şükela:  tümü | bugün
  • hakki devrim diyor ki
    "adeta, adet oldugu uzere manasina gelen bir kelimedir, bilhassa spor yazarlari tarafindan adeta maskaraya cevirilmistir."
  • atin kendi halinde yurumesidir. yuruyus turlerinin en agir kararlisidir, boyle oldugu icin de cok uzun mesafeler katedilir. binicilikin ogrenilme asamasinda ilk ogretilen turdur. zaten tecrubeli biniciler de, uzun mesafelerde atlarini tirisa ya da dortnala kaldirmaz, daime adeta yuruyerek mesafe katetmeye bakarlar. adeta, dort zamanli bir yuruyus seklidir her ne kadar bir cift ayak hemen hemen ayni zamanda hareket halinde bulunuyorsa da, yine de dort nalin sesi muntazam olarak sirayla on sag, art sol, on sol, art sol seklinde ayri ayri isitilir. bu sekilde yuruyen bir at, saatte yedi kilometre yol alabilir.
  • atın ilk yürümeye başladığı anda aldığı kalktığı yürüyüştür. at yürüyüş kusurlarının en açık belli olduğu yürüyüştür. arsız at hızlanmaya çalışacak, bu ise dizginleri çekmesi için biniciyi uyaracaktır. fazla dizginlemek de pat diye atın durmasını sağlayacaktır. kararlı, sabırlı ve itaatkar at bu yürüyüşü bozmaz. 4 çeşidi vardır:

    toplu adeta
    orta adeta
    uzun adeta
    serbest adeta
  • ugur dundarın elinde adeta bir silaha dönüşen kelime. ugur dundar vurgusunun temel öğesi.

    şöyle ki, şimdi uğur dündar var, alt-orta kesim esnafı tu-kaka'laştırarak yapay gündemler yaratıyo, işvereni olan medya patronu ve muadili olan adamlar vurgunun hasını, masını yaparken televizyon karşısındaki ortalama seyirci arena izliyo, arenada gördüğü şey pis pastaneler, fırınlar, yiyecek üreten yerler. bunlar uğur bey sahneye çıkmadan önce öncü birlik tarafından egik kadrajli gizli kamera görüntüleriyle çekiliyor.

    bu görüntüler dış ses eşliğinde veriliyor:

    -ekibimiz arkada üretilim yapılan yere girdiğinde karşılaştıkları manzara adeta şok ediciydi (ekrana pis görüntüler yansımaya başlar)
    -böylesine kötü şartlarda üretim yapan pastaneler adeta halkın sağlığıyla oynuyordu. (ekranda öğrenci evi mutfağı benzeri görüntüler)
    -dondurmanın koyulduğu kaplar adeta mikrop yuvasıydı.(ekranda bildiğin b.k)

    formulize edersek, sitcomlarda birisi espri yaptıktan sonra sahnede applause efektinin yerleştirilmesi için 1-2 saniyelik bir boşluk olur. heh, işte şekil o şekil, önce seyirciyi dolduruyorsun, seyirci görsellerle kıvama geldiğinde, can alıcı cümleyi sarfediyorsun, can alıcı cümlenin de son 2 yada 3 kelimesinden önce öylesine bir vurguyla adeta diyorsun ki, cümle bittikten sonra ekran başındakiler de küfür ediyorlar/beddua ediyorlar/kötü temennilerde bulunuyorlar üreticilere karşı. bir gün daha kurtarılmış oluyor.

    (bkz: eğik kadrajlı gizli kamera)
  • nasıl da unutmuşum:

    (bkz: ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim)

    (bkz: #19458326)
  • türk medyasının adeta (!) manyak gibi kullandığı kelime. kelimeden tiksindim, kullandığını duyduğum herkes gözümde bir kaç seviye düşüyor.
  • son zamanlarda çok moda olan, pek sevilen bir sözdür. her yerde bir ''âdeta''. modern sabahlarda önceleri şaka duygusu uyandırırdı, şimdilerde bu proğramda kullananın da dili alıştı. artık her yerde bir ''âdeta'' var. 26 mayıs günlü cumhuriyet dergi'deki bir kitap tanıtımında bile. ''âdeta''
  • selçuk erdem in havuz problemi temalı karikatüründen sonra dilime pelesenk olan kelime.

    buyrun bu da karikatür http://enkarikaturler.blogspot.com/…z-problemi.html
  • adet olduğu üzere anlamı taşır, doğru kullanımıyla karşılaşmak güçtür.
  • tıpkıyla gibi arası bişi