şükela:  tümü | bugün
  • // adnan yücel'in yayimlanmi$ son $iiridir.

    -bu gökyüzünde grev var-

    çilgin bir akdeniz bahari gönlüm
    dereboylarinda püsküren zakkumlar
    pembe beyaz bir tufani kucakliyorlar

    vardiyalar degi$miyor uykusuzlugu
    bir grevin üstüne yagmur yagiyor
    $alterler inmi$
    tezgahlar susmu$
    firinlar sogumu$
    bir büyük sabir altinda fabrikalar
    grevciler ayni dilden halaya durmus

    çilgin bir akdeniz bahari gönlüm
    ter ve yagmur altinda bütün kiyilar
    i$te türküleri türkülerimize kari$an
    tanrilari payla$amadigimiz yunanistan
    i$te italya simsicak kaynayan kan
    iste dünyanin özgürlük öncüsü
    komünarlar destani fransa
    iskenderun'dan valensia kiyilarina
    hep ayni sözü yineliyor dalgalar
    bu gökyüzünde grev var

    çilgin bir akdeniz bahari gönlüm
    havada topragin sevi$me kokusu var
    ne ki fabrikalar bu grevde
    bankalar madenler ne ki
    yollar kapali kalkmiyor uçaklar
    telefonlar susmu$
    i$levsiz kalmi$ gökteki uydular

    bir grevin üstüne yagmur yagiyor
    ince ince
    tek tek ve çiseleyerek
    her damla bir grev gözcüsü
    her gökgürültüsü bir slogan
    açiliyor birdenbire pankartlar
    bu gökyüzünde grev var...

    ic. lül dergisi. sayi:3 mayis 2002. //

    kaynak: bayram balci

    http://groups.yahoo.com/…/siirpostasi/message/14885
  • (bkz: kutup yildizi)
  • "aşkın ve kavganın şairi" sıfatını en çok hak edenlerden biriyken, bu derece yalın ve adam gibi yaşamışken, "sanki hakettiğini alamadan sessizce gidivermiş" hissidir, herhalde içime sinmeyen... (bkz: yekpare mermer)
  • sakin, sessiz, derin bakışlı bir adamdı. nizami giyinir, genellikle kahverengi klasik takım elbisesi ve elinde sigarasıyla görülürdü. hep biraz dumanlı bakar, kafası yaptığı işte değil gibi dururdu. muhtemelen değildi de... bu dizayn bi adamın fakültede türk dili dersi vermekten pek de hoşlanmadığını düşünürdük hep. bir amfi dolusu öğrenciye, hiç de ilgilenmedikleri ve önemsemedikleri bi ders üstelik de düşük kredili bi dersi vermekten hazzedecek adam değildi. bi kaç kere de içki sofrasında derin muhabbetlerde görmüşlüğüm var kendisini. sanki oralarda daha bir olması gereken yerde idi, daha bir memnun hayatından. dinleyenleri anlattıklarını can kulağıyla dinlediğinden ve anladığındandı belki de...
  • (bkz: kus mitingi)
  • "...temmuz sıcağının doğayı kavurduğu bir günde çukurova da toprak çatlarken yitirdik adnan yücel’i . binlerce yürek titredi. ‘’ bir deprem çağının birdenbiresinde ‘’ göçüp giderken birdenbire dağ gibi mısraları kaldı acılı yüreklere.
    şair, yazar, araştırmacı ve öğretmendi.
    kah cudinin gözleriyle cizre ye bakar kah bir kavalın inceliğinde bir çiçeği okşardı. . soframda kaval sesinde peyniri zeytini ve biberi okşamıştı. dünyaya biraz da mor bakmıştık onun gözlerinden. yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek te koca bir tarihe tanıklık etmişti. torağın ilk kez nasıl çitlerle çevrildiğini topraklıların tanrılaşırken topraksızların nasıl köleleştiğini öğrenmiştik mısralarında. sonra umudu kaybetmemeyi öğreterek hepimize yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek dedirtmişti. ateşin ve güneşin çocuklarında bin yılın ağıtını yaktı. ademden öncede akan o iki nehrin köpüklerine bindirip okuyucuyu koca bir tarihe tanıklık ettirdi. munzur’un sesini dinletti. laç deresinin leş deresine dönüşmesinin hüznüyle sızlattı yüreklerimizi.sonra……… sonrası ise mısri kızdı. tereler taşkını yolar yorgunu.........."

    naki erdoğan(2006)-ki kendisinin bu kadar güzel betimlemeler yapabildiğini bilmezdim.ellerine sağlık olsun.tum sukelalar kendisine-
  • devrimci bir şairdi gerçek anlamda.
    (bkz: adressiz sorgular)
  • yeryüzü aşkın yüzü olsun diye şiirler yazmış, şiirinsan.
    *
    an be an şiirleştirmek istesem
    bilmem inanır mı bana sözcükler

    ağlatan mutluluk tan...