şükela:  tümü | bugün
  • ankara'da biri ivedik köyü otoban girişinde biri de eryaman'da olmak üzere iki şubesiyle hizmet veren güzel bir balık lokantası. ben evime yakın olması dolayısıyla genelde eryaman'daki şubesine giderim sıklıkla. misafirlerinizi rahatça götürebileceğiniz, ailece gidilebilecek nezih bir ortamı var. mevsimine göre deniz balıkları da oluyor ve gayet başarılı. onun dışında yetiştirme alabalık, levrek veya çupra tercih edebilirsiniz. balık sevmiyorum ya oraya gitmeyelim diyenleri de düşünüp menülerine pide çeşitleri, köfte, tavuk şiş gibi alternatifler de eklemişler. benim için tek eksi yanı eryaman şubesi için konuşuyorum, garsonları. biraz daha profesyonel bir ekiple çalışmalarını umut ediyorum. şu mahalle abisi tadında adamlar mekanı ucuz gösteriyor.

    not: bugüne kadar başlığın açılmamasına şaşırdım vallahi harbi başarılı lan mekan. tek eksiği balık böyle kuru kuru gider mi diyenler için tesislerde alkol yok.
  • ankara sınırları içerisinde bütün balıkçıları gezdiğim konusunda emin değilim ama fiyat/kalite açısından gittiğim en iyi balıkçı. nerede olursa olsun alabalık tercih etmediğim için onun hakkında yorum yapamıyorum fakat levrek ve somon açısından çok çok başarılı durumdalar. herhangi bir ürünü sipariş ettiğiniz tıka basa doymadan kalkma şansınız düşük. porsiyonları rakiplerine kıyasla fark edilir derecede fazla.

    kendisini verdiğiniz parayı son kuruşuna kadar hak edip hatta daha fazlasını talep etme hakları doğan mekanlar arasına yerleştiriyorum.

    kediler için insanların yiyemedikleri ya da balığın genelde yenilmeyen taraflarını istediğimde büyük bir memnuniyetle ben mekanı terk edene kadar çöpe atmadan toplamıştı bütün çalışanlar. böyle de gönlümü kazandılar.
  • suzme mercimek diye size bolca sulandirilmis ezogelin corba getiren, menusundeki cogu baligin bitti denerek calisanlarinin garip ve rahatsiz edici bakislarina maruz kalacaginiz, menusunun %70 ini sunamayan restorantimsi yer.
  • 2001 senesinde babamı kaybettim; karşıyaka’ya defnettik ve sık sık ziyaret ederdik (hala da ederiz).

    o gün kuzenim ve yengem bizi ziyarete gelmişti istanbul’dan, annem, anneannem, ben, hep birlikte mezara gittik. mezar dönüşü kocaman bir tarla ve canlı alabalık tesisi gördük. tesis dediysem minik bir alabalık havuzu, haftasonu hobi bahçesinde olan ayarda bir mutfak ve iki ufak masa; ama arkasında kocaman bir tarla, içinde çeşit çeşit yeşillik, domates, meyve ve sebze.

    evde yaparız diye canlı alabalık almaya karar verdik. tam balıklarımız ayıklanırken yanlarında ufak kızları ile genç bir çift gelip bir masaya oturdu derken tesisin sahibi henüz balık pişirmedikleri için özür dileyerek çifti kaldırmaya çalıştı. annem ve yengem kulak misafiri oldu olaya ve sahibinin eşine; her türlü malzeme var, gelen müşteri geri çevrilir mi; diye sordular. cevap ilginçti; balık pişirmeyi bilmiyoruz!

    yengem koştu genç çifti yerine oturttu, geri geldi. tesisin sahibine gidin tarladan salata malzemesi getirin dedi. annemle yengem balıkları pişirmeye başladı. bir yandan salata da yapılıyordu. sonuç olarak genç çift güzel bir şekilde ağırlandı.

    genç çift yemeklerini bitirmeden biz oradan ayrıldık. çıkarken bizden para almak istemediler fakat ısrar ettik, uğur parası olsun dedik. öyle de oldu.

    adem doruk kocaman bir alabalık tesisi oldu, üç tane kocaman yerleri oldu. biz de sevmemize rağmen para ödetmiyorlar diye yılda bir iki kere de olsa gidiyoruz.

    gerçekten iyi insanlar ve dürüstler. onlar da bu anıya hep sadıklar ve görüştükçe mutlu oluyorlar. hikaye biraz yanlış da olsa restaurantın çeşitli yerlerine asıyorlar.

    karşıyaka’daki tesis o kadar büyümeden önce dediğim gibi kocaman bir tarlaydı, ağaçlıktı, çok güzeldi. ona hep üzülürüm.

    not: bence uzun süredir iyi lokanta değiller maalesef. eryaman şubeleri gerçekten kötü, karşıyaka ise maalesef lakayt ve kötü. çayyolu’na mutlaka gideceğim umarım bir şeyler değişmiştir.
  • şu an eryaman şubesinde arz-ı endam ettiğim yer.
    bence ivedik şubesi daha hoş ama ne yaparsın.
    her zaman ki gibi kalabalık balık yeme yeri.
  • garsonların kaba olduğunu kendilerinde bildiği ama hiç bir şey yapmayan tesis. garsonlarınız kaba deyince biliyoruz efendim derler. ama hiç bir şey yapmazlar. garson kabadayı gibi gezer. sipariş vermemen için yanına gelmez iş çıkmasın diye. 1 saat ortada dolaşır ama sana yaklaşmaz. sipariş verirsin 1 saat gelmez. sipariş eksik ya da yanlış gelir. bir şeyi 10 kez istersin. zaten beş karış surat vardır. kısaca 10 üzerinden 1 puanı hakeden bir yer.