şükela:  tümü | bugün
  • tıpkıyla gibi arası bişi
  • sanki
  • hakki devrim diyor ki
    "adeta, adet oldugu uzere manasina gelen bir kelimedir, bilhassa spor yazarlari tarafindan adeta maskaraya cevirilmistir."
  • ko$e yazarlari ve bilumum spikerler tarafindan cok revacta bir kelime.
  • ilk "a"sı uzun okunur.
  • 17. sinif salak muhabirlerin her cumleye sokmak icin kastigi bir kelimedir. onlara gore bu haberi, durumu, olayi "carpici" yapar. en son dun karadeniz'de karaya vuran gemileri helikopterden anlatan bir muhabir kiz beni kanser etti. komik duruma du$tu, haberi yok...

    "- ...... evet sayn seyirciler, dalgalar gemiyi adetaa bir kibrit copu gibi kayalara vuruyor...."
    "- bu sabah murettebati kurtarilan patagonya bandirali geminin uzerindeyiz. sayn seyirciler geminin govdesi adetaa kagit gibi yirtilmi$. irkilin cabuk..."
  • olay ve durumları mübalağa sanatı katarak anlatan ve çoğu zaman bayan anlatıcı.
  • atin kendi halinde yurumesidir. yuruyus turlerinin en agir kararlisidir, boyle oldugu icin de cok uzun mesafeler katedilir. binicilikin ogrenilme asamasinda ilk ogretilen turdur. zaten tecrubeli biniciler de, uzun mesafelerde atlarini tirisa ya da dortnala kaldirmaz, daime adeta yuruyerek mesafe katetmeye bakarlar. adeta, dort zamanli bir yuruyus seklidir her ne kadar bir cift ayak hemen hemen ayni zamanda hareket halinde bulunuyorsa da, yine de dort nalin sesi muntazam olarak sirayla on sag, art sol, on sol, art sol seklinde ayri ayri isitilir. bu sekilde yuruyen bir at, saatte yedi kilometre yol alabilir.
  • son zamanlarda her cümleye mutlaka konan, anlamının çokça dışında kullanılan kelime.
  • insanları maç spikeri yaptığına inanılan kelime