şükela:  tümü | bugün
  • amerikan universite sisteminin en az paraya en cok calistirilani, angarya muduru.

    amerikan universitelerinin cogu bu adjunct'lar uzerinden isler. efendi gibi lisans derslerini efendi gibi hocalara verdirtmektense, amerikan universite sanayi bu angaryayi zor durumdaki doktora ogrencilerinin ucuz emegine yukleyerek hem hayvan gibi emek masrafindan kar edip, hem de mal ogrenci yetistirme amacina ulasmaktadir. amerikan universite ogrencileri de, okul tanitiminda kendilerini kapilarda karsilayan, nobel odullu bilmem ne profesorlerini neden bi daha hic derslerde goremediklerini dusunerek, bol bol kafa kasirlar.

    burs alip gelmis doktora ogrencilerinin bir kismina ek olarak, burs alamamis ama hayatini bir sekilde idame ettirmek zorunda olan doktora ogrencileri, adjunct olarak henuz doktoralarini tamamlamadan amerika'da ders verebilmektedir. iste bu her donem en az iki lisans dersi verip bir de tezle ugrasan veya doktora dersleriyle cebellesen zavalli doktora adaylarina da amerikada halk arasinda adjunct instructor denmektedir.

    bunlar, ideal iyi egitime cogunlukla ikame bazen de ektirler. durumlari vah vahtir. pek ugrasirlar.

    bu sayede amerikan universitelerinde neredeyse taktir edilesi, kisir dongusel bir somuru duzeni olusturulabilmistir. bu adjunct zavallilar hem ucuz isgucu yaratirlar, bir taraftan da doktorolarini alip universitelerde is aramaya basladiklarinda, henuz aralarindan kurtulduklari adjunct surusunun ucuz isgucuyle rekabet edemeyip, hakettiklerinin altinda paraya he deyip mal gibi calismaya baslarlar.

    bekle ki 5-6 sene gecsin, tenure ol. sonra para kazanmaya baslarsin belki. olme adjunct'im olme.

    (bkz: gencligimi yediniz lan)
  • amerikan diyarlarinda doktora yapmaya domuzlanan, doktoromi yaparken hem bi taraftan universitede ders veriririm hem tecrube olur hem para kazanirim diyen, doktorayi bitirdikten sonra da "tenure-track" bir is bulur pasa pasa ayda 5000$'imi kazanir universitede hoca olurum diyen arkadaslara new york yorelerinden bir turku soyleyen bir sosyal tip.

    (bkz: yapma guzelim yapma arkadasim)

    amerikan universitelerinin artan bir hizda bu vatandaslarin emegine dayanmasi artik muktedir siniflari bile rahatsiz eder olmustur ki new york times bu sabah "eyvah universitelerde kalite dusuyor" diye veryansin ettigi bir makale yayinlamis.

    linki sudur: http://www.nytimes.com/…html?pagewanted=1&th&emc=th

    tiklameycem diyenler icin tek istatistik: amerikan universitelerinde calisan yari-zamanli, pek-esnek, adjunct prof. orani %70'i bulmus. yani sadece hocalarin %30'u tam zamanli, sosyal ve akademik guvenceli.

    "three decades ago, adjuncts — both part-timers and full-timers not on a tenure track — represented only 43 percent of professors, according to the professors association, which has studied data reported to the federal education department. currently, the association says, they account for nearly 70 percent of professors at colleges and universities, both public and private."

    http://www.nytimes.com/…html?pagewanted=1&th&emc=th
  • ucuz iş gücünün akademik karşılığı.
  • akademik dunyanin taseron iscisi. turkiye'de ozel universiteler ayni seyi yapiyorlar. kismi zamanli hocalara genel egitim dersleri verdirip tam zamanli hocalara bolum dersleri verdiriyorlar. simdi tam zamanli olmak demek aslen donem basi 3 ders vermek oluyor. amerikan ve de yeni turliye sisteminde bir hocaya uc ders verdirmekten universiteler kacinirlar. 3 ders verince sosyal sigorta maas filan vermen gerekiyor ve kontratlar uzun vadeli olmak durumunda kaliyor. o yuzden tercih edilen sistem bir hocaya bir sers ya da en fazla iki ders verdirmek, boylece hem hoca kendi gss primini odemek durumunda hem de tam zamanli statusunde kimseyi tutma yukumlulugu universite'ye dusmuyor. sonuc: akademisyen olmayin gencler, kadrolu isler cok az, ve gencliginizin en guzel senelerini heba etmis olursunuz. doktora yapacak kadar kafaniz calisiyorsa o kafayi marketting, sales, ya da herhangi bir ise verin, daha karli cikarsiniz.
  • zaman zaman ucuz akademic is gucu anlamina geldigi dogrudur, ancak adjunct prof'larin ciddi bir kisminin bu kategoriye girmedigi de su goturmez bir gercek. orneklerle izah edeyim:

    1. tenure denen zirvayi coktan almis bir isletme profesoru, eger ayni ya da baska bir universitenin psikoloji bolumunde ders veriyorsa, kendisi psikoloji bolumu icin adjunct olur. isletmeden aldigi maasi almaya devam eder, uzerine de psokolojide verdigi dersler icin ek maas alir. $$$lar akar.

    2. alaninda taninan bir profesyonel, ornegin kendi sirketinin sahibi bir mimar, yasadigi sehrin mimarlik okulundan size "gelin bi ders verin" diye teklif aliyor. gunduz isini yapip haftanin bir gecesi 6-9 arasi ders veriyor. bu mimar da adjunct oldu. kendi isinden parasiniz kazaniyor, uzerine de universiteden maas aliyor. $$$lar akiyor.

    ozetle adjunct olmak birey icin her zaman kotu degildir. okul icin neredeyse her zaman karlidir ama.

    ayrica soyle de bir olay var ki, doktora ogrencileri asla adjunct statusune girmezler. doktora ogrencisi doktora ogrencisidir, asistan olur, kendi dersini acar, verir, ama adjunct diye bir unvan almaz. kendi dersini veriyorsa unvani olsa olsa instructor ya da lecturer falan olur, adjunct olmaz.