şükela:  tümü | bugün
  • hiç bir sikim özel toplantıları olmayan bir dernektir. sokaktaki şarapçı eğer alkoliğim diyorsa kapalı toplantılara katılabilir, alkolik olduğunu kabul etmiyor sadece dinlemek istiyorsa açık toplantılara katılır. içeri giren hiç kimseye hiç bir şey sorulmaz. isterse adını da yalan söyleyebilir. hiç bir yerden bağış destek reklam sponsorluk asla kabul etmez. bu sebeple tarafsız kaldığı için bu yerlere gelebilmiş ve herkese açık olabilmiştir.

    örneğin belediye, otobüslere ücretsiz afişlerini asmayı defalarca teklif etmiş a.a ise reddetmiştir. bu da sponsorluğa girebilir ve kimse a.a üzerinden prim, sosyal sorumluluk vs yapamaz. orası hiç kimsenin değildir. panellere çağırırlar, yol parasını karşılamak ve kalacak yer temin etmek isterler a.a bunu kabul etmez parasını da otelini de kendisi halleder.

    hiç kimse a.a üzerinden reklam da yapamaz. örneğin ünlü bir oyuncumuz a.a ile alkolü bıraktığını röportajlarda belirtmiştir bir çok kere. ancak bu bile eleştirilir. a.a tvlere çıkmaz adını vermez reklam yapmaz sadece ayık kalmaya ve acı çeken alkoliklere yardım etmeye çalışır.

    ayık yaşamak diye bir kitapları vardır, oradakiler binlerce alkoliğin deneyimleridir ve gerçekten de işe yarar. 2 kere hastaneye yatmış, kolonya içip ölümden dönmüş, yatağı altına 9 şişe votka stoklayıp bunları 3 günde içip bitirmiş, sabah 5'te içmeye başlayan 24 saat sarhoş gezip vücudunu mahfeden. defalarca terapi görmüş, her seferinde 3-4 ay içmeyip ben iyileştim diyip eski haline yine dönmüş bir alkolik olan bana ayık kalmayı öğretmiştir. en baba psikiyatristler 1 sene hiç içme sonra kontrollü denersin gibi şeyler zırvalamıştır bana. a.a bana asla normal içici olamayacağımı ve 20 sene geçse de bir yudum alsam eskiye döneceğimi öğretmiştir.

    her söz alındığında adım x ben alkoliğim denilir evet. kurul toplantısında tartışılırken, karşındaki adamın fikirlerine katılmıyor hatta kavga bile ediyorsan adım x ben alkoliğim diye başlanır. bunu diyenler de en az 5 yıllık ayıklardır. genel 10 yılın üzerinde ayık alkoliklerdir. 15 yıldır içmediği halde deli siktiği için gelmiyor adam oraya. alkolik olduğunu bir an unutursa yine eskiye dönüp hayatı kayabilir. ha olmayabilir de ama riske değmez.

    öte yandan kimse kimseye basamakları uygulamaya zorlamaz, bize ne ne yaparsan yap derler. sadece alkolü bırakmak iste yeter. ve a.a alkolü gerçekten bıraktırır, hem de içmeyerek hayattan keyif aldırarak. nasıl oluyor ben de bilmiyorum sihirli değnek de değdirmediler ama ayığım.

    evet alkol sorunu varsa bir umut her zaman vardır. a.a'ya gelip sadece izleyip size uygun olup olmadığına karar verebilirsiniz. ben alkolik olarak çok acılar çektim. çok acı çektirdim. dayanılmaz ağrılar yaşadım. şimdi ayık bir alkolik olarak acı çeken bir başka alkoliğe yardım etmek istememi ancak bir alkolik ya da alkolik yakını anlar.

    adım sendrom ben alkoliğim
  • sanıldığı gibi insanlara alkolü unutturmayı amaçlayan bir oluşum değildir (zira alkolizm tedavi edilebilen bir hastalık değildir, ömür boyu kontrol altında tutulması gerekir. bir kere alkolik olundu mu bir daha hiçbir zaman kontrollü içmek öğrenilemez. bu yüzden 15-20 sene içki içmese bile hala alkolik diye tanımlanırlar).

    bir alkolik, alkolik olduğunu unuttuğu an diğer insanlar gibi dozunda içebileceğine yani sosyal içici olabileceğine kendini inandırır ve içer. bu yüzden alkol ve alkolizme sürekli vurgu yapılır bu oluşumda. unutmamak ve unutturmamak için. ve şunu da belirtmek gerekir ki bu insanların canları içmek ister sürekli. bazı zamanlar az, bazı zamanlar çok ama hep ister. fakat içmemeyi seçerler. her gün, her dakika sınavdadırlar bu anlamda ve başarıyla geçerler bu sınavı. "canım da istemiyor zaten abi" gibi bir yalan söylemezler. çok isterler fakat içmezler. kuşkusuz bu "canım da istemiyor zaten abi" yalanını söylemekten daha takdire şayan bir davranış biçimidir.
  • kendisine başvuran insanların kaçının başarıyla alkolizmden kurtulduğunu resmi olarak açıklamayan kurum. sadece 1989'da yazılmış bir iç araştırma raporunda amerika çapında bu oran yüzde 5 olarak verilmektedir. alkolü hiçbir kurum yardımı olmadan bırakmaya çalışan insanlardaki başarı oranı da ne tesadüftür ki yüzde 5'in biraz üzerindedir. yani bir insanın istatistiki olarak adsız alkollere gidip kendisinin tamamen zayıf olduğunu, bağımlılığın bir seçim değil de tıbbi bir hastalık olduğunu, tanrı'ya kendini teslim etmesi gerektiğini falan kabul etmesinin hiçbir etkisi yoktur. alkolizm tıbbi otoritelerce diğer tüm bağımlılıklar gibi hastalık kategorisine alınmamıştır, ve bir "beyin hastalığı" değildir adsız alkoliklerin iddia ettiği gibi. kaldı ki içkiyle problemi olan herkes için en uygun çözüm tamamen bırakmak da değildir.

    adsız alkolikler 12 adım yöntemlerini kuruldukları zamandan bu yana hiç değiştirmemişlerdir. eğer alkolizm bir hastalıksa, diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi tedavi yönteminin zamanla ve edinilen tecrübelerle değiştirilmesi akla yatkın olurdu. zira bugün kalp hastalığını, şizofreniyi, kronik depresyonu kısacası tüm gerçek hastalıkları 1930lardaki yöntemlerle tedavi etmeye çalışmıyor kimse. yöntem konusunda inatçılığın mantıklı olması sadece iki şekilde mümkündür; ya adsız alkolikler metodu kullanan herkesi "tedavi" olmuştur (bkz: yüzde beş) ve değiştirilmesi gereksizdir, ya da adsız alkoliklerin 12 adım yöntemi bilimsel değil, dogmatiktir, ve adsız alkolikler oluşumu bir dini oluşumdur. dolayısıyla kuralları değişmez değiştirilemez.
    velhasıl alkolü azaltmak veya bırakmak isteyen, bu süreçte çırpınan herkese selam olsundur, ben sadece insanın kendi zayıflığını kabul edip hayatını bir güce teslim etmesinin ille de gerekli olmadığını hatırlatmak istedim. çünkü adsız olarak da bıraktıysanız alkolü bilin ki bunu zayıf olduğunu iddia ettiğiniz kişiliğiniz sayesinde başardınız.

    referans olması açısından bu 12 basamak neymiş bir bakalım:
    1. alkole karşı güçsüz olduğumuzu ve yaşantımızın yönetilemez hale geldiğini kabul ettik.

    2. sadece bizden üstün bir gücün akıl sağlığımızı geri getirebileceğine inandık.

    3. irademizi ve hayatımızı algıladığımız anlamdaki tanrı'ya teslim etmeye karar verdik.

    4. geçmişimizin ahlaki bir dökümünü araştırıcı ve korkusuz bir bakışla yaptık.

    5. kusurlarımızı açık bir dille tanrı'ya, kendimize ve bir başkasına itiraf ettik.

    6. tanrı'nın bu kişilik bozukluklarını düzeltmesi için tüm benliğimizle hazırlandık.

    7. tanrı'dan eksikliklerimizi gidermesini alçakgönüllülükle diledik.

    8. zarar verdiğimiz insanların listesini çıkarttık ve hatalarımızı düzeltmeye istekli hale geldik.

    9. daha önce zararımız dokunan kişilerden, onları veya başkalarını rahatsız etmeyeceğimizden emin olduğumuz zaman, doğrudan özür diledik ve hatalarımızı mümkün olduğu kadar telafi ettik.

    10. kişisel dökümümüzü yapmaya devam ettik ve hatalı olduğumuz zamanlar bunu derhal itiraf ettik.

    11. duave meditasyon yoluyla algıladığımız anlamdaki tanrı ile bilinçli bağlantımızı geliştirmeye devam ettik. o'nun bizlere uygun gördüğü şeyleri anlamak, bunları yerine getirebilmek ve gerekli gücü vermesi amacıyla dua ettik.

    12. bu basamakların sonucu olarak, ruhsal bir uyanışla, bu mesajı alkoliklere taşımaya ve bu ilkeleri tüm işlerimizde uygulamaya çalıştık.

    bu din değilse nedir?
  • alcoholics anonymous' derneğinin türkiye'deki adı. türkiye'deki aa amerika'daki merkez ve dünyadaki diğer "alcoholics anonymous" dernekleri ile koordineli çalışır. tüm kurallar bütün dünyadaki şubeler için aynen geçerlidir. bir çok ilde bu derneğin şubeleri vardır. toplantılarında aşağıdaki duayı kullanırlar:
    "tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenebilmem için huzur, değiştirebileceklerim için cesaret ve aralarındaki farkı kavrayabilmem için akıl ihsan eyle."
    (bkz: aa)
  • ikinci toplantısına katıldığım kuruluş. evet seromonileri gariptir. herkes söz alarak konuşur ve 1 dakika önce konuşmuş da olsa adım x ben alkoliğim diye başlar söze. diğerleri de merhaba x derler.
    söz bitince herkes teşekkürler x derler.
    toplantı biter herkes masaları toplar 3-5 para bırakır. ben 3 tl bıraktım. bir de el ele tutuşup huzur duası edilir.
    toplantıyı yöneten ateist birisiydi, istersen çakmağa tap diyordu. tek mevzu diğerlerinin ayık kalmasına yardımcı olmak.
    12 yıldır ayık bir alkolikti.
    ister tarikat desinler umurumda değil, bıraktırıyorsa bu mereti tamamdır. bunu ancak bir alkolik ya da bir alkolik yakını anlar.
    kurtulması için 1 trilyon ver deseler ama kesin kurtulacak, gider o parayı bulur. alkolizm lanet bir şeydir. ben de bir alkoliğim oradan biliyorum, yaşadıklarıma kimse inanamaz.
    orada emekli memur bir amca vardı simsiyah haldeydim dedi, toplantıyı yöneten 12 yıllık ayık taksimde şarap parası dileniyordum dedi.
    genç bir kız tekrar başlamaktan korkuyorum dedi. ama tek bir ortak noktaları var ya ayıklar ya da ayık kalmak istiyorlar.

    ileride işin içinde bir bit yeniği görürsem onu da söylerim.
  • sadece ve sadece alkolizmle mücadele etmek amaçlı kurulmuş, sadece ve sadece alkolizmle mücadele eden bir dernektir.

    adsız alkoliklerin sayısal verilerle toplum karşısına çıkmamalarının başlıca sebebi istatistiki bilgiler tutmamalarıdır. derneğe devam eden kimselerin bilgileri kaydedilmez, kimseyle paylaşılmaz. adsız alkolikler ismi buradan gelmektedir zaten. adı üstünde "adsız" olmaları dolayısı ile çalışmaları konusunda detaylı bilgiler bulunamaz.

    basında olmamalarının, istatistiki veya istatistiki olmayan bilgileri paylaşmamalarının diğer bir sebebi ise basına demeç vermeme geleneklerinden kaynaklanmaktadır. yine de, zaman zaman basında "adsız alkolik" olarak kendini tanıtan kimseler ile karşılaşabilirsiniz. dikkat ederseniz bu kimselerin derneğin çalışmalarının detaylarını değil, kendi hikayelerinden bahsettiklerini farkedersiniz. bu bile kolay kolay rastlayabileceğiniz bir durum değildir. adsız alkolikler hiçbir dini, ticari, sosyal, vs kurum veya kuruluşla ortak çalışmaz, kendi üyelerinin bireysel yardımları dışında yardım kabul etmez. herbir şube kendi çabaları ile ayakta durur. derneğin faaliyetlerini yürütebilmek ihtiyaç duyduğu para sadece üyelerinin bağışlarıyla karşılanır. üyelik aidatı yoktur. bağış zorunlu değildir, üst limiti vardır. bu limit bir ilkokul öğrencisinin haftalık harçlığından daha düşüktür. toplanan para, sadece toplanma amaçlı kullanılan mekanın giderleri ve kırtasiye işleri için kullanılır.

    adsız alkoliklerin hiyerarşik bir yapısı yoktur. üyelik için yeter ve gerekli tek şart alkolik olmaktır. alkolizmden zarar görmemiş kişiler üye olarak kabul edilmez.

    içki içen herkes alkolik olarak kabul edilmez. sosyal içiciler alkolik sayılmaz. alkolik olarak, hayatı alkol yüzünden kontrol edilemez hale gelmiş kişiler kabul edilir. kapıdan girdiğinizde tek bekledikleri alkolün hayatınıza zarar veriyor olmasıdır.

    toplantılarda dini söyleşiler yapılmaz. din ve siyaset adsız alkoliklerin en hassas olduğu konulardır. dini veya siyasi hiçbir telkinin toplantılarda yeri yoktur. buna karşılık, "tanrı" sözcüğü çok sık kullanılır. üzerinde anlaştıkları tek bir tanrı yoktur. herkesin kendi içindeki tanrı düşüncesini yardımcı olarak kabul ederler. "tanrı" sadece kavram olarak vardır. kimsenin kendi anladığı anlamda "tanrı" düşüncesini anlatmasına izin vermezler.

    toplantılarının tek amacı alkol'den uzak durmaktır. "alkol" konusu dışında bir konu konuşulmaz.

    adsız alkolikler, dernek olarak tüm tartışmalardan uzak dururlar. ortak duruşları yoktur. derneği savunmak amacıyla dahi açıklama yapmazlar. dolayısı ile, benim tüm bu yazdıklarımı dernekten resmi olarak duyamazsınız. zaten dernek resmi bir dernek de değildir. türkiye'de resmi olarak yapılanma çalışmaları vardır. bunun sebebi de kanunların böyle bir yapıyı zorunlu kılmasıdır. amerika'daki ve bir çok ülkede adsız alkolikler kayıtsız olarak faaliyet sürdürür. kayıtsız olmalarının sebebi yeraltı faaliyetleri yürütmeleri değil; "adsızlık" ilkeleri ve örgütsel yapılarının olmayışıdır. derneği temsil eden bir başkan bile yoktur. sadece toplantıların başkanları olur, o da toplantıyı yönetmek amacıyla vardır. yine de kanunun gerektirdiği durumlarda işbirliği yaparlar. kanunlara ve toplumsal yapıya saygılıdırlar, bunların gereklerini yerine getirirler.

    içki ile değil, kendi içicilikleri ile mücadele ederler...
  • izmir alsancak'ta saint-joseph lisesinin oldugu sokakta bulunan dernek.
    asagidaki slogani mason yazinca da gorulur
    "tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenebilmem için huzur, değiştirebileceklerim için cesaret ve aralarındaki farkı kavrayabilmem için akıl ihsan eyle."
    aynı zamanda başka bir yerde de bu söz mc arthur imzalı olarak karşıma çıkmıştır.
  • adsız alkolikler ülkemizde (henüz) olmasa da, abd'de ve ingiltere'de alkol doz aşımı sonucu işlenen trafik suçlarında zanlıların zorunlu olarak yönlendirildikleri derneklerdir. bunun sonucunda söz konusu ülkelerde yerel veya ulusal yönetim tarafından doğrudan ve dolaylı olarak desteklenmektedirler ve yöntemleri devlet eliyle meşrulaştırılmaktadır. bunun yanında ne tıp ne de istatistik bilimiyle desteklenemiyecek bir yöntemleri vardır, ya gerçekten başarısızdırlar ya da başarılarını belgelemeyi tercih etmemektedirler o kadar önemli değildir bu açıdan. devletlerin, özellikle demokratik ve laik devletlerin başka alternatifi yok diye şeffaf olmayan, kendi içinde bir inanç sistemini empoze eden ve en önemlisi bilimsel test ve sorgulamadan bir şekilde muaf tutulan bir organizasyona vatandaşlarını mahkum etmesi bireysel özgürlük açısından kabul edilemez. tercih edilen bu yöntemin aşırı hız yüzünden başkalarını tehlikeye atanları bir yıl boyunca seksek oynamaya zorlamaktan kağıt üzerinde hiçbir farkı yoktur.

    bir daha vurgulamakta yarar var, hiçbir tıp otoritesi alkolizmi bir hastalık olarak adlandırmaz ve adsız alkoliklerin yönteminin başarılı olduğu verilere dayanarak kanıtlanmamıştır. adsız alkolikler oluşumu, savunulduğu gibi bağımsız ve parasal veya politik çıkar gözetmediği konusunda inandırıcı olmak istiyorsa, kendilerine devlet eliyle yönlendirilen zorunlu üyeleri reddetmek ve/veya yöntemlerinin ampirik sonuçlarını gizlemekten vazgeçmek durumundadır.

    davranış bilimiyle ilgilenen kime sorarsanız aynı cevabı verir; bir bağımlılıktan kurtuluşun en kolay yolu yerine başka bir bağımlılık koymaktır. bir organizasyona bağımlılık alkole bağımlılıktan kulağa daha iyi gelebilir belki ama asla çözüm, hele hele dayatılan bir çözüm olamaz derim ben.

    vicdani edit: yıllardır insanlara karşılıksız yardım eli uzatan bir organizasyona karşı ölçüsüz bir eleştiri yöneltmekten korktum bunları yazdıktan sonra. ama psikiatristler arasında uzun yıllardır benzer endişelerin varolduğunu söylemek lazım. en önemli şikayet kaynağı adsız alkolikler örgütünün (aa) kendini alkolizm konusunda bilimsel bir otoriteymişcesine sunup, yapılan bilimsel çalışmaları işlerine geldiği zaman onaylayıp işlerine gelmediğinde reddetmesi, bir başka değişle her araştırma sonucunu kendi 12 adımlık değişmeyen metotlarına uygunluk kriterine göre doğru veya yanlış bulmaları. bunun arkasındaki sebep de aa'nın alkolizmi en iyi bir alkoliğin anlıyacağı yönündeki iddiası. bunun doğruluğu en iyimser tabirle tartışmalıdır, hele alkolizm kişinin kontrolü dışında olan bir hastalıksa kendilerinin öne sürdüğü gibi. kanser gerçek bir hastalıktır, ama kanseri yenmiş hiç kimse içgüdüsel olarak hastalığını bir onkoloji uzmanından daha iyi anlayıp tedavi edebileceğini iddia etmiyor örneğin.
    ikinci bir eleştiri oku ise aa'nın bazı alkol bağımlılarına karşı tavrı. literatüre geçmiş iki türlü alkolizm tanımı var. birinci tanım içkiyi kontrollü olarak asla tüketememe olarak özetlenebilir. aa'nın benimsediği tanım da bu, web sitelerinde broşürlerinde kullandıkları tanım. ancak bir kısım alkoliğin sorunu da doğrudan alkolün kendisine karşı bir zaafiyet değil. onlar için alkol depsesyon ya da travma sonrası stres sonucunda ortaya çıkan problemleri uyuşturma aracı olabiliyor. bu insanlar aa yöntemi tarafından "tedavi" edilmesi imkansız insanlar. aa dini ve dogmatik olabilen bir örgüt olduğu için bu insanlara ulaşamamanın hayal kırıklığını pasif-agresif bir tavırla dışavurabiliyor. bu insanlar aa tarafında "kafadan rahatsız" ya da "yardım edilemez" olarak yaftalanabiliyor. konuyla ilgili bakınız.
    http://web.archive.org/…m/articles/cult_or-cure.htm

    sonuç olarak, herşeye rağmen, eğer yaşadığınız şehirde bir aa oluşumu varsa şanslısınız, doktor/ilaç desteği almaya devam ettiğiniz ve ruhsal mambo jambolara karşı uyanık olduğunuz sürece toplantılara katılmaktan zarar gelmez. ancak aa bağımlılığına da karşı uyanık olmakta fayda var.
  • bir alkoliğin hayatınıza verebileceği zararı bilmiyorsanız, bu derneğin bir alkoliğe gösterdiği faydayı yaşamadıysanız lütfen kötülemeyin...
  • maeve binchy'nin yalniz kadinlar sokagi adli kitabinda da bahsettigi topluluk
hesabın var mı? giriş yap