şükela:  tümü | bugün
  • "starbucks'a giden devrimci" veya "converse giyen devrimci" ekolünde yeni bir tanımlama.

    ideal devrimci marka giymez şiarından hareketle oluşturulmuş eleştirilerin bu ülke topraklarında içinin oldukça boş olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. çünkü türkiye'de bir meta, bilinen bir marka değilse ve ucuzsa; bilin ki ya çocuk emeğini sömürüyordur ya sigortasız işçi çalıştırıyordur ya da merdiven altında üretim yapıyordur. sahibi, çalışanlarının hayatı silikozisten kayarken bmw x5'ine binen, küçük yaşta simit satarak ticarete atılan klasik anadolu burjuvasıdır. ben böyle orospu cocuklarını zengin edeceğime adidas mont almanın sağduyuya daha yakın olduğunu düşünüyorum.

    bugün en dandik kafelerde nescafe ve kahve türevleri 5 lira civarındadır. yapılısı ise poşedi 25 kuruş olan 2si veya 3ü bir arada'nın sıcak suya boca edilmesinden ibarettir. bu kafelerde içemeyeceğim bir kahveyi, eğer starbucks bana sunabiliyorsa fiyat farkını önemsemeksizin gider orada içerim. starbucks'un veya x cafe'nin çalışma koşulları göz önüne alındığında, bunun oldukça meşru bir eylem olduğunu fark etmek de bir nebze huzur verici.
  • bu arkadaşımız, devrimcilere adidas (nike/lacoste/polo/kinetix) mont (pantolon/ayakkabı/don/atlet) giymeyi yasaklayan yasayı (bu yasa devrimcilerin el kitabının kılık kıyafet yönetmeliği bölümünde "a" maddesinin "d" alt maddesinin "i" bendinin "d" alt bendinin "a" fıkrasının "s" alt fıkrasında apaçık yazmaktadır) bilmemektedir zannımca.

    hatta bu yasa sadece birkaç markayı kapsadığı için devrimciler tarafından ciddi bir şekilde eleştirilmektedir, sonuçta markalardan bağımsız olarak her marka, her üretici bu giysileri üretirken artı değer sömürüsü yapmaktadır
    onun için devrimciler hiç bir şey giymemeli anadan üryan gezmelidir veya incir yaprağı kullanabilirler.

    bir gün bu saçma giysi marka solcu bulamacından oluşan eleştiriyi söyleyen birine patlayacam "napak lan pezevenk çıplak mı gezek, sanki pazardan birşey alıp giyen solcu görünce aaa bak ne doğru yapmış diyor musunuz" onu da geçtim kimsin la sen solcu standartlar kurumu başka nımısın?
    çok enteresan bir memleketteyiz, tikisinden, apolitiğine oradan sağcısına herkes solcu öle olmaz böle olur diye akıl veriyor solculara, bir gariplik var dimi sanki kulagı biraz tırmalıyor gibi, sağcılar, alakasız adamlar solculara nasıl solcu olunacağını anlatıyor, valla bu taraftan bakınca garip olduğu kadar komikte, bilemedim belki sinirden belki komik olduğu için gülüyorum.
    çok bile yazdım, tamam şimdi dağılın.

    dur la dur bişi daha dicem

    bu eleştiri biçiminin saçmalığı binlerce kez yazılsada bu çocukça argümanla solcuları eleştirdiğini düşünmeye devam edenler olacak sanırsam.

    şimdi dağılabilirsiniz
  • her türlü üretim malzemesinin insan emeğini sömürdüğünü bildiğinden markalar arasında ayrım yapmayan kişidir. adem baba gibi avret yerini yaprakla örtüp arz-ı endam etmesi isteniyorsa onu bilemem.
  • giydiği donu da patronlar üretiyor, don giydiği için gene sermaye kazanıyor. don da giymesin. komünist üretileni tüketir mi amk?
  • en fazla, hırka-i şerif önünde el pençe divan duranların mont giymesi kadar abuk bir iş yapıyordur.
  • en azından inanabilme kabiliyetine sahiptir. onu eleştirenler peki nedir? sıfırdır, türevi alınmış insanların en azından inanabilen insanlara sataşmasını anlayamıyorum canım.
  • muhtemelen kendisini annesi giydirmiştir. 6 yaşındaki bebeye bakarak 1 mayıs'a laf etmek de şahane kafaymış.
  • eleştirinin içeriksizliğine, sığlığına falan hiç girip kendimi yormuyorum da;

    kuvvetle muhtemel bu kardeşimizin üzerindeki "adidas" montu annesi pazardan 10 liraya almıştır. paniğe mahal yok.
  • vasat bir pseudotutarsızlık tespiti. vasat çünkü 10yüzmilyon kez yapıldı. pseudo, çünkü tutarlı olmasını mümkün kılan bir sürü açıklama var.

    bir kere adidas'a gitmeye gerek yok. herhangi bir elektronik eşya kullanıyorsa yolu foxconn'a düşmüştür zaten. kapitalist örgütlenme biçimiyle üretilmiş malları topyekün boykot günümüzde fiziksel olarak mümkün bir eylem değil. bu minvalde

    a. fiziksel mümkünatın mevcut olmadığı hallerde çelişki yoktur. (mustafa kemal atatürk)

    hadi bu açıklamayı beğenmedin, biraz daha zihin egzersizi yapalım

    b. measure zero bir iktisadi ajan olarak kendi talebini eksilterek adidas'ın üretimini sekteye uğratamaycağının farkında olabilir.

    olsun ama bu sembolik dediğini duyar gibiyim? belki sembollere inanmıyor reel sosyalizmin amına koymuş? reklamını mı yapıyor diyorsun?

    c. toplumun çoğunun komünistleri sevmediğinin bilincinde olup adidas markasını komünizmle ilişkilendirerek muhafazakar tabanın adidas'a diş bilemesini amaçlıyor olabilir.

    falan filan, germeyin beni.