şükela:  tümü | bugün
  • french press ile aeropress farklı kahveler yapmanıza imkan sağlar. şimdi iş kahve yapmaya gelince dünyada birden fazla yöntem olduğunu görürsünüz:

    turkish (evet türk kahvesi dediğimiz aslında başlı başına bir kahve yapım sanatıdır)
    espresso
    aeropress
    siphon
    chemex,hario,kalita,filter,..
    frenchpress
    ve daha niceleri

    bu sıralama kahvenin inceliğinden kalınlığına göre düzenlenmiştir. örneğin bir espressı için öğütülmüş ince tanecikli kahveyi frenchpress için kullanırsanız çok acı bir tat alırsınız, kalın bir kahve ile de espresso yapmaya kalkarsanız elinize yüzünüze bulaştırırsınız. hele espresso'da kahve inceliğini mm cinsiden ayarlayan makineler bile var (ki iş oradan sonra kopuyor).

    french press ile aeropress'i karşılaştırmak bu nedenle pek mantıklı değil. çünkü birincisi ikisinin de kahve öğütüme inceliği farklıdır, ikisinin kahve demleme türü farklıdır. frenchpress ile daha yoğun bir tad alırsınız. daha gövdeli yani (bold dediğimiz), fakat kahvenin kalın öğütülmesi (ki her öğütücü de bunu beceremiyor) ve 4-5 dk gibi bekleme sürelerinden dolayı overextraction olduğundan bazı tadlar acı gelmeye başlar. değişik bir deneyimdir, ama en ucuz ve güzel kahve yapma yöntemidir.

    aeropress ise medium yani orta derecede kahve inceliği gerektirir. filtre kahve için kullandığınız kahve tarzında yani. burada 30 sn bekleme süresi dolayısıyla daha düşük gövdeli tadları alırsınız, french press'deki gibi kahvenin yağlarını filtreden geçirmez, tabi french press'deki kahve artıklarını da geçirmediğinden içimi çok temiz ve sade bir kahveniz olur.

    örneğin ben her sabah aeropress kullanırım, fakat ara sıra da french press de yaparım. çünkü ikisinin verdiği tad gerçekten farklı. birini kullanıyorsanız diğerini çöpe atmanıza gerek yok bu yüzden.

    aeropress giriş maliyeti 70 tl'den başlar, frenchpress ise 20-30 tl'den başlar. aeropress tamamen plastiktir, frenchpress ise bodum gibi markalar sayesinde bulabileceğiniz en güzel ve kaliteli malzemeden oluşur. aeropress'de birbirine bağlayan 4-5 tane parça vardır, frenchpress'de ise bardağın kendisi ve kapağı. aeropress sadece bir bardak yapmanıza imkan sağlar, frenchpress ise 2'den fazla bardak yapmanıza sağlayan büyüklüklere sahiptir. tabi en önemlisi tadları birbirinden çok daha farklıdır.

    uzun yıllar frenchpress kullandıktan sonra aeropress'i de alıp kullanmaya başladım. bu aralar hep onu kullanıyorum, ama diğerini de ara sıra özlediğim oluyor haliyle.
  • aeropress öyle bir cihaz ki, hangi şekilde demlerseniz demleyin hep olumlu sonuçlar alacaksınız. french press'den daha pahalıdır kendisi (çünkü patenti bir firmaya ait). ayrıca yine french press'e göre biraz daha medium öğütmek gerekiyor ki piyasadaki 300 tl ve altı öğütücülerin çoğu bunda başarısız oluyor. tabi şimdi öğütücü vs.. gibi konulara giremezsek çıkamayız.

    her neyse bunu kullanmak isteyenlere tavsiyem güzel bir el değirmeni almaları (örneğin sözen ya da hario skerton). sonra bir de güzel taze kahve almaları (örneğin kahvefabrikası, kivahan, vs...). sonra ister kampa gidin, ister dunyanın bir ucuna gidin her türlü en güzel kahvelerden birini içerseniz. benim elektriksiz güzel kahve içme yöntemleri arasında ikinci sırada bu yüzden (ilki hario v60).

    krema dedikleri de aslında espresso kreması değildir, espresso ile uzaktan yakından alakası da yoktur. espresso apayrı bir kahve yapma türüdür. french press'e göre de daha acımsı tatlar almasınız, ama çok gövdesel tatları da kaçırmış olursunuz (çünkü filtresi sayesinde yağlardan arınmış olur). temizlemesi de gerçekten çok kolay.

    genel olarak güzel bir kahve yapma yöntemi.
  • mucizevî kahve demleme ekipmanı. dünya üzerinde verdiğiniz paranın her kuruşunu sonuna kadar hak eden ender şeylerden bir tanesi.

    kolay kolay kırılmaz, çok sağlamdır. polipropileniden yapılmıştır. basınç ile kahve demler. türkiye'de pahalıya satılır ama yurt dışında ucuza bulabilirsiniz.

    aliexpress'ten sipariş vermeyin. hangi maddeden yapıldığı bilinmeyen şeyler orada satılanlar. sağlığa zararlı. gidin, orijinalini alın. zaten orijinal aeropress yurt dışında 25-30 dolara satılıyor. ben almanya'dan 30 euro vererek almıştım.

    fiyatına takılmamanızı öneririm. emin olun ki vereceğiniz paranın hakkını sonuna kadar alacaksınız.

    evimde hario v60, syphon, chemex, mokapot ve tchibo'nun cafissimo kahve makinesi var. tüm bu aletleri topla, bir aeropress etmez, o kadar kullanışlı, çok yönlü bir şey yani bu.

    öncelikle bir yanlış anlaşılmayı düzelteyim, aeropress ile espresso *yapılmaz*. aeropress ile espresso'ya yakın bir içecek elde edebilirsiniz fakat buna espresso diyemezsiniz. zira espresso makineleri 8-9 bar basınç ile kahve demlerken aeropress ile maksimum 2-3 bar basınç oluşturabilirsiniz.

    şimdi gelelim birkaç tarife. öncelikle şunu diyeyim ki, gelmiş geçmiş en iyi aeropress tarifinin şu olduğunu düşünüyorum. zaten 2016 dünya aeropress şampiyonasını kazanan tarif.

    bunun dışında yapımı sadece 1 dk süren başka bir kolay tarif daha mevcut. sadece 16 gram kahve kullanılmakta. onu da şuradan görebilirsiniz.

    bana kalırsa aeropress'in en iyi iki tarifi bunlar. fakat 35 gram kahve kullanılan inanılmaz bir sonuç çıkartıyor ortaya (eğer doğru demlerseniz).

    şimdi bir de kendi keşfettiğim bir şeyden bahsetmem lazım: aeropress ile cold brew kahve hazırlamak.

    şu yukarıda dünya şampiyonu olan tarifi izleyin. göreceğiniz üzere 150 ml'lik bir kahve konsantresi hazırlanıp üzerine 100 ilâ 120 ml su ekleniyor.

    150 ml'lik kahve konsantresini o tarife göre hazırladıktan sonra üzerine 80-90 ml soğuk su ekliyoruz, birkaç tane de buz atıyoruz.

    alın size harika bir cold brew. daha güzelini zor bulursunuz. nedeni ise şu: sıcak su kahvedeki asitleri çözer. dolayısıyla kahveyi soğuk su ile 20-24 saatte full-infusion metoduyla demlemektense veya cold drip ile soğuk su damlatarak demlemektense sıcak olarak demleyip içerisine buz katmak, yani *japon metodu ile demlemek* daha mantıklı. gerçi zevk meselesi. bazı kahveseverler cold drip metoduyla demlenmiş kahveleri daha fazla sever.

    bu benim verdiğim tarif ile cold brew hazırlarsanız kahvenin tüm aromalarını alabileceğiniz süper bir kahve olur elinizde.

    bu arada bir not: cold brew ile cold drip aynı şeyler değildir. kafelerde gördüğünüz "cold brew" diye satılan kahveler cold drip metoduyla demlenmiş olur çoğunlukla.

    şimdi de kahve tavsiyesi verelim. aeropress ile hazırlayıp en beğendiğim kahveleri ve kavurucularını yazıyorum;

    1) coffee department - colombia - finca veracruz (i-n-a-n-ı-l-m-a-z-!)
    2) coffee department - el salvardor - peña redonda
    3) coffee department - etiyopya - chelchele (muhakkak denenmeli)
    4) petra roasting co - kenya - kamwangi (asidik kahve sevenler kaçırmasın)
    5) petra roasting co - etiyopya - hunkute
    6) probador colectiva - kenya - kiunyu
  • aeropress, kahveyi demlemenize imkan sağlayan araçlardan bir tanesidir. (bkz: coffee brewing)

    çok popüler bir araçtır. çünkü tamamı plastik olduğu için oldukça ucuzdur. boyutu sebebiyle portatiftir. ve sonucunda elde ettiğiniz kahve oldukça lezzetlidir. peki bu lezzetli kahveye nasıl ulaşıyoruz? birazcık detaylarına inelim.

    adından da anlaşıldığı üzere hava ile sıkıştırma işlemi vardır. ılk başta steeping yani sıcak suda bekleyerek demlenme işlemine uğrayan kahve en son plungerın bastırılmasıyla arada kalan hava boşluğu itilerek, kahvenin basınç ile özütünün çıkarılması (bkz: extraction) ile son bulur.

    ıki farklı filtre kullanılır. ılki ve en yaygın kullanılanı kağıt filtredir. kağıdın yapısından dolayı plunge işlemi yapılırken basınç elde edilir. bu basınç da istenilen bir şeydir. ayrıca kahve yağını da belirli miktarda tutar.

    ikincisi metal filtredir. tabi bu metal filtreler de mesh sıklıklarına göre değişkenlik gösteriyor. ama genel olarak metal filtreler yağı geçirmesi, öğütme boyutunun çok ince olmamasına izin vermemesi gibi sorunlardan dolayı tercih edilmez. kişisel olarak ben de kullanmayı sevmem. ama sonuç olarak böyle bir filtre de var ve seveni de vardır.

    aeropresste en sevdiğim konu öğütme kalınlığında tamamen özgürsünüz. tabii kağıt filtre kullanıldığını varsayıyorum. ne yazık ki metal filtre fine boyutunu geçiriyor. istenilen boyut kullanılır fakat steeping süresi öğütülme boyutuna göre değişiyor.

    fine:1 dakikadan az
    medium:2-3 dakika
    coarse:4-5 dakika
    olmak üzere steeping süreleri verilebilir. bu sürelerden azı ekşi, çoğu ise bitter denilen istenmeyen tatları ortaya çıkarır.

    plunge süresi 15-30 saniye arası oldukça uygun.

    aeropress sadece öğütme boyutunda değil aynı zamanda şekil itibari ile de özgürlük verir.

    direk bardağın üzerine yerleştirilerek demleme yapılacağı gibi inverted yani ters şekilde de demleme yapılabilir. yine kişisel olarak inverted metodu kullanıyorum. çünkü plunge işlemine geçerken ters çevirip bardağın üzerine yerleştirirken çok az da olsa vacum olduğunu düşünüyorum. yani sırasıyla steeping, vacum ve press işlemleri ile harika bir kahve elde ediliyor.

    hatta aeropress ile ilgili çok ilginç tariflere de sahibim. zaman zaman bu tarifleri ekleme yapacağım.

    edit: yazım hatası giderildi. tariflerimi de kısa bir zaman sonra ekleyeceğim.

    büdüt: sıra, bahsettiğim tariflere geldi.

    ön not: aşağıda yazılı olan tarifler internette karşınıza çıkabilir. bazı tariflerde sadece ufak dokunuşlar yaptığım gibi bazılarında da hiçbir değişiklik yapmadım. bilginize sunarım.

    1-ben kişisel olarak sade kahve içmeyi tercih etsem de dünyada latte diye bir güzellik var, seveni de çok fazla. peki espresso ile hazırlanan latteyi biz nasıl hazırlayacağız? çok basit.

    şöyle ki, ihtiyacımız olan şey koyu bir kahve, espresso gibi. aeropress bize oldukça koyu, miktarı az diğer bir deyişle konsantre kahve hazırlamamıza olanak sağlıyor.

    bunun için yapılması gereken şey kahve miktarını iki katına çıkarıp, suyu yarı hacme düşürmek. 30-34 gram kahve, 120-150 ml su. tam burada sağlık uyarısı yapmam gerekiyor. hazırlanan kahvenin tadına, süt koymadan bakmayınız, kalp krizi, zor nefes alma, baş dönmesi gibi problemlere sebep olabilir *. hazırladığımız konsantre kahvenin üzerine sıcak süt koyarak lattemizi elde ediyoruz.

    --- spoiler ---

    bu noktadan sonra işler ilginçleşecek, lütfen bastığınız yere dikkat ediniz.

    --- spoiler ---

    2-hava ile yaptığımız press o kadar mükemmel bir özüt çıkarma metodu ki nasıl farklı tarifler ortaya çıkmasın? evet kahvenin yanına bir şeyler ekliyoruz. hemde kış ayı ile inanılmaz birliktelik sağlayan hedeler bunlar.

    kahve ve su miktarımızda bir değişiklik yok. kahvemizi taze bir şekilde öğütüp aeropressimize ekliyoruz. sonra çok az miktarda zencefil rendeleyip kahvemizin üzerine ekliyoruz. ne? zencefil mi? evet zencefil, starbucks gingerbread latte yapıyor da biz niye yapamayalım sevgili kahve severler? zencefilimiz eklendikten sonra standart prosesimize devam ediyoruz. (az miktar su ile ön demleme yapmayı ihmal etmeyiniz.)

    tamamen sıcak su ile doldurduk. yaklaşık 9-10 defa karıştırdık. ve 2-3 tutam taze çekilmiş karabiber ekliyoruz. evet bu noktada artık tam bir kış içeceği haline dönüştü. karabiberimizi ekledikten sonra 2-3 defa karıştırıyoruz ve artık plunge işlemine geçebiliriz. normalde 15-30 saniye arası bir plunge önersem de bu tarif için 45 saniyeye çıkarılmasını tavsiye ediyorum.

    afiyet olsun!

    3-bu tarifi, 2. tarife alternatif olarak düşünebilirsiniz. daha çok baharat sevenler için hazırlandı.

    bu sefer taze öğütülmüş kahvemizin üzerine tarçın ve yenibahar ekliyoruz ve her zaman yaptığınız işlemlerin birebir aynısını yapıyorsunuz. 2-3 tutam tabi bu baharatlar. tabii ki oranlarda özgürsünüz.

    sonuçta çok lezzetli, baharatlı kahveler elde ediyoruz. isteğe bağlı olarak üzerlerine bir miktar süt ve şeker eklenebilir. orası kişisel zevke kalmış bir şey.

    4-aslında bu maddeye tarif demek ne kadar doğru olur bilmiyorum. çünkü yapacağımız şeyi aklı başında kimse yapmaz.

    fırlatıp atın kullandığınız o değersiz filtrelerinizi. hiçbirine ihtiyacımız yok! çünkü bizim portakalımız var. sulu , bol c vitaminli, mis kokulu portakallarımız.

    buna meyve filtresi diyebiliriz. yapacağımız şey yine çok basit. çok büyük olmayan portakalımızı yıkayıp, kabuğunu soyuyoruz. filtre başlığımıza uyacak şekilde incecik, 2-3 dilim portakalı kesiyoruz. ve filtre başlığına yerleştiriyoruz. başka yapılması gereken hiçbir şey yok. dikkat edilmesi hususlar: öğütme boyutunuzu medium olmalı, portakallar ne çok ince olmalı ne de çok kalın olmalı. gerisi tecrübe diyebiliriz.

    biraz uğraştırıcı, o yüzden aklı başında kimse uğraşmaz bununla. ama olur da benim gibi manyaklar varsa aranızda denemesini tavsiye ederim. asiditesinin biraz yüksek olacağını da önceden söylemem gerekiyor.

    ps: aslında amacım aeropress ile neler yapılabileceği idi. yani yazdığım şeyleri harmanlayıp, çok daha farklı şeyler ortaya çıkarabilirsiniz. bence kahve yapmanın en önemli noktası bolca denemek. deneyiniz efendim, bol bol deneyiniz.

    şimdilik burada duruyorum, devamı yazın.
  • aerobie firmasının sahibi, ödüllü oyuncak tasarımcısı alan adler tarafından tasarlanmış olan yeni bir tür kahve hazırlama aracı. adler, çalışmalarını genellikle aerodinamik uzerinde yogunlaştırmış oldugundan firmasini kurarken de aerobie ismini uygun gormuş. aeropress de isminin yarısını firma adından diger yarısını da basılarak kullanıldığı için french presslerden aliyor.

    http://www.aerobie.com/…roducts/aeropress_story.htm

    aeropress, 1 kaşık, 1 karıştırıcı, 1 huni, 1 enjektor, 1 filtre kapagi ve 1 hazne olmak üzre toplamda 6 parçadan oluşuyor, artı kutusundan 100 adet yedek kagit filtre çıkıyor. aeropress'in kagit filtreleri aslinda melitta filtreler gibi, tek farkı yuvarlak kesilmiş olmalari. bu aletle kahve hazirlamak aslinda bir nevi şırınga kullanmaya benziyor. sadece çok çok daha buyuk bir şırınga hayal edin. ana hazne altına gelecek olan iri delikli plastik filtre uzerine 1 adet kagit filtre yerleştirip, bu plastik filtreyi ana hazneye vidaliyorsunuz, daha sonra tepeden kaşık ile olcerek kaç kişilik hazırlayacaksanız kahvenizi koyuyorsunuz (kahvenin kalınlığına ve eklenen su miktarına göre tatsal farklılıklar yakalamak mümkün). daha sonra 1 fincan ustune bunu yerleştiriyorsunuz ve sıcak suyunuzu ölçerek koyup, karıştırıcı yardımı ile 5-10 saniye karıştırıyorsunuz, şırıngayi (ucunda kaucugumsu sıkı bir conta var) hazneye geçiriyorsunuz, başlıyorsunuz itmeye. elbette bu itme işlemi şırınga ile hazne arasında kalan havadan dolayı oluşan basınç sebebi ile oyle pek de kolay degil. hatta bazen öyle ki resmen abanmaniz gerekiyor. burda biraz da kahvenizi ne kalınlıkta çektiginiz de onemli. mesela turk kahvesi kalınlıgında çekerseniz, bu bastırma işlemini asla tamamlayamayabilirsiniz http://www.flickr.com/…sets/72157608012653472/show/

    kullanımı gösteren bir video için --> http://www.vimeo.com/6235888
    tıpkı french pressde olduğu gibi aeropressde de tersine çevirme metodunu kullanmak mümkün --> http://www.vimeo.com/3821508

    aeropress'in güzel taraflarından birisi de french pressde oldugu gibi kırılacak korkusu yaşamamanız ve her yere yanınızda götürebilmeniz. mesela benim bununla tatil için gidilen fakat rezil kahve yapan otellerde, gezilerde ve hatta trende bile kahve yapıp içmişliğim, çevredekilere ikram etmişliğim vardır. neticede kendisi en sevdiğim kahve hazırlama aletlerinden birisidir, ne var ki türkiyede yaygın satışı bulunmamaktadır (yanında getirip o bu sitesinde satan birkaç kişi hariç)

    dipçik not: bu kahve aletinin pazarlaması ile ilgili en buyuk hata yine tasarımcının kendisinden geliyor ve alan adler amcam bu aleti espreso da yapar diye piyasaya sürüyor. yapmaz güzel kardeşim, yapmıyor, yapamaz da zaten. neyse.. tasarımcısına rağmen takdire şayan bir ürün. ayrıca 20 la 30 küsür dolar arası değişen fiyatıyla da son derece uygun.
  • diger butun kahve brew etme yontemlerine gore en pratik ve en temizidir.

    sahsi favori tarifim seattle slate coffee barista'si paul brandon weaver'in "the weaver" formuludur (aeropress ios app'inde anlatiliyor). inverted tarifleri arasindaki en guzeli budur kanimca

    cogu sabah kendime yaptigim tarifimi de yazayim, siz de hayrini gorun:

    "the prf quirrel":
    * grind: fine (en ince)
    * inverted metod uyguluyoruz
    * 1 scoop (18g) cekilmis kahveyi dokuyoruz
    * suyu epey bi kaynatiyoruz (~200f), fokurdama bittikten sonra 10 sn bekleyip
    * 2 shot su ekliyoruz (10 sn)
    * karistiriyoruz guzelce (10 sn)
    * bekliyoruz (10 sn)
    * aeropress'i 45 derece egip kendi etrafinda ceviriyoruz 10 tur falan (30 sn)
    * 2 shot daha su ekliyoruz
    * kapagini kapatip beklemeye birakiyoruz (60 sn)
    * ters ceviriyoruz
    * yavasca bastirarak plunge ediyoruz (40 sn)
    * bu sekilde bi tadina bakiyoruz, eger soguk geldiyse cok az sicak su ekliyoruz
    * enjoy.

    (shot nedir diye soran oldu, aeropress'in uzerindeki sayilardan birinin ortasindan sonrakinin ortasina kadar olan hacim)
  • anlaşılacağı üzere şu an için teknoloji yardımı ile ulaşılmış en rafine french press muadili kahve demleme biçemi.

    french press'e muadil tutulmuş çünkü presleme prensibinin devamı gözleniyor ve lakin aynı zamanda french press'ten ne kadar uzak bir şey olduğu da vurgulanmış zaten sözlük'te...

    yine de hatırlatmakta fayda görüyorum french press'te presin kullanılma amacı kahvenin filtreleme işlemini gerçekleştirmek... aeropress'in presi kullanma amacı ise kahveyi demlemek!

    bu acıdan basınç ile kahve demleme mantığı geçerli o yüzden mesela moka pot -aslında moka pot kahve buharının basıncını esas aldığı için yine ortada bir fark var- ile kıyas edilmesi daha yerinde olur...

    benim acizane fikrimi sorarsanız aeropress kesinlikle şahane bir buluş.... zira french press kolaylığında espresso kıvamında bir şeyler vaat ediyor ki bunu da haklı gerekçelere dayandırıyor.

    yıllar geçmesine rağmen hala ve hala kahveyi demlemek adına yeni şeylerin türetiliyor oluşu bile nefes kesici!
  • türkiye'de ortalama olarak 130-160 tl arasında satılan bu ürünü eğer aceleniz yoksa, aliexpress vb. sitelerden çok daha ucuza temin edebilirsiniz*.

    yurtdışından shipping dahil 67 tl ye sipariş verdim.

    edit: ürün bugün elime sıkıntısız bir şekilde ulaştı. aeropress'te ilk kahvemi yaptım ve sonuç başarılı.
  • bunu keşfeden adam bu keşfi 67 yaşında yapmıştır. (bkz: alan adler)
  • kahve dostum capetonian sayesinde almak hiç aklımda olmamasına hatta onunla demlenmiş bir kahve içmeme rağmen aldığım müthiş kahve ekipmanı. almadan önce ilk olarak coffee department ta kolombiya finca veracruz ile deneyimledim kendisini ve hem veracruza hem de aeropress e ayrı ayrı hayran kaldım . ondan sonra ilk işim de bir tane edinmek oldu . öncelikle aşırı pratik ve kahveyi çok hızlı demlemesinin yanında kendisinin sahip olduğu daha güzel bir özellik var . çok sağlam bir maddeden üretilmesi ve hafif olması . eskiden okula giderken evde kahvemi demler termosa koyar öyle giderdim ama aradan 1-2 saat geçtiği için sanırım kahve evdeki kadar güzel olmazdı . artık aeropressi atıyorum çantama , termosuma da sıcak su dolduruyorum . evden yeteri kadar kahveyi de tartıp ufak bir pakette alıyorum yanıma ve istediğim yerde , istediğim zamanda taptaze kahvem hazır . hatta bu ara karaköy sahilinde oturup kendi kahvemi demleyerek , muhtesem manzaraya karşı yudumlamak en büyük keyfim .