*

şükela:  tümü | bugün
  • son donemde yayginlasan ve basini amerikan ordusunun cektigi bilgisayar oyun cesidi. america's army adli oyunla ciddi anlamda su yuzune cikan bu oyun turu gittikce yayiliyor. amerika bu oyunu asker toplamak icin gelistirmisti ve su an 100.000'den fazla kayitli oynayan insan var. bunun benzerini dunyadaki aclik sorununa dikkat cekmek isteyen birlesmis milletler yapti food force adli oyunla. dodge'un gelistirdigi race the pros adli advergame ise nascar pistlerinde dodge arabalarini deneme ve gercek sonuclarla kendinizinkini karsilastirma imkani sunuyor. dunya reklam piyasasinin krali coca cola da bu konuya el atacagini acikladi haliyle.
  • http://www.adverblog.com/…chives/cat_advergames.htm adresinde neredeyse külliyatını bulabildiğimiz ve gittikçe pazarı hakimiyeti altına alan sinsi şey. işin ilginci -şahsım dahil- product placement mevzularına hafiften uyuz olan bünyelerin bile bu olaylara "himm neden olmasın" tavrıyla yaklaşması...
  • motooyun com ile içine girdiğim, girdikçe daha da eğlendiğim ürün/marka reklamı/tanıtımı yapma yolu.
  • hala yeni sayılabilecek bir araştırma alanıdır.

    ayrıca tasarım aşamasında oyun yaptırmak isteyen firmalar, geleneksel tanıtım araçlarındaki (poster, flyer, kurumsal kimlik çalışmaları) klişe isteklerinden kurtulabilirlerse, advergaming in gerçek gücünü ortaya çıkarabilirler. advergame lerin türkiye'deki bir çok örneği, poster, websitesi, insert, interaktif cd nasıl tasarlanıyorsa aynı kaygılarla tasarlanmaktadır.

    "logomuzu oyun boyunca sık sık görsünler, bira üretiyoruz şişeden bonus puanlar koyalım, hali hazırdaki bir macera veya platform oyununu esas alalım"
    gibi yaklaşımlar sözkonusudur, belki tasarlayandan belki de müşteriden ötürü.

    oysa oyun, simülasyon olduğundan ötürü, oyuncuya tüketim deneyimini önceden yaşatabilecek ve pazarlanmak istenen şeyin ikna kabiliyetini bu yolla kuvvetlendirebilecek bir güce sahiptir. (bkz: americas army)

    simülasyonlar, paralel bir evren oluşturarak gerçek hayattaki karşılıklarını öğretebilme kabiliyetine sahiptirler. kullanıcıyı, gerçek hayatta ürün karşısında yaşayacağı deneyim hakkında önceden bilgilendiren veya merak ettirmeyi başaran oyunlar, hazır tycoonların veya platform oyunlarının üzerine firma logosu ve görsellerinin giydirilmesiyle yeniden sunulan aynı oyunlardan çok daha başarılı olacaklardır. eğer ki başarı kriterimiz ikna veya meraklandırma ise...
  • bu olay, iki türlü gerçekleştirilir -markalar (1) kendilerini tanıtıcı oyunlar hazırlatıp tüketiciye sunabilir, (2) var olan oyunların içine reklam yerleştirebilir (örn. the sims, second life, vs). bu ikincisine in-game advertising de denir. bu, çok yeni ve az çalışılmış bir alan ve pazar. genel olarak merak edilen ve anlaşılmaya çalışılan şey, özellikle var olan oyunlara yerleştirilmiş reklamların, tüketici ve/veya oyuncu tarafından nasıl karşılandığı ve algılandığı. yapılan kısıtlı araştırmalarda varılan sonuç, genel hatlarıyla, oyunun yarattığı atmosferi bozmadığı ve oyuncunun konsantrasyonunu dağıtmadığı sürece kötü karşılanmadığı. tabii burada oyun janrının da önemi var -oyuncunun tolerans gösterip göstermemesi oyunun türüyle yakından alakalı. mesela, gerçek dünyanın bir şekilde portre edildiği oyunlarda gerçek markaların kullanımı oyuncuya çok batmıyor -fifa'da saha kenarlarında marka isimlerini görmek yadsınan bir durum değil. ama örneğin gran turismo'da toyota'nın arabalarına zarar verilmesine izin vermiyor oluşu oyuncuyu gıcık eden bir durum. bununla birlikte, mesela age of empires gibi bir oyunda coca cola reklamı görmek de absurd kaçacaktır.

    bu giderek genişleyen bir pazar olduğundan şirketlerin enteresan çalışmalarını da görmek mümkün. mesela sony'nin everquest ii'sinde chat window'a "/pizza" yazıldığı zaman (sanırım sadece amerika'da) pizza hut'ın eve sipariş hattından pizza çağırılabiliyor. bir diğer örnek, devil may cry 2'de karakterlere istenilen diesel kıyafetler giydirilebiliyor ki bu belli bir etkileşim sağladığı için oyuncuların hoşuna giden bir olaymış genel olarak.

    sonuç olarak, eğer bu işe kalkışacaklarsa, markaların bu olayı ciddiyetle ele alması, sadece yapmış olmak için yapmaması ve çeşitli faktörleri ele alması lazım ki kendi paralarıyla komik duruma düşmesinler. keza, oyun geliştirenlerin de öyle. ciddi anlamda bilgisayar oyuncusu olan insanlar zaten genellikle her tür medyaya (film, dizi, gazete, vs.) reklam yerleştirmelerine duyarlı oldukları için (bkz: farkındalık) oyunlara markaları fark ettirmeden sıkıştırmak imkansız. kilit nokta, "hangi oyuna, ne tip reklam, nasıl yerleştirmeli" sorusunu doğru cevaplamak. burada da tutarlılığı bozmamak, yaratıcı olmak ve oyuncunun dikkatini dağıtmamak öne çıkan faktörler.
  • lafacan.com advergaming'e güzel bir örnektir. bir scrabble benzeri olan lafacan 'da , sponsorlara özel hazırlanmış odalarda belirli bir markaya özel sponsor kelimeleri yazan kullanıcılar ek puan almaktadırlar. akıllıca seçilmiş olan bu kelimeleri sürekli yazma çabası gösteren kullanıcılar bira ile fosters'ı , veri ile veri kurtarmayı zihinlerine kazımaktadırlar. oyunun doğal akışını kesinlikle bozmayan bu mekanizma hem oyunculara ödüller kazandırmakta hem de ürünü ve markayı tanıtmaktadır.
  • türkiye'de bir yıldır patlayan bir tarz. uyandırayım.
  • marka ile son kullanici arasinda eglenceli bir iletisim kurmak amaciyla, pazarlama ve oyun kavramlarinin bir araya getirilmesiyle yaratilan internet tabanli uygulamalardir. geleneksel reklam araclarini kullanmak yerine, farklilasmayi secen firmalarin tercihi olarak karsimiza cikiyor. son kullanicinin da dahil oldugu yeni advergame uygulamalari ile onumuzdeki donemde daha cok karsilasacakmisiz gibi gorunuyor.

    basarili bir advergame'de marka kimliginin oyuna cok iyi bir sekilde entegre edilmesi, oyunun kolay oynanabilir ve 5-15 dakika da bitirilebilir surelerde olmasi, oyunun oynanabilirligini artirmasi acisindan onem tasiyor. ayrica iyi bir advergame'in gercekten markayi zorlama bir sekilde oynayan kullanicinin gozune sokuyor olmamasi, verilen marka mesajlarinin dozunun da cok iyi ayarlanmasi gerekiyor.