şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yerin altındaki uçsuz bucaksız depolarıyla, çalışanlarının bile tam olarak bilmediği kadar çok kitap sayısıyla, kasvetli dış cephe boyasıyla, o yoğun, tozlu, esrarengiz kitap kokusu ve sihir dolu büyük salonuyla her gittiğimde hogwarts'a benzettiğim, kütüphaneciliğin ruhunu kapmış otoriter ama şirin bir müdür yardımcısı olan, kumrular sokakta ikamet eden güzel kütüphane.
  • ankara'da, kızılay'dadır.*
  • güvenpark'ın,bakanlıklar'ın hengamesinden okuma salonuna girilince farklı bir dünya havası solutan kütüphane. ayrıca kitap ödünç bölümü son 2 yıldır acaip gelişmiş,arananların ,yenilerin, eskilerin bulanabileceği yer olmuştur. ha daha çok kitap olsa hoş olmaz mı,e olur tabi ama buna da şükür, türkiye'de kütüphaneciliğin durumu malum` : kitap bağışı kabul ediliyor`. üye olmak da kolay, öğrenciyseniz onun belgesi değilseniz muhtarlıktan ikametgah gerekiyor.` : okuyalım `*
  • ders çalışmaya, araştırma yapmaya veyahut kitap okumaya gidilmemesi gereken yer. zira etraftaki dersanelerden çıkan, çoğunluğu ortaokul öğrencisi olan gençler burada ders çalışıyor görüntüsü altında laklak yaparlar. tabii siz bu durumda birşey yapamaz duruma gelirsiniz. aman diyim...
  • kızılay'ın gürültülü ortamında öss, kpss gibi sınavlara çalışmak için sessizlik arayanların mekanı.
  • ankara da kumrular sokakta bulunan, bir kez gittiğim ve sevdiğim kütüphanedir. evde ders çalışamayanlar için bulunmaz bir nimettir. sbsye çalışan da vardır finallere çalışan da vardır. ilk yarım saat konsantre olunmaya çalışılır, etraftaki insanlar incelenir, yaş dağılımı çözülmeye çalışılır sonrasında onlardan biri olursunuz ve kendinizi derse dalmış, 2 saati çoktan geçirmiş bulursunuz.
  • (bkz: #23104999)
  • üye değilseniz, üye olmadığınızı kimseye çaktırmadan, görevliye nüfus cüzdanınızı uzatıp bir de önünüzdeki kağıda soru sormadan adınızı yazıverirseniz içerde çok rahat saatlerce çalışabilirsiniz.
  • 90'lı yıllarda sartre'ın hikaye ve romanları sadece bu kütüphanede vardı. fakat içerideki kitap ödünç verme bölümü sorumlusu kitapları fotokopi yapmamıza izin vermiyordu. şöyle bir taktikle fotokopi çektirmiştik: (olay kışın yaşanıyor)

    içeriye 3 kişi girilir. 3 kişi için de oturma numarasını gösteren kartlardan alınır. çünkü ödünç kitap sadece bu kartlara verilir. 2 kişi de gidip sartre'ın kitaplarından ikişer tane ödünç alır. çünkü bir seferde en fazla iki tane verilmektedir.

    kitap ödünç almayan üçüncü eleman masada gizlice kitapları orasına burasına sokar.

    bu üçüncü oturma numarası kartını geri verir ve kütüphaneden çıkar. gider kitapların hızlıca fotokopisini çektirir. fotokopileri fotokopicide bırakır. kitapların orjinallerini alıp geri gelir yeni bir oturma numarası alır. orjinal kitapları diğerleri geri verir ve yenilerini alır. üçüncü yine bir koşu fotokopileri çektirip geri gelir.

    ödünç kitaplar geri verilip çıkılır.

    fotokopiciden fotokopiler alınır ve kenarlarından matkapla delinip uzun vida ile sıkıştırılarak okunur.
  • ödünç verme biriminin yenilenmiş; oldukça geniş, koltuklara oturup kitap okuma imkanı da var ama internet sinir bozucu derecede yavaş.