şükela:  tümü | bugün
  • kendisi hakkında negatif bir iki kelime yazıldığında hemen mesaj ışığınızın yandığı insan. anlaşılan sözlükte oldukça destekçisi var. hemen korkuyla karışık uyarıyorlar sizi. hakaret edersem beni mahkemeye verirmiş, hapis cezası alırmışım, gelirlerinin bir kısmını tazminat davalarından kazandığı paralar oluşturuyormuş bik bik bik...

    o zaman hakkında doğruları yazalım bakalım ne diyecekler? hakaret yok ama zaten hakaret olsa daha iyi. bakalım yandaşlar mesaj ışığımı yakıp beni ikaz edecekler mi?

    paranoid şizofreni hastası olması nedeniyle askerlikten muaf tutulan, kokain kullandığı gerekçesiyle hakkında dava açılan, zamanın içişleri bakanı sadettin tantan'ın çıkar amaçlı suç örgütü kurma gerekçesiyle gözaltına alınması hakkında "apo'nun yakalanması kadar önemli bir gözaltı, kendisi apo kadar tehlikeli birisidir." açıklamasını yaptığı kişidir. daha fazlasını öğrenmek isteyen ufak bir araştırma ile her bilgiye ulaşabilir. bunlar sadece bir kısmı.

    bunları yazdığım için korkunçlu, tazminatlı, hapisli mesaj gönderecek arkadaşlara selamlar.

    edit: imla.
  • şimdi size bir espri yapacağım sevgili gönül dostları;
    ---
    -evrenin ve canlının bilinmeyenlerini adnan oktar'dan öğrenmeye çalışan bir kitle var.
    ---
    espri bitti.
  • ataları evrim geçirmemiştir. bu çok açık.
  • kısa sürede sözlükteki yandaşlarıyla beraber marsa giden ilk nasa füzesinin dışına japon yapıştırıcıyla iliştirilmesini şiddetle talep ettiğim bir insan.
  • hop, yine ben geldim...

    biliyorsunuz, sayın adnan oktar hakkımda 3 (üç) adet suç duyurusunda bulunmuş, bunların karşılığında ayrı ayrı üç adet dava açmıştı. daha öncesinde bu davalar ve gidişatları hakkında bilgi vereceğimi söylemiştim, vereyim:

    bugün, kadıköy sulh ceza mahkemesinde "yayın yoluyla hakaret" iddiasıyla açtığı davalardan birinin ilk duruşması yapıldı. iddianamede, bir entry ile kendisine hakaret ettiğimi öne sürüyordu.

    hakim savunmamı aldıktan sonra, davanın sürdürülüp karara varılmasına gerek olmadığına; 3 yıl boyunca askıya alınıp düşürülmesine karar verdi. yani bu dava bitti.

    geriye kaldı 2 tane daha... onlarla ilgili gelişmeleri de peyderpey aktarmayı sürdüreceğim.

    not:
    hakim "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı vermedi. 6352 sayılı kanun'un geçici 1.maddesi'nin 1/b bendine göre kovuşturmanın ertelenmesine karar verdi. yani dava 3 yıl süreyle görülmeyecek, süre sonunda düşecek. bu süre içinde adnan oktar ile yeni bir anlaşmazlığımız olursa, ve bundan dolayı ceza alırsam, bu dava da görülmeye başlanacak.
  • 1999 yılında 85 kişinin bir gece ansızın "bav operasyonu" (bkz: bilim araştırma vakfı) ile gözaltına alınması sonrasında dönemin içişleri bakanı sadettin tantan'ın "şu kadarını söyleyeyim, adnan hocanın yakalanması apo'nun yakalanması kadar önemlidir. bu adam, apo kadar tehlikeli birisidir." açıklamasını yaptığı şahıs.

    ilginç olan ise, bav davasında müştekilerin ve davalı konumundaki çocuklarının ifadelerindeki benzerlik. şikayetçi ve davacı olanlar adnan hoca lakaplı şahsın cemiyetine mensup gençlerin anne ve babalarıdır. davacı anne ve babaların "çocuklarının bu hale gelmelerine inanamadıklarını belirterek çocuklarının kaçırıldığını ve beyinlerinin yıkandığını" iddia etmelerine karşılık çocukları da ağız birliği etmişlercesine "anne ve babalarının anayasal bir hak olan inanç dünyalarına müdahale ettiklerini dahası ailelerinin kendilerine inançları konusunda baskı ve şiddet uyguladıklarını" iddia etmişlerdir. bir diğer ilginç nokta, andan hoca grubuna mensup bu şahısların genellikle iyi eğitim almış maddi yönden çok üst sınıfta olmaları ve hem bürokraside hem iş dünyasında hem de nitelikli suçlar kategorisinde üst düzeyde bulunan ailelere sahip olmaları.

    adnan hoca lakaplı bu şahıs hakkında gözden kaçırılan bir diğer nokta ise şudur;
    1986 yılında adnan ağa "yahudilik ve masonluk" adlı bir kitap yayınlar. bu kitapta, türkiye'deki yahudilerin ve masonların amacının, türk halkının ruhani, dini ve ahlaki değerlerini erozyona uğratmak ve onları birer hayvana döndürmek olduğunu; materyalist evrim teorisinin amacının dinsizliği ve ahlaksızlığı türk toplumunun geneline empoze etmeye çalışmak olduğunu iddia eder.

    ve yıl 2012... geçmişte kitabında bunları söyleyen şahsın müritlerinden olduğu söylenen biri "dünya masonlarının hocamız adnan oktar'a verdiği madalya" şeklinde bir not iliştirerek bir fotoğraf paylaşır
    (bkz: https://twitter.com/…tus/224272853263073280/photo/1)
    ee şimdi bu ne perhiz ne lahana turşusu? (bkz: şeyh uçmaz müritleri uçurur)

    "mukassedatçı, muhafazakar, mütedeyyin, liberal, sosyal demokrat" kısaca her ne cenahtansa,
    takdiri türk(iye) halkınındır.

    son söz: ne yapmaya çalıştığını ne kendisi anlayabilmiş ne de vatandaş. ya da gerçekten iyi bir oyuncu. ya da gerçekten derin biri veya tantan'ın dediği gibi tehlikeli. her şey bir gün çözülmeye mahkumdur zira gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.

    edit: şu röportajı da ekleyelim ki ne demek istediğimiz daha net anlaşılsın
    (bkz: http://www.hurriyet.com.tr/…azarlar/5299638.asp?m=1)

    edit: bazı kişiler burada ya da başka başlıklarda, cevat babuna "çocuklarımızı bizden adnan hocacılar aldı" diyerek dert yanıyor ama zamanında kendi çocuğunun adını "oktar" koyan (bkz: oktar babuna) bizzat kendisi gibi oturulan yer ile dahi gülünmeyecek bir argüman öne sürebiliyorlar. sizin o nasıl matematik yaptığını anlamadığınız beyninize...
    cevat babuna 1925 doğumlu bir adam. oğlu oktar babuna ise 1963 doğumlu. adnan oktar ise 1956 doğumlu. yani baba cevat babuna 38 yaşında oktar'ı yapmaya niyetlenmiş ve oktar babuna doğduğunda bizim adnan hoca henüz 7 yaşındaydı. demek ki adnan hoca tarikatını normal çocukların ideal sünnet yaşında kurmuş ve baba cevat babuna ise oğluna adnan hoca'nın 7 yaşında kurduğu tarikattan mütevellit oktar adını koymuş:) (bkz: dikkat ettiysen sesli güldüm)
  • rasim ozan kütahyalı adnan oktar atışması'nda rasim ozan kütahyalı'nın sözünü ettiği "bacılar, motorlar, cariyeler" konusunun ne olduğunu bilmeyen arkadaşların alttaki hürriyet haberini okumasını tavsiye ederim:

    ~~
    adnan oktar (adnan hoca), polise verdiği ifadede seks ve şantaj üzerine kurulu cemaatinin içyüzünü anlattı. oktar, cemaatini para ve güç kazanmak için kullandığını söyledi. istanbul polisi'nin başarılı operasyonuyla yakalandıktan sonra dgm tarafından tutuklanan adnan oktar, polisteki ifadesinde seks ve şantaj çetesinin örgütlenme şemasını da ayrıntılarıyla açıkladı. örgütün oluşumu şöyle:

    baş imam: adnan oktar. tek hakim.

    imamlar: bahadır güven, fırat develioğlu, halil hilmi müftüoğlu, emre nil. baş imam'ın fetvalarını cemaate duyurup, uygulanmasını kontrol ediyorlar. baş imamla, sadece onlar görüşebiliyor.

    kardeşler: cemaatin halkla ilişkiler kolu. hepsi erkek müritlerden oluşuyor. kitapların basılması, şantaj kasetlerinin, karalama metinlerinin hazırlanması, dağıtılması, toplantıların düzenlenmesi onların görevi.

    bacılar: kadın müritlerden oluşuyor. cemaat içinde kıdem alan, eğitimini tamamlayan, adnan hoca tarafından imana ulaştıkları kabul edilen müritler. kardeşlerle aynı görevleri üstleniyorlar. cemaat içinde, kendi istedikleri erkek müritlerle birlikte oluyorlar. partnerlerini seçme hakları var. eski manken gülay pınarbaşı da cemaatin bacılarından.

    cariyeler: adnan hoca tarafından, sınanıp hiç bir zaman bacı olamayacaklarına karar verilen kadınlar. cemaat içinde yatak odası partnerlerini seçme şansları var. kardeşlerin ve bacıların verdiği görevleri yerine getiriyorlar.

    motorlar: cemaatin en alt kademesindeki, kıdemsiz kadınlar. imamlar ve kardeşler, istedikleri zaman onlarla ilişkiye girebiliyor. reddetme hakları yok. cariyeliğe ya da bacılığa yükselebiliyorlar.

    şantaj kasetlerini 1997'de yokettik

    tuzak kurup çektikleri video kamera görüntüleriyle şantajdan 1997'de avukatlarının uyarısıyla vazgeçtiklerini açıklayan adnan hoca, ifadesinde şu açıklamaları yaptı: "avukatımız, bunun cezasının çok ağır olduğunu söyledi. tüm eski kasetleri imha ettik. sonra, porno kaset ve dergilerden aldığımız görüntüler üzerine, köşeye sıkıştırmak istediğimiz kişilerin yüzlerini monte ederek şantaja başladık. işimiz bittikten sonra elimizdeki görüntüleri yok ediyorduk."

    tanık'sız seks yasak

    imamlar ve kardeşler, cemaat içinden bir kadınla ilişkiye gireceği zaman, başlarında mutlaka tanık bulunuyor. birleşmeyi izleyen tanık, hoca'nın, fetvasına uygun oral seks ya da anal seks yapıp yapmadıklarını kontrol ediyor. tanıksız ilişkiye girebilen tek kişi adnan hoca. yeni gelen motorlardan, imamların beğenisini kazananlar adnan hoca'ya sunuluyor.

    yatakta çok vahşi

    cemaat içindeki bacı, cariye ve motor'ların ifadeleri, ilginç ve kalabalık seks ilişkileriyle dolu. çoğu adnan hoca ile birlikte olduğunu itiraf eden müritlergenellikle 'çok vahşiydi' ifadesini kullandılar.

    tansu çiller'le kandilli'deki villada görüştüm

    yillardir cemaati tarafından hazırlanan şantaj kasetleriyle birçok ünlü perişan eden adnan hoca'nın, mert çiller aracılığıyla parti içine sızdıktan sonra kandilli'deki saray yavrusu evinde dyp genel başkanı tansu çiller'i ağırladığı ortaya çıktı. adnan hoca lakaplı adnan oktar, polise verdiği ifadesinde, kandilli'deki malikanede gerçekleşen gizli buluşmayı şöyle anlattı:

    "tansu hanım benden, büyük kongre öncesi dyp içindeki muhalefeti sindirmemi istedi. böylece daha güçlü duruma gelmek istiyordu. ‘sizin için ne yapabilirim' diye sordum. "bize destek ver. elinden geleni yap" dedi. adnan hoca, sorgu sırasında kendisine yöneltilen "maddi beklentiniz var mıydı?" sorusunu "meyveleri önümüzdeki günlerde toplayacaktık. acelimiz yoktu. bilim araştırma vakfı'nın sözcüsü, cemaatin imamlarından bahadır güven'i, ileriki yıllarda milletvekili yapmayı planlıyorduk" diye yanıtladı.

    mehmet ağar'dan intikam peşindeydiler

    emniyet'teki ifadesinde, elazığ bağımsız milletvekili mehmet ağar'ın, istanbul emniyet müdürü olduğu 1991 yılında kendisine yönelik kokain operasyonu düzenlediğini, bu yüzden hıncı olduğunu söyleyen adnan hoca, "mehmet ağar'a yönelik kampanyalarımız hem intikam amaçlı hem de onu partiden uzak tutmak içindi. siyasi hayatını bitirmek istiyorduk" dedi. adnan hoca, basına yönelik karalama ve şantaj kampanyalarının hedefinin ise, tansu çiller muhalifi gazeteciler olduğunu itiraf etti.

    hoca'ya muayene kıskacı

    milli savunma bakanlığı (msb), dünkü hürriyet'te yer alan ve adnan oktar'ın 1997 yılında gata'dan aldığı paranoid şizofreni raporu nedeniyle cezai ehliyeti olmadığı yönündeki haber üzerine harekete geçti. msb'den dün yapılan açıklamada; gözaltında bulunan oktar'ın, serbest bırakılması halinde askerlik şubesince yeniden hastaneye sevk edilerek kontrol muayenesine tabi tutulacağını bildirildi.

    tutuklamaya itiraz

    istanbul dgm'de önceki gün 3 müridiyle tutuklanan adnan oktar'ın avukatları, karara itiraz etti. dün öğle saatlerinde istanbul dgm'ye gelen adnan oktar ile bilim araştırma vakfı üyesi fırat develioğlu, halil hilmi müftüoğlu ve emre nil'in avukatları, itiraz dilekçesini 6 nolu dgm'ye verdiler ve tutuklama kararının hukuki olmadığını öne sürdüler. dosyayı tetkik istekleri reddedilen avukatların itirazı, pazartesi günü karara bağlanacak.

    kaynak: (hürriyet)
    ~~
  • - hocam, mehdi'ye kutsal emanetleri kim teslim edecek?

    sorusuna,

    - müze müdürü, başka kim olacak, inşallah.

    diyerek beni sandalyeden düşürmüş şahsı muhterem.
  • http://www.porttakal.com/…i-aciklamalar-101084.html

    soru: okulda öğretmenlerle ve diğer öğrencilerle ilişkileriniz nasıldı?

    cevap: yani,bilek güreşine meraklıydım ben. canlı ve hareketliydim. ama ağırbaşlıydım, böyle asil davranmaktan zevk alırdım. arkadaşlarım hoşnut olmadığım bir ortamda olursa, ben uymazdım öyle bir ortama. yalnız kalacağımı bilsem de girmezdim öyle bir ortama. mutlaka ağırbaşlı ve asil olmayı hedeflerdim. bu benim çok hoşuma gidiyor. çocukluğumda fark etmiştim bunu. yani dinsizlik beni çok tiksindirmişti daha o çocukluk yıllarımda.

    not: son cümlenin soruyla ya da cevabın önceki kısmıyla alakasını bulana 10 trilyon veriyorum.
  • (bkz: kediüzzaman)