şükela:  tümü | bugün
  • viral konjonktivitlerdendir.
    iki farklı klinik tablo ile karakterizedir. her ikisi de iki hafta boyunca çok bulaşıcıdır ve epidemiler yapabilir.
    1. faringokonjonktival ateş: çoğunlukla çocukları etkilemektedir ve üst solunum yolu enfeksiyonu ile birliktedir. olguların %30’unda keratit gelişmektedir.
    2. epidemik keratokonjonktivit: sistemik bulgu genellikle olmaz. keratit olguların %80’inde gelişmektedir.
    ani başlayan sulanma, kızarıklık, fotofobi gibi şikayetler olur. %60’ında her iki göz birden etkilenmiştir. tedavi tatmin edici değildir. çok şiddetli olgularda herpes ekarte edildikten sonra steroidler verilebilir. korneadaki lezyonlar aylarca kalabilir.
  • insanin hayatini bir sureligine felc edebilen bir illet.
    nasil mi?
    anlatayim...
    16/17 ocak: sa
    g gozde iki gun boyunca devam eden kasinma, batma, sulanma ve kizariklik sikayetleri.

    18 ocak: yeditepe universite goz hastanesi’ne gidis. konjuktivit tanisi. bulasici oldugundan mutevellit doktorun 3 gunluk rapor verisi. gunde 5er defa damla kullanimi konusunda bilgilendirilme. blaphimide, okacin adinda 2 adet damla ile eve gidis.

    18/19/20 ocak: gozdeki kizariklik, batma, yanma, sulanma hislerinin gecmeyisi. sabahlari salyadan ve capaktan kapanmis gozle uyanis. damlalarin bi ise yaramamasi.

    21 ocak: doktora kontrole gidis. konjuktivit tanisi konulan gozun adenoviral konjuktivete donmus oldugu ve sol goze de sicramis oldugu gercegiyle yuzlesme. ciddi manada bulasici oldugundan doktorda vebali muamelesi gorus, tuttugum kapi kollarinin, muayene alet edevatinin ben daha muayenehanedeyken dezenfekte edilisine tanik oluş. tırsış. bir 3 gunluk raporla daha evin yolunu tutuş.

    21/22/23/24 ocak: gozlerdeki kızarıklıgın azalması ve fakat batma, yanma hissinin gozun icerisinde yabanci bir cisim varligi hissine donusmesi, surekli bir gozu kirpistirma ve kasıma ihtiyaci hissedis. sabahlari hala capaklarla uyanıs. gozlerin zaman zaman sulanmasi ve akmasi. isiga hassasiyet, cok isikli ortamlarda gozde olusan agri, surekli karanlik ya da los ortamlarda bulunma istegi. herkesten uzakta durma geregi kimseyle yakin temaslarda bulunmama.

    25 ocak: yeniden kontrole gidis. iyilesme gosterdigi ve fakat tam olarak gecmemis oldugu gercegiyle yuzlesme, damlalara devam etme konusunda tembihlenme sonrasi bu kez rapor verilmeksizin ise devam etme. 1 hafta sonra kontrole cagirilis.

    25/26/27/28/29/30/31 ocak: gozde batma hisleri ve yabanci cisim varligi gibi hislerin devam edisi. kızarıklıklarin gecisi, sabah capakli gozle uyanis. ara ara baslayan goz akintisi.

    1 subat: kontrole gidis.goz yuzeyinde bozulma tanısı gercegi ile karsilasma sonrasi yeni bir damla (fucithalmic) verilisi. 2 gun sonra yeniden kontrole cagirilis. o gun yeniden rapor verilebilecegi bilgisini alis.

    bir hastanin gunlugu gibi oldu evet ama bu hastalik benim tam 16 gunumu yemis durumda su ana kadar.
    ve hala da gecmis degil. ne diyeyim ki, allah kimsenin basina vermesin.
  • beni sinirden ve caresizlikten aglatan delirten illet.
    bugun ogle saatlerinde iyice artan ısıga bakamama durumu ile doktorumu aradim ve derhal beni cagirdi. bu lanet sey gecmek bilmiyor ve ilerledikce ilerliyor. hayatimi zehretti. oyle bir sey ki gozumden operasyon gecirmeye kadar gelmis artik. yok tabakalar ayrılmıs, yok acıklık olusmus. bi bok anlamiyorumm , yeterrr!
    su anda is yerimde tek gozum kapali korsan gibi oturup agliyorum ve mal gibi napicagimi dusunuyorum.
    gozun bozulmus ayrismis tabakalarinin kazınması ne demek arkadasim ya? bunu yapacaklarmis bana.??? saka mi bu illet yaa?? deliricem, deliriceemmm.

    anlamadigim bir gun icinde seyri nasil degisiyor bunun, nasil nasil????
  • 23 gunde hala tamamen iyilesemeyen bir sey.
    kendisine okkali bir oha demek istiyorum ve diyorum. o-ha!!!
  • 12 gündür gözlerimi esir almış olan beter hastalık.

    doktorum bu inatçı virüse adeta savaş açtı. çeşitli antibiyotik damlalardan sonra yapay göz yaşı damlasının içerisine batticon karıştırdı. batticon'un gözünüze damlatıldığını hayal edin. hayal edemeyen varsa onlarda ellerini acı bibere sürüp sonra parmaklarını gözlerine götürsünler. o zaman ne demek istediğimi çok iyi anlarlar.
  • adenovirus tip 8, 19, 37 serovarlarının yol açtığı rahatsızlık. ya da benim aklımda o şekil kalmış.
  • üzerinden aylar geçmesine rağmen korneada anlamsız küçücük lekeler bırakarak uzun süreli veya kalıcı olarak dünyayı bulanık görmenize neden olabilecek hastalıktır. hastalığın kendisi 1 ay bile sürebilir ve müthiş bulaşıcıdır. hayatı resmen sekteye uğratabilecek bir hastalıktır. kullanacağınız damlalar sadece psikolojik bir etki yapıp hiçbir fiziksel bir tedavi oluşturmamaktadır. bildiğin illet bir hastalık.
  • bulaşıcılık konusunda tecrübe sahibi olduğum feci hastalık resmen sadece soluduğum hava ile hastalığı kaptım, gözüm şişti ve daha işin başındayım acaba devamında ne olacak diye merak etmiyor değilim. kocaeli genelinde şu anda salgın durumu varmış saat akşam 9 sıralarında girdiğim nöbetçi eczanede görevli reçeteyi uzattığımda "ne oluyor ya" diyerek tepkisini gösterdi ve elindeki son ilaçları da ben aldım.. umuttepe tıp fakültesinde salgın nedeniyle göz polikliniği kapalıymış bir süre , sanırım hastalığa maruz kalanların bir çoğu oradan kaptı.

    doktor arkadaşlardan feci tavsiyeler bekliyorum, nasıl geçer bu ya?

    edit: hala iyileşmeyerek şaşırtmaya devam eden hastalık!

    edit: 0.75 - 1 olan miyop-astigmatımı 2.5 - 3 olarak arttırmış ve resmen beni gözlük kullanmaya mahkum etmiş hastalıktır, lanet olası adenovirüs, allah belanı versin senin hastalık gibi.
  • şu an pençesinde olduğum hastalık. açıkcası buradaki entryleri okuduktan sonra korkum katlanmadı değil.

    yaklaşık 5 gün önce kızarıklıkla kendini gösterdi tek gözümde. basit bir kızarıklıktır diye üzerinde durmadım ancak 3 gün sonra gözümün kan çanağına döndüğünü, göz kapağımdaki düşüklüğü (bkz: ptosis) , ödemi ve göz çevremdeki dayak yemiş gibi morarmaları görünce baya büyük bir sıkıntı olduğunu anladım. pazar gününe denk geldiği için nöbetçi göz doktoru bulamam diye doktor işini pazartesi gününe erteledim. tabi o zamana kadar diğer gözümde de kızarıklık başlamıştı çoktan. hemen yeditepe üniversitesi hastanesindeki değerli hocam muhsin altunsoya gözüktüm. gözlüğümü çıkarır çıkarmaz görüntüden hemen teşhisi koydu. çünkü bu hastalığın tipik bir görüntüsü oluyormuş. ve aynı zamanda lenf nodelarında özellikle (bkz: preauricular lenfadenopati) büyüme yapıyor özellikle kulak yanındaki. boğazı da etkiliyor virüs bu arada. hiçbir şey yutamıyorsunuz.

    odaya girmemle çıkmam arasındaki sürede çoktan dezenfektanlarla müdahale başlamıştı. ben odadan çıktıktan sonra geçtiğim bütün yerler dezenfekte edildikten sonra hasta kabul edilmedi daha fazla. bu durum hastalığın ciddiyetiyle ilgili beni korkutsa da doktorumun bu konudaki hassasiyeti beni fazlasıyla hayran bıraktı.

    gelelim tedaviye, viral bir hastalık olduğundan sadece semptomlara yönelik tedavi uygulanabiliyor. virüsün en az hasarla vücudunuzu terketmesini bekliyorsunuz. şu an halsizlikten, bitkinlikten, iştahsızlıktan, gözlerimdeki ağrıdan ölebilirim.ve bazı olgularda üst solunum yolu enfeksiyonu ve ateşle (bkz: faringokonjonktival ateş)beraber seyredebiliyor. çok şükür bende bu da var. yaz günü üşüyorum bir de.
    sanırsınız birisi sizi sopayla dövüp kaşınızı gözünüzü morartıp kan çanağına dönüştürmüş, hayat enerjinizi almış. bir süre geçmeyeceğini biliyorum. her sabah aynaya baktığımda kan dolu gözleri tekrar gördüğümde umutsuzlanıyorum. bir çift zombie gözü bana bakıyor adeta. allahtan bir haftalık raporum var. kimse yanıma da yaklaşamıyor. tek başıma odamda oturuyorum.
    bugün mezuniyet balom vardı ona gidemedim. bir kaç haftaya kep törenim var muhtemelen ona da katılamayacağım böyle giderse. neyse işte böyleyken böyle durumlar. dramatize etmenin anlamı yok. çeken bilir.

    kantindeki abla nazar var sende göz değiyor dedi. göze çarpmak iyi değilmiş. artık inanacağım galiba hak veriyorum, nerde böyle saçma sapan iş var, gelir beni bulur zaten. bir şekilde ölmüyorum ama güzelce sürünüyorum.
  • şu sıralar (ekim 2014) salgını olan hastalık...

    kendisi 25-30 günde geçiyor ancak arkada bıraktığı izler aylarca (hatta bazı vakalarda yıllarca) kalabiliyor...
    arkada bıraktığı bu izler
    1)keratit; korneada kalan ve net görmeyi engelleyen leke,
    2) kornea ödemi...

    eylül ayının 11'inde (2014) gittiğim göz muayenesinde kullanılan aletlerden kaptım bu lanet virüsü. 15-16 eylül gibi belirtileri başladı ve ilk 2 hafta ellerimle gözlerimi çıkartıp atmamak için kendimi zor tuttum...
    dayanılmayacak, cidden dayanılmayacak kadar şiddetli bir batma, kaşıntı, akıntı, gözde yabancı madde hissi ile (bir sürü kum tanesi gözün içinde, gözü kapatıp açtıkça bu kum taneleri sanki gözünüzü rendeliyor gibi) geçiriyorsunuz günleri... gözlerin ve çevresinin kan çanağı şeklinde kıpkırmızı olduğunu söylememe gerek yok sanırım...

    şu anda ekim ayının 10'undayız (1 ay olmuş) ve henüz yeni yeni geçiyor, tam olarak da geçmiş değil, en azından kızarıklık azaldı ve akıntı bitti... ama yabancı madde hissi halen gün içerisinde ara ara geliyor, o anlarda yatağa yatıp gözlerimi kapatıp geçmesini beklemekten başka çarem yok...

    işin en kötü tarafı da bu hastalığın bir ilacı yok!!! çünkü bakteriyel bir hastalık değil, viral (virüs sebepli) bir hastalık... doktorlar size antibiyotik göz damlaları veriyor ama bu damlalar sadece süperenfeksiyona karşı önlem için, hastalığı tedavi etmek için değil... (yani zaten virüs yemiş ve zayıf düşmüş gözün bir de bakteri yemesini engellemek için)

    bağışıklık sisteminiz virüsü yendiği ve gözlerden defettikten sonra virüsün arkada bıraktığı izler aylarca süren bir tedavi gerektiriyor...
    şu anda bende kornea ödemi ve keratit oluşmuş durumda ve dünyayı bulanık görüyorum... ayrıca çok şiddetli bir fotofobi mevcut (ışıklı ortamda gözlerimi dahi açamıyorum... güneşte gezmek mi, imkansız!!! güneş gözlüğü bir nebze fayda ediyor, tam değil.)

    virüsü atlattım diyebiliriz... şimdi sırada aylarca sürecek bir keratit (kornea lekesi) ve kornea ödemi tedavisi var...

    salgın varmış, herkes dikkat etsin... (bu hastalığa sahip insanlara yaklaşmayın, işe gelmemesini, izin almasını ve evde istirahat etmesini sağlayın)