şükela:  tümü | bugün
  • ayse kulin'in yazdığı ve aylin devrimel'in hayatını anlatan kitap, son derece hızlı gider ve okuması çok zevklidir... piyasa kitaplar arasında sayılması canımı sıktı nedenini bilmesemde...
  • okuyanlara hayatini degistirme, dunyaya acilma, yasama hirsi uyandiran... hayatinda yeni kararlar almasina ancak cogunun bikac hafta sonra tekrar eski haline donup (bkz: otur oturdugun yerde) sozunu uyguladiklari, son yillarda okudugum en iyi kitaplardan biri
  • remzi kitabevi'ndan çikmiştir... kirk - elli baski yapmıştır, bu çok güzel bir rakam olsa da, ülkemizde bu baski rakamlari biraz şaibelidir...
  • aylin'in aslında, o dönemde sözleşmeli doktor olarak çalıştığı abd ordusunda (neden yapar bunu bilinmez!) iran-irak savaşı sırasında abd'nin askerlerine uyguladığı bir ilaç nedeniyle bir çeşit bir post-war depression'a girmesi ve kafayı sıyırmalarının gerçek nedenini bulduğundan dolayı bir "freak accident" sonucu öldüğü söylenir.
  • okuduktan sonra bir takım düşüncelerimin değiştiği, hiç bir şey için geç kalmış sayılmazsın düşüncesine katıldığım, herkesin okuması gerektiğine inandığım mükemmel bir kitap. örnek alınacak bir kadın...
  • "...yükseltilmiş sahnede kapağı açık, maun bir tabut duruyordu. uzun bir sıra oluşturan insanlar, tabutta yatan albay üniformalı amerikan subayını selamlayıp, içlerinden dua ya da veda ederek, tabutun başından ayrılınca, yanan yürekleriyle gelip salondaki koltuklarda yerlerini alıyorlardı. herkes, etrafa hakim olan ordu düzeninin saygınlığını kutsar gibi sessizce ağlıyordu... katafalkın üstünde, dört bir yanı rengarek çiçeklerle donanmış tabutta yatan kişi, bir askerden çok, oraya bir film çekimi için öylece uzanıvermiş bir hollywood yıldızını andırıyordu. bu albay üniformalı amerikan subayı, bir türk kadınıydı..."

    aylin, amerikan kız koleji'ni bitirdikten sonra, eğitimini tamamlamak üzere paris'e gitti; bundan sonraki yaşamı bir uçtan diğer uca, başdöndürücü bir hızla atlayarak geçti. libyalı bir prensle evlendi, prenses oldu. tıp okudu, ünlü bir psikiyatrist oldu. tekrar, tekrar evlendi, ama evliliklerinden sıkıldı, amerikan ordusunda albay rütbesiyle subay oldu...
    işte bu kitap, kökleri giritli deli mustafa naili paşa'ya kadar uzanan bir ailenin kızı olan aylin devrimel'in fırtınalı yaşamının öyküsüdür.
  • gerçek hayat hikayesinden yola çıkılarak yazılmış, kitabın arkasındaki resimlerle kişilikler açıklanmış, okuduğum geçmiş dönemde uzunca bir süre etkisinden kurtulamadığım ve ben bu kadar güzel bir kitap okumadım dediğim muhteşem roman.*
  • zamanında "du bakalım ne çeşit kapılar açacakmış hayatımda" demek suretiyle okuduğum aylin devrimel rodomisli (bu kadardı galba, ha bi de cates vardı...)'nin yaşam öyküsü. çıkardığım sonuç şu oldu ki hayatımızı değiştirmek için illa ki gudik koca bulmalı, mevcut olanı değiştirmeli, ondan da sıkılıp başka bir adamın üstüne yıkılmalıymışız. böyle yapınca çılgın, cesur, örnek alınması gereken, kitabı yazılası insan olurmuşuz. fırtınalı yaşamımız kitlelerin hayatını değiştirimiş, hey allahım
  • parasi olan, az bucuk da zekaya sahip bulunan her kadinin yasamini su veya bu sekilde renklendirecek ugraslar edinmesi, basarili olmasi, bununla da yetinmeyip marjinal olmasi gayetle mumkundur.. bu bakimdan ayse kulin'in sozkonusu kitabinin, kadinin ozgurluk ve marjinallik anahtari olarak ele alinmasini anlayabilmis degilim..
    guzel, simarik ve basarili*bir kadin modelinin, kadinlarin onunde genis ufuklar actigini dusunmek neyin nesidir cozemedim..
    kitabin renkli bir yasam oykusu oldugunu soylemek fazlasiyla yeterlidir saniyorum..
  • kirkindan sonra doktor olma basarisini gosteren -ki hayata dair tek basarisidir- fakat otel lobisinde gordugu ne idugu belirsiz bir adamla sacma sapan evliliklerine ilk adimi atmis, bir soyunma kabininde hamile kalmayi becermis, tuhaf ve dengesiz bir kadinin hayati. evet, hic birsey icin hic bir zaman veya mekan gec- yanlis degildir bunu anlatiyor;o zaman yaptiklari dogruymus yanlismis, gercege yatkin miymis ne farkeder? bu kadar tutulmasinin nedeni farkli bir kisilik olmasi, parlak bir hayati olmasi, var olan, gorulmeyen, hissedilen toplumsal iplerimizi yokmus gibi gosterebilmesidir.
    yoksa hemen hergun gazetelerde, internet sayfalarinda "sifirdan basarinin zirvesine" diye birsuru basliklar goruyoruz. mutlulugunu arayan, kaziyan kadin olmak icin de illa aylin olmak gerekmiyor. kör olmamak yeter...