 2012 yılında fetönün en etkili oldugu dönemde yargıtay üyesi hakkı manavın hakim olan iki kızının ve damatlarının güney doğuya kurra çektikten sonra 1 hafta dahi calışmadan ankara'ya geçici görevli olarak geri alınmaları ve bir daha doğuda asla calışmamaları üzerine adem hakim tüm teşkilatın bam teline dokunan bir şiir kaleme aldı işte bu şiirden sonra efsane oldu.
    (bkz: babam manav olsaydı)

    --- spoiler ---

    'babam manav olsaydı'.......
    kuradan nereyi çektigimin hiç önemi olmazdı.......................................
    şırnak,van,ardahan ya da hakkari farketmezdi....................,
    ilk bayramı orada geçirmeyi düşünmezdim bile.......................,
    gitmezdim oraya...........
    gitsem bile ev tutmazdım,dert etmezdim...............
    çünkü benim babam manavdı.
    ........
    bakanlığın bana ihtiyacı olurdu...............................
    hem de bayramı beklemeksizin,
    ansızın..................
    yedi dil!!!!! biliyordum çünkü............
    mesleki tecrübeme!!! ihtiyacı olurdu bakanlıgın................
    .........
    o vakit valizimi toplarken,
    yan ilçede görevli olup da memleket yolunu yarılamış meslektaşımın,
    geçiçi görevle benim yerime atanmasını hiç umursamazdım....................
    'bana nesiydi' canım
    ben kendi keyfime bakardım.......
    ben daha önemli olurdum o vakit...........
    ............
    yerim en başından belliydi...........
    ankara,
    orada olmadıgım vakitler belki beni yurt dışında akademik!!!! gezilerde görürdünüz............................
    onun talihsizligi benim buraya kura çekmemdi..................,
    onun planları beni ilgilendirmezdi,
    ben daha öncelikliydim.......
    çünkü benim babam manavdı.......
    ..........
    'babam manav olsaydı'.....
    adalet akademisinde 'mesleki etik dersi' verirdi "digerlerine"........................
    gerek olmazdı bana etik dersi vermesine .................
    çünkü benim babam zaten manavdı.....
    ..........
    ama gelin görün ki benim babam manav degil......................
    bir inşaat ustasıydı.
    şimdi huzur içinde yatan,
    arkasından kimsenin kötü konuşmadıgı adil bir adamdı...........
    yapmadıgını başkasına tavsiye etmeyen........................
    başkalarına ders ve kurs vermezden evvel...........................
    önce kendini hesaba çeken......
    kendini bilen,
    'adam gibi bir adamdı' benim babam.......................
    iyi ki de benim babam bir inşaat ustasıydı...............
    --- spoiler ---
  • şu an tek kişilik hücrede açlık grevi yapan kişi eski hsyk üyesinesibe özer.
    şöyle bir arşivi kurcalayayim dedim ve şaşırmadım.
    kardeşi necmi özer o vakit yargıtay'a üye seçilmiş,
    bırakın kınamayı etik bulmadığını dahi söyleyebilen kişi sayısı bir elin parmağını geçmiyor.
    hatta bir tanesi aynen şöyle yazmış
    'biz size vekalet mührünü verdik,nereye isterseniz oraya basın' .......
    şimdilerde ise dünyanın en kolay işi bu kişiye laf çakmak.
    hatta onun döneminde yargıtay üyesi olmuş ve şimdi de 'aman ha kelek çıkmasın' diye en az beş tokat yedikten sonra gene yargıtay'a üye seçilebilme becerisi! göstermiş biri aynen şöyle demiş,
    'vitrin süsüymüş sen ancak zayıflama ilacı reklamında 'önceki hal' afişi olursun'.
    ne kadar ilkeliyiz değil mi.?
    ne kadar tutarlıyız.
    düşmüş birine tekme atmak kadar kolay ne var ki....
    ne de olsa düşmüş,
    bir grupta bir hakim! aynen şunu yazmış.
    'yaptığın haksızlıkların ve zulmün küçük bir karşılığı bu.
    yetmez ama evet'.
    bunu yazan kişinin hangi vakit ne tür bir zulme! uğradığını ise söylememe gerek yok sanırım.
    ne kadar tutarlıyız değil mi.?
    bence çok tutarlıyız.bu anlamda saygıyı fazlasıyla hakediyoruz.
    hiç yanıltmıyor bu teşkilat insanı....
    şimdiden üç yıl sonrasını ayna gibi görür oldum.
    kalp gözüm mü açıldı ne,
    keramet sahibi ettiniz beni beeee....
  • baylock kullanan arkası sağlam yargı mensupları üzerine güzel bir yazı yazmış :

    görülen lüzum üzerine........
    kimleri ihraç etmedik ki biz.bir sual etmeden,bir söz hakkı vermeden...
    çiçek böcek göndereni,
    kahvaltıda görüneni,bağımsız aday gezdireni,hoşgeldiniz diyeni,
    kartvizitinde adı geçeni,
    hayırlı olsun yazanı,
    kuradan gittigi yerde (aday olup adliyesine gelen) eski komisyon başkanına çay ısmarlayanı.............
    neden sonra bylock çıktı
    'en güçlü delil"diye sunumu yapıldı..
    en çok da o sorgulandı ama...
    bir türlü inandıramadi kendini,çok kolay ekarte edildi..........
    vifi dendi,ortak hat dendi,
    avea üst yönetimin alayı paralelmis,hatlarda oynama yapılmış dendi..
    olmadı çocuk girdi,komşudan çıktı,
    servise gitti gelmedi...........
    ikinci el tel aldım ne bileyim böyle olacağını...........
    başsavcı idim;
    telefonumu korumama verdim,
    nerden bileydim paralel olduğunu, hattıma bylock yükleyeceğini.....
    virüs bulaştı,
    olmadı aleviyim ben
    hacıbektaş'tan sorun beni,tunceli'den sorun............
    ne dendi ise inanıldı.
    ne olduysa sahipsiz gariplere oldu.
    akşamında hattan kırmızı bylock kullanıcısı diye açığa alınanın,
    sabahında listeden çıkışını imrenerek izledi...................
    neden kimse bana referans olmadı dedi.................
    neden kimse dinlemedi beni.....
    haftalarca emek verip hazırladığı klasör öylece kaldı kucağında....
    en güçlü delil en çok sorgulandı vesselam...............
    sonra ne mi oldu
    oynaya oynaya kuşa döndü bylock
    uçtu gitti kül oldu bitti....
    .......
    bu yazım bir türlü yayınlanamayan bylock listesine ithaf olunur........
  • yüzlerce hakim savcıyı boş dosyalarla tutuklayan hakimler için kaleme alınmış sivri bir yazı :

    önüne gelenin alayını tutukladı ve
    'ben' dedi
    dosyaya yansımayan delillerin güçlü olduğuna inanıyorum.'.....................
    'kim gelirse atarım içeri arkadaş,
    şayet öyle değilse bunu kendi kanıtlamalı' dedi beriki....................
    'normalde şüpheden sanık yararlansa da
    terör suçlarında
    'şüpheden devlet yararlanır' dedi öteki.........................
    'kamuoyu tatmin ve teskin edilmeli' dedi en baştaki......................
    'itiraf almak için tutuklama yapılabilir' dedi bir diğeri.........................
    arkadaşlar şu an yaşamakta olduğumuz şey her ne ise;
    ortaçağ skolastik avrupası adalet anlayışına tekabül etmektedir diye düşünüyorum...........................
    engizisyon hukukunda sanıktan delile gidilmiş....................
    kişinin suçlu olduğuna inanıldı ise
    o kişiden suçlu olmadığını ispatlaması istenmiş..............
    şayet bunu başaramadı ise
    içine şeytan kaçtığına inanılan bu kişiler diri diri yakılmıştır.
  • hakimler savcılar yüksek kurulu başkan vekili mehmet yılmaz'a hitaben kaleme aldığı açık mektup :

    sevgili mehmet yılmaz,
    son dönem çok sık yaptığı üzere bir gazeteciye demeç vermiş,
    özetle,
    yargıyı feto'den temizledik
    ama yetmez 1200 kişi hakkında daha tahkikat sürüyor demiş......
    sevgili abim
    artık ikisinden birine son verin........
    ya her biri bir öncekinden daha isabetsiz listeler çıkarmaya..........
    ya da bu demeçleri vermeye.........
    biraz da bizleri düşünün be abi....
    inan ki mental olarak çok yorulduk....
    resmen liste manyağı yaptınız bizleri....
    hayatımız liste muhabbetinden ibaret.....
    itirafçı listesi,
    bylock listesi,
    seçim listesi,
    bize oy vermemiş olabilme ihtimali listesi..............................
    dosyada bir şey yok ama kafamız karıştı feto'cu olmadığını ispatla listesi...
    yeter lütfen yeter....
    teşkilatın yüzde 40'ını attınız gitti.daha neyin zorlaması bu....
    biraz da bizi düşünün ya....
    hepimiz 'kafası yanlış yerden kesilmiş de bir saat daha fazladan yaşayan habeş devesine' döndük.....
    herkes çok yorgun.....
    iki yılı bomboş geçirmenin acısını lütfen bizden çıkartmayın artık....
    herkes işine odaklanmak istiyor,bu süreç bitsin istiyor.....
    mehmet abi,
    şunu açıkça itiraf etmek isterim ki;
    başta sana olmak üzere kimi hsyk üyelerine olan saygımı ve güvenimi diri tutmak için çok efor sarfettiğimi,
    fakat buna daha ne kadar dayanabilecegimi kestiremedigimi bilmenizi isterim....
    bakın size açık çek............
    eğer işin içinden çıkamadı iseniz ben de dahil hepimizi meslekten atın gitsin........
    kendi adıma hakkım size peşinen helal olsun......................
    siz de kurtulun yemin billah bizde kurtulalım....
    yeter ya.....
    600 bin kişilik ordudan atılan asker sayısı 6 bin yokken..............
    400 bin kişilik emniyet teşkilatında atılan kişi sayısı 5 bin yokken................
    bir milyon kişilik öğretmen camiasında atılan kişi sayısı 20 bin bile yokken...........
    12 bin kişilik yargıdan 4 bin kişiyi attınız yetmedi mi..........
    bu kadar mı şüphe uyandırdık sizde bu kadar mı sevmediniz bizi,
    bize karşı sizi merhametten bu kadar uzaklaştıran ve sizi bu kadar motive eden şey ne..........
    nereye tayin olursa gittik,ne görev verilirse yaptık.....
    kimimizi hakkari'den ihraç ettiniz kimimizi edirne'den....
    yetmedi mi?.....
    çok yorgunuz bunu bilin....
    savunma dahi vermeden yuvarlak masaya toplanıp toplanıp
    liste yayınlamak belki sizde alışkanlık yaptı...................
    fakat bizler buna alışamadık mehmet abi...
    kendi adıma alışmayacağım da,
    savunma hakkı verilmeden yapılan hiçbir tasarrufa saygı da duymayacağım.
    yapılan kolaycılığa,
    size ait olan toptancı anlayışa ve olmayan cemaat farkındalıginiza saygı duymayacağım....
    son olarak;
    ya bu liste muhabbeti düşsün yakamızdan ya da biz hepimiz düşelim sizlerin yakasından.....
    kalın sağlıcakla...........
  • sevgili arkadaşlar,birbirini skorlayan,
    birbirine not ve sicil veren bir biz kaldık koca memlekette.............
    hem de zevkle...
    bam'lar
    'elime düştünüz,gösteririm ben size' ergenliginde...............
    yargıtay;
    biraz daha ağır abi kalıbında,hocaların hocası modunda,
    biraz daha tolere edici,biraz daha akil...
    'bam' öyle değil ama,
    sabırsız ve ergen,'fırsat verme çakarım' havasında.........
    notunu merak eden hakim savcıları görünce..................
    karnesini ilk kez alan ilkokul çocukları geliyor aklıma.............
    'notuma bakayım' derken belediye çukuruna yuvarlanan çocuklar,
    'iyi' aldım diye sevinen,'orta' aldım diye üzülen çocuklar......
    memlekette bir biz kaldık birbirini skorlayan..........................
    amma da meraklıyız not vermeye değil mi...............
    kimse güvenmiyor,kimse saygı duymuyor bize..............
    farkında değil misiniz..............?
    yasa koyucu,bize ve verdiğimiz kararlara güvenmedigi için
    not sistemini yeniden getirdi..onu telkin eden de bizim teşkilat,
    dedikodu ve önyargının esiri olmuş bir teşkilat......................
    ıçeriğini bilmediği dosyaları bir yerlere gammazlayan teşkilat.........
    'insan insanın kurdu' ise şayet 'hakim hakimin daha çok kurdudur.'
    başsavcı, savcıya sicil veriyor,biri diğerinin verdiği kararları skorluyor..
    anayasa değişiyor,
    yürürlük maddesi farklı olan sadece hsyk.................
    diğerleri 2019 iken bizim ki hemen yürüyor.....................
    kimse bize saygı duymuyor,kimse bize güvenmiyor.........
    çünkü biz saygı duymuyoruz kendimize, biz güvenmiyoruz birbirimize.....
    sürekli birbirimizi gözlüyor ve durmadan açık arıyoruz....
    buradan şunu deklare etmek isterim
    ki..........
    ey yargıtay ey bam...
    siz halihazırda kimseye not verecek bir noktada değilsiniz....
    illa biri diğerine not verecekse 'ohal' de ben size verdim bir not
    orta.....
    bir khk ile ispat külfetinin ters yüz edilip..............................
    masumiyet karnesinin yırtılıp atıldığı bir ortamda.........................
    bir khk ile anayasal güvencelerin hiçe sayılıp.........................
    özel yargılama usüllerinin görmezden gelindiği bir ortamda.....
    bir khk ile yürüyen dosyaların yargı yerinin değiştirilip...........
    hakimlik sınavında 70 barajının kaldırıldığı bir ortamda.....
    korkudan gıkı çıkmayan sen....
    bir yasa ile tüm üyelikleri düşen,
    akabinde
    'aman ha kelek çıkmasın' diye beş tokat yedikten sonra'
    yüksek yargıya yeniden üye seçilmeyi gururuna yediren sen...
    aynı metodla seçilen ve
    yargıca birlik ruhu'na sahip olmak dışında hiçbir exra'sı olmayan bam'lar......
    karşıdan tam da bu şekilde görünen sizler..............................
    şunu bilin ki.....
    kimseye not verecek durumda değilsiniz..........................
    illa ki birine not verip kendinizi tatmin etmek istiyorsanız
    birbirinize veya sizleri o makama oturtmanın yanı sıra............
    taziye ve tebrik yayınlamaktan başka icraatı tespit edilemeyen
    yargıda birlik derneği'ne verin bir orta gitsin........