şükela:  tümü | bugün
  • mükemmel bir peter sellers filmi.

    - what is neo-realistic?
    - no money...

    filmin finali ayrıca muhteşem.
  • film biter bitmez aldığım gazla atladım şimdi biraz daha toparlayayım da yazayım:

    alışılagelmiş peter sellers görüntüsünden alabildiğine uzak, standard mafia görüntüsünde bir peter sellers var filmde. ailesine düşkün, arkadaşlarına düşkün, organize suça yatkın filan.

    1966'da yapılmış olsa da günmüzün so-called 'post modern' sineması ile de ölümüne dalga geçiliyor. bir şekilde selamsız bandosu'nda buradan araklanmış bir çok fikir yakaladım ama, spoil etmeyelim o kadar da.

    polis memuru rolündeki adını hatırlamadığım aktörü başka bir çok filmde gördüğümden eminim ama şimdi gidip imdb'den bakmaya üşendim diyebilirim.
  • peter sellers'ın oyunculuğunu konuşturduğu,müthiş! inglizcesiyle kırıp geçirdiği,cahil halk hakkında mükemmel tespitler içeren izlenesi,izletilesi film.
  • filmdeki şarkılarına hasta olduğum ama hiçbir yerde şarkıların bir izine rastlayamadığım şahane film.. (bkz: yardim)
  • acaip komik sarkilara sahip film. bir ara filmin yonetmeni de filmde goruluyor hatta o sahnede peter sellersin hirsizlik yeteneginin guzel bir ornegini de goruyoruz.
  • nasıl kimse yazmamış..ilginç. bir vittorio de sica filmi. yıllar önce filmi cnbce'de komedi filmi olarak tanıtıldığını görüp vittorio de sica ismini duyunca, "nasıl yani ?" dediysemde filmin başlamasından 10 dakika sonra gülmekten kanepeden düşünce "ha evet oluyormuş demek ki" demiştim içimden, oluyormuş hem de başyapıt oluyormuş. peter sellers'ın slapstick olmayan rollerinden bir tanesi ve filmde üstün bir performansı var, film endüstrisiyle olabilecek en zeki ve kıvrak biçimde dalga geçen enfes bir film. kesinlikle bir pazar sabahı komedisi değil, ciddi izlenmesi gereken ciddi anlamda güldüren bir komedi filmi.
  • peter sellers'ın the hollies ile birlikte söylediği jenerikte çalan pembe pantervari / $en $akrak bir $arkısı vardır ki; filmi izledikten be$ yıl sonra bile ilk notasını duyunca filmin ilk karelerini anımsatır...

    verse 1:

    who is the fox? (i am the fox)
    who are you? (i am me)
    who is me? (me is a thief)
    you'll bring your poor, poor mother grief, so

    chorus:

    after the fox, after the fox
    off to the hunt with chains and locks
    so, after the fox, after the fox
    someone is always chasing after the fox

    verse 2:

    where is the gold? (it's on the truck)
    where's the truck? (i won't tell)
    you must tell (then i will lie)
    you'll make your poor, poor sister cry (ha ha ha...), so

    [repeat chorus]

    why do you steal? (so i'll be rich)
    why not work? (work is hard)
    you'll be caught (i never fail)
    all little crooks wind up in jail (not me, not me), so

    [repeat chorus ]

    after the fox
  • --- spoiler ---

    filmde, ya$lanmi$ bir hollywood stari olan tony powell ile film cekmek isteyen fabrizzi, tony ile tani$mak icin otel odasina girer, tony'nin menejeri kapiyi acar. fabrizzi, kendisini tanitmak icin adini soyler.
    - federico fabrizzi.
    - sorry, i don't speak italian.
    - i am federico fabrizzi.
    sadece $u diyalog icin bile, hakkinda destanlar yazilmasini hak eden bir filmdir.

    fabrizzi, tony'nin menejerine telefon acar ve filminin "neo-realistic" bir film oldugunu soyler, tony bunun ne oldugunu anlamaz ve menejerine sorar:
    - neorealism ne demek?
    - parasiz bir film demek.

    bu kisim ise, filmin yonetmeni vittorio de sica'nin, daha onceden kendi cektigi filmler ile hafiften makara yapmasidir. google ara: "italian neorealism movie vittorio de sica"

    her sahnesi ayri guzellikte, her karakteri ayri muhte$emlikte bir filmdir.

    --- spoiler ---
  • ayrica ekleyelim, filmin ba$idaki (banka aracina kurulan) tuzak sahnesinde, miss okra'yi canlandiran maria grazia buccella playmen dergisinin 1976 yili kasim guzelidir.