şükela:  tümü | bugün
  • avukatlıkla hukuk fakültesi arasında sıkışıp kalan zaman dilimi...
    ne öğrencisinizdir ne değilsinizidir. dolayısıyla ne harçlık alabilirsiniz anne babadan ne de para kazanabilirsiniz. (avukat yanında staj yapıyorsanız aldığınız harçlık hariç) * -genelde- ucuz iş gücü olarak algılanırsınız. 4 yıllık hukuk fakültesi bitirdikten sonra bazen de olsa telefonlara bakmak, kapı açmak, not almak gibi sekreter eylemleri sizi deli eder.

    adliyede hukuk fakültesi bitiren siz, adalet meslek okulu yada çoğunlukla lise bitiren ise icra dairesindeki memurlar veya mahkeme kalemleri olmasına rağmen herkes sizden daha iyi hukuk bilgisine sahip olduğunu iddia eder hatta bunu abartan memur ve kalemler "nasılsa bu avukat olunca ağzımıza sıçacak, o zamanlar gelmeden ben sunu bi hamur gibi yoğurayim" mantığında olduklarından adliyeyi size cehenneme çevirirler.

    ağır ceza mahkemesimübaşirleri ise ilkokul mezunudur ama en üniversite mezunundan daha kraldır. her şeyi o bilir, çok meşguldür, en kötüsü size takarsa bidaha o kalemden dosya fotokopisi almak hayal olur. *

    hukuk alemi içinde size en insan gibi davrananları hakimlerdir. fakat onlar da size hakimlik staji değil avukatlık stajı yaptığınız için acır gözlerle bakarlar. her ne kadar size iyi davransalarda aynı fakülteyi bitirip farklı staj yapmaktan başka farkınız olmayan bu insanların karşısında hep ezik olacağınızı düşünür, "yol yakınken hakim mi olsam?" diye düşünür sonra zorunlu hizmeti aklınıza getirir vazgeçersiniz.

    eğer adliye stajı ile aynı anda yüksek lisans yapıyor ve avukat yanında da çalışıyorsanız bir sonraki staj yapacağınız mahkeme hakiminin insaflı olup devam istememesi için sürekli dua edersinzi çünkü bu sistemde adliye stajında öğrenebileceğiniz tek şey fotokopi çekmek veya dosya sıralamaktır.

    hukuk fakültesini yeni bitirmiş hayata pembe hayallerle bakan hukuk mezunu gencin tüm hayallerini yıkan, hayatın gerçeklerini öğreten ilk dönemdir kısaca adliye stajı. bir an önce bitmesi için hergün dua ederken, bunca avukat arasında size pastadan ne kadar pay düşebileceğini düşündükçe hiç bitmemesi için dua etmeye başlarsınız.
  • istanbuda fiilen uygulanmayan stajdır. adliyelerin yoğunluğu ve stajyer sayısının çokluğu nedeniyle genellikle hakimler ve savcılar stajyerleri başlarından savarlar. ancak kabul etmek lazım ki istekli oluğ bir şeyler öğrenmeye çalıştıktan sonra en nemrut adliye çalışanı bile size yardımcı olacaktır. yani iş birazda stajyerin kendisindedir. ancak genelde avukat adayları adliye stajı ile birlikte avukat yanında da çalışmaya başladıklarından dolayı mümkün olduğunca "görünmeden" bu stajı tamamlamak isterler
  • buna ba$lamak için gerekli evraklar için:
    http://www.istanbulbarosu.org.tr/…_gereklievrak.doc
  • daha başlamadan bile baronun istedigi bir yıgın evrakla ugraşma vesilesi ile nefret edilesi durum. baro bir de oldu olacak "annemin niye nefes aldıgını; japonya'ya atılan atom bombasında kimlerin öldügünü, isim-adres şeklinde" istesin tam olacak. daha başlamadan bir yıgın evrak parası çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına gitti. ben başlamadan tırstım.
  • staja başvuru için gerekli belgeler listesinde sıralananlar nedeniyle, bir an acaba yapmasam mı diye düşündüren, sonra da yapmasam ne yapacağım çaresizliği içinde istenen belgelerin ne olduğunu kavramaya çalışırken mezuniyet sevincini silen, daha başta böyleyse aman yarabbi sonumuz hayrola dedirten şey.. bunun sonunda bir de avukatlık ruhsatı almak için toplanması gereken belgeler olacaktır..
    barolardan ricam belgeleri toplamayı başlı başına bir iş sayıp en azından 500 ytl staj kaydiyesi almamaları ve hatta istenen belgeleri getirenlere bu parayı ikramiye olarak vermeleridir..
    (bkz: oldu canım)
  • içimde avukat yerine pastacı olma isteği uyandıran işkence kurumu, bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama madem 4 yıl hukuk okumuş insan evlatlarını tam zamanlı köle olarak kullanmak* istiyorsunuz bari para verin be kardeşim*
  • çok sayıda insanın aslında büroda; arada imza atarken, değişim günlerinde ya da hakimin talebi üzerine arada bir uğrayarak geçirdiği dönem.

    öyle ki gözünü bedava işgücü bürümüş tipte avukatlar bürolarına 12 aydan aşağısını istemezler.
  • avukatlık hayatınızın okul dönemi dahil en boş dönemi olan 6 aylık süre. çoğu hakim gelmenizi bile istemez. isteyende 2-3 gün duruşmalarda 1-2 saat bulunmanızı yeterli görür. zaten zannımca ağır ceza ve aile mahkemesi dışında izleyerek birşeyler öğrenebildiğiniz pek mahkemede bulunmuyor. bazı kalemler iş yükü fazla ise stajyerleri kullanmak isteyebiliyor. bunlara kendinizi çok ezdirmeyin. siz orada avukat stajyerisiniz. duruşmalardan kalan zamanınızı bol bol gezerek değerlendirin. zira ömrünüzün geri kalanı hep bir hareket ve koşturma ile geçecek.
  • 15 gün cumhuriyet savcılığı
    15 gün bölge idare mahkemesi
    1 ay ağır ceza mahkemesi
    1 ay asliye ceza mahkemesi
    15 gün sulh hukuk mahkemesi
    1 buçuk ay asliye hukuk asliye ticaret veya iş mahkemesi
    1 ay icra müdürlüğü

    şeklinde devam eden staj. 15 gün olanlar başladığı gün dahil olmak üzere toplam 15 gün sürerken 1 ay olanlar o ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın bir sonraki ayın aynı günü biter.

    değişim günlerinde bir sonraki staj yerine gitmemek sanıldığı gibi sorun oluşturmuyor. 3 gün içerisinde de gidilebilir.