şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: after eight)
  • gece gece ufak kacamak arayan bilgisayarci(!) bir tipin basina en fazla ne gelebilir sorusunun cevabini sahane anlatan bir film olmakla birlikte bir tek son sahnesindeki final rahatsiz etti.. seyretmekte fayda var..
  • edvard munch ın scream adlı tablosundan esinlenip kotarılan, tam anlamıyla karabasan olan bir scorsese başyapıtı. griffin dunne ın sürekli kafayı sıyırarak çıldırdığı sahneler unutulmaz..
  • --- spoiler ---
    '85 yapımı film, sonuna dogru adamımızı (ne de guzel ozdeslesmisiz) freudvari bir adamla karsılastırarak, kartlarını acık oynadıgını yuzumuze kart fırlatarak belirtmistir.
    --- spoiler ---
    (bkz: is that all there is)
  • kapan tadındaki bu filmin kurgusu, matematiksel mükemmellikle hesaplanmış bir beste gibi... ne eklenecek bir şey var ne çıkarılacak. kaos döngüsel ve toplumsal bir biçimde ele alınmış ve uçlarda yaşayan insanların güvensizlik duygusu içimizi titretmiştir. gerek sanat hakkında yapılan konuşmalar, gerek adamımızın munch ın para ve cinayet haberleri kaplı scream heykeline tıkılı kalması, gerek birbirini dinlemekten aciz ölümsüzlük esirleri, gerek lanetlenesi önyargılar, herkesin -tüm dişilerin- aynılığı, gerek sürü psikolojisi, gerek suç ve adalet tam tarifine göre sentezlenmiş, geliştirilmiş, ölüm/doğum ile sonuçlandırılmış
  • her yönetmenin gizli cevher kıvamında bir filmi vardır da, martin scorsese'nin, "raging bull" ile "the last temptation..." arasında çektiği üç film, "king of comedy", "after hours" ve "the color of money", hepsi de gizli cevherdir. üçü de diğer filmleri kadar sansasyonel öğelere sahip olmadığından (şiddet, duygusal patlamalar vesair) ve büyük raging bull'un ardından geldiklerinden çok öne çıkmazlar. king of comedy buruk ve bir komedi filmi için fazla rahatsız bir film olduğundan olsa gerek, the color of money'de, iyi bir film olmakla beraber, tam bir başyapıt olan evveli "the hustler"ın gölgesinde kalıyor bir nebze. after hours ise açıkçası bu üç film arasından, temposuyla, mizahıyla ve kafkaesk bir ortama yabancılaşma deneyimini sinemada en başarılı bir şekilde anlatışıyla direktoman "beni seç beni seç!" diyor.

    anektod olmazsa olmaz, raging bull'un gişede çökmesi ve king of comedy'nin hem eleştirel hem de gişe bazında beğenilmemesi üstüne bitap düşen, insanlığa inancını kaybeden scorsese, bu filmde ilk defa fassbinder'in kameramanı michael ballhaus ile çalışmış, fassbinder'den hızlı çalışmaya alışkın (10 günde film çekiyor herif) ballhaus'un binbir tane karesi, teferruatlı ayrıntı çekimleri olan after hours'u planlandığı gibi 40 günde bitirebilmesiyle bir nevi hayata dönüyor. ayrıyetten 4-5 milyon dolara malolmuş kaymak gibi bir film sunabiliyor yapımcılara ki, yetmişler deneysel amerikan sinemasının çoktan unutulduğu gişe endeksli seksenler holivudunda woody allen dışında diğer tüm yetmişler yönetmenlerinin aksine hayatta kalmayı da beceriyor.
  • martin scorsese'in underrated filmlerinden biri. zamanında hak ettiği değeri bulamamış muhteşem bir kara mizah örneği. diyalogları, olayların gelişimi her şey ile izleyeni güldürmekten öte şaşırtan; griffin dune'un canlandırdığı paul hackett ile takdir topladığı bir film. heralde paul heckett'ın o tek bir gecede başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

    pepe: art sure is ugly.
    neil: shows how much you know about art. the uglier the art, the more it's worth.
    pepe: this must be worth a fortune, man.
  • martin scorsese'in underrated filmlerinden biri. zamanında hak ettiği değeri bulamamış muhteşem bir kara mizah örneği. diyalogları, olayların gelişimi her şey ile izleyeni güldürmekten öte şaşırtan; griffin dune'un canlandırdığı paul hackett ile takdir topladığı bir film. heralde paul heckett'ın o tek bir gecede başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.

    pepe: art sure is ugly.
    neil: shows how much you know about art. the uglier the art, the more it's worth.
    pepe: this must be worth a fortune, man.
  • garip bir filmdir, nedenini nasilini anlayamadan gerile gerile izlersiniz. ironik bir anlatimi vardir ama aslinda oyle bir hava yaratir ki izlemekten ziyade ayni seyler size de oluyordur sanki.
  • filmin yapımcıları film için "bu acımasız ve hepimiz için özgür şehre kara mizahi olarak bir bakış" olarak yorumlasalarda asıl anlatılmak istenen bir kaçamak uğruna her türlü belaya nasıl bulaşılır sorusunun yanıtı gösterilmeye çalışılmıştır.film ortalara doğru bunalmanıza sebep olsada bence her erkeğin bir şeyler çıkarabileceği veya yaşadıkları ortak şeyleri hatırlayabileceği cinsten.
  • michel gondry'nin science of sleep filminin soundtracki icin if you rescue me adiyla coverlanan lou reed sarkisi.