şükela:  tümü | bugün
  • afşin ve elbistan ilçelerine hemen hemen aynı uzaklığa kurulmuş termik santral(herhalde her iki ilçeye de mavi boncuk dağıtmış yetkililer)...kurulu gücü 4x340 mw olmasına rağmen türbinlerden biri, mükemmel bir işletmecilik örneği (bakım işlerini özelleştirmek) ile havaya uçmuş durumda...bu arıza nedeni ile tahmini 15.000.000 euroluk bir maliyet hesap edilmekte...kalan 3 ünite tam yük ile (yaklaşık 340~350 mw) çalışıyorlar...ancak bacalara filtre takılmadığından ciddi bir hava kirliliği tehlikesi mevcut..bu konuda en iyi örnek "yatağan termik santrali" ve "yatağan" da yaşananlar olacaktır...

    afşin-elbistan arasındaki bölge linyit kaynadığından ikinci bir santral da yapım aşamasında...bu ikinci santral 4x360 mw olacak ve büyük bir ihtimalle 2004 sonunda devreye girecek...ancak her iki santralde soğutma suyunu ceyhan nehrinden aldığından, nehrin kuruma tehlikesi ile karşı karşı olduğu söyleniyor...
  • 03.06.2002 tarihinde öğrendiğim acı gerçeğe göre yukarıda bahsetmiş olduğum arızanın bedeli 22.000.000 (yazı ile yirmiikimilyon) euro...üstelik bu para çıkma*, almanya'daki bir nükleer santraldan sökülüp getirilen bir generatör için ödeniyor...zira yenisi 60.000.000 euro gibi bir fiyatmış...bir de dördüncü ünite olmadan çalışmanın getirdiği ekstra zararlar ve kayıplar var ki, onları hesaplamaya benim hesap makinem el vermiyor...unutmadan ekleyelim, bu para biz sevgili ülkem vergi ödeyenlerinin cebinden kuş olup uçup gidecek yad ellere, başkasının cebinden değil...

    neyse efendim, şu anda afşin elbistan termik santrali'nin ön bahçesinde bulunan, görenleri "hangi kudret bunu bu hale getirebilir ya rabbi" dedirten ve bence ülkem mühendisliği, işletmeciliği açısından yüz karası olarak tanımlanabilecek dördüncü ünite için gerekli mercilere "termik santrallerde kömür kazanlarında çalışanız emi" diyorum, başka da bir şey demiyorum...
  • ya işte böyle efendim, bu nadide santralimiz halen çalışmakta ve etrafına zehir saçmakta.. amma velakin tüm afşinelbistansevmezgillere kötü bir müjdem* var; zira hem yeni yapılan b ünitesinde filtre sistemi adam gibi olcak, hem de eskisine benzer bir filtre takılacak, bölgedeki kanser oranı düşcek, ölümler azalcak, memleketteki afşinli, elbistanlı popülasyonu artcak (valla üzgünüm, billa üzgünüm)..
  • bana taşeronun taşeronu konusunda hayatımın deneyimi yaşatmış yerdir efendim burası..

    h.a.* - montajda şu bu hataları yapmışsınız, şunlar bunlar olmalıydı, bik bik bik vik vik vik cik cik cik, hadi düzeltin bakalım..
    mhi*: o bizim sıkopta değil, babcock bakcak
    babcock : o bizim sıkopta değil, gtt bakcak..
    gtt* : o bizim sıkopta değil, bergsan bakcak
    bergsan: o bizim sıko..

    h.a.*: eeh eytere bea, sikicem sizi de sıkopunuzu da, gadanallahhhhhh..
    hep bir ağızdan: ay ay ay kaçın müyendiz beyğ dellendi..
  • zamanın "5bin lira"lık banknotlarının arka yüzünde görüntüsü olan, memleketimin gurur ve geçim kaynağı olan tesis. bacalarıyla göğümüzü kirletse bile, türkiye'ye katkısıyla göğsümüzü kabartır. bir yandan b santrali yapılıyor. ha gayret!
  • bacalarıyla göğü kirletiyor demiştim. bu da belde halkının tepkisi:
    http://www.hurriyetim.com.tr/…~2@nvid~523234,00.asp
  • "afşin'den incelenmek üzere gönderilen materyal üzerinde yapılan incelemede, atmosfere yayılan katı taneciklerin kömür tozu ve kül karışımı olduğu sonucuna varılmıştır. santralden atmosfere yayılan taneciklerin, tekrar yer yüzüne inmeleri tanecik boyutunun ve yoğunluğunun oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. iri taneciklerin çevreye yayılması termik santralde ciddi bir arızanın varlığını ve ileride büyük zararlara yol açacak, temizlenmesi çok zor katı taneciklerin çevreye verilmesinin önlenmesi ile ilgili tedbirlerin baştan alınması gereğini ortaya koymaktadır."

    "kül ile birlikte üretilen uranyumun 132 bin ton olduğu hesaplanmıştır. elbistan linyitini yakıt olarak kullanan termik santral, âdeta radyoaktif uranyum üreten bir işletme gibi işlev yaptığı görülmektedir. kömürün yakılması sırasında bacadan yayılan katı tanecikler daha uzak bölgelere taşınabilmektedir. radyoaktif maddelerden yayılan radyasyonun canlı vücudunda radikal oluşuma yol açarak, kanserin oluşumunu yaygınlaştıracaktır. tanecikler atmosfer olaylarına bağlı olarak bir başka bölgeye taşınabilir. çernobil'deki bir patlamanın etkisinin doğu karadeniz ve trakya bölgeleri'nde görülmesi gibi bir olay olasıdır. bu olayları önlemenin yolu ise termik santralde önlemler alınarak, zararlara neden olan etkenleri çıktığı noktada kontrol altına alarak, yayılmasının önlenmesidir."
  • öncelikle afşin-elbistan termik santralleri hakkında birkaç düzeltme yapalım:
    - şu anda sadece a ve b santralleri mevcuttur. her ikisinde de dörder ünite olup, ilk a santralinde 4 baca, ikincisinde 2 baca vardır. daha güçlü bir santralde neden daha az baca vardır sorusu, a santralini kuran amerigalıların "nasıl soktuk boruyu" cevabı ile anlamını yitirir

    - personel sayısı, her bir santral için binlerle ifade edilir. ancak bu sayı santralin işletilmesi için değil, politikacıların oy kazanması içindir. mesela b santrali henüz deneme üretiminde ve çok az sayıda insan ile çalıştırılabiliyor. b santrali tamamen eüaş'a devredilise kaç kişi oraya akacak merak ederim. dip not: mitsubishi bu santrali işletmek istiyormuş, haydi hayırlısı.

    - maaşlar mevzusu. bilen bilir, devlet sektöründe işçi ve memur diye komik bir ayrım vardır. işçiler yılların kazanımı olarak yüksek maaşlarla çalışırlar ve bu da memurlara doğal olarak batar. ancak sorunu işverende değil de kendisi gibi çalışanlarda bulmaları sonucu aralarında bir çekememezlik vardır. bir işçinin maaşı, ek gelirlerle birlikte 2.000 ytl'yi bulur ve hatta geçer. mühendis kardeşler ise 1.000 ~1.200 ytl arasında dolanır, dururlar.

    - ancak işin bir de özel sektör kısmı var. işte burada ayna takla atar ve burada asgari ücrete talim eden, çoğu sigortasız, işveren istediği anda işten çıkabileceğine dair kağıt imzalamış kişiler görürüz. işin bir de iş güvenliği yanı vardır ki, ayrı bir rezalet konusudur. b santralinin inşası esnasında kaç kişinin hayatını kaybettiğini ordakiler de saymıyordur artık.

    - peki bacalardaki filtre durumu ne? efendim a santralinde durum evlere şenlik. a santrali miminum yükte çalıştırılıyor olsa bile çevreye insanın genzini yakan bir duman çöküyor. özellikle rüzgarsız havalarda insan çoğulhan ve civarında nefes almak zorlaşıyor.

    - ya b santrali? b santralinde fgd denilen "flue gas desülfürizasyon (heyt babalar be, türkçe'ye bak) ünitesi var. üretilen enerjinin yaklaşık 100 mw'ını iç eden bu ünite ile bacalarda su buharı ve çok az dumar çıkarken, ortaya çıkan kül alçı fabrikalarına gönderiliyor (tabi bu külün tamamı taşınamıyor, dolayısı ile çevreye ve insanlara zarar vermeye devam ediyor).

    iyi de ne olacak bugüne kadar a santralinden zehirlenenler, kanser olanlar? pardon hangi ülkede yaşıyorsunuz acep? üç gün sonra sağlık ya da sanayi bakanı gelir, oradaki havanın ne kadar temiz olduğundan, kendisinin bu temiz havadan çok etkilendiğinden bahseder, arada santrallerin bölgede yaşayanlar için ekmek kapısı olduğundan, kapatılırsa şu kadar kişinin işsiz kalacağından bahseder, biz de yeriz. iyi uykular efendim..