şükela:  tümü | bugün
  • yaşlandığınızda özlenen şeylerin başında gelen eylem. çoğunuz en son ne zaman ağaca çıktığını hatırlamıyordur bile ama biliyorum ki ağaca tırmanamayacak kadar yaşlandığınız zaman tek düşündüğünüz ağaca çıkabildiğiniz o güzel günler olacak.

    mesele eriğe elmaya dalmak değil, yakalanma riskiyle yaşadığım heyecan da değil, olay ağaca tırmanmak. haydi canlar çıkın sokaklara, hala yapabiliyorken tırmanın ağaçlara!!

    gelen mesajlar üzerine edit: ataköyde harika bir dut ağacı biliyorum ilgilenenlere koordinatlarını verebilirim.
  • ağaca tırmanmak denince aklıma hep küçükken aşık olduğum bir kız arkadaşım gelir. uzun kıvırcık saçları ve okyanus kadar güzel gözleri vardı. gerçekten çok güzel bir kızdı ve ben ağaca tırmanmaktan korkan bir çocukken o hiç korkmadan tabiri caiz ise maymun gibi tırmanırdı. şimdi "aşık olduğu kişiyi insan maymuna benzetir mi?" diye sorabilirsiniz. "o zaman aşıktım şimdi değil" diye cevap veririm ben de. ayrıca kendisini değil ağaca tırmanışını maymuna benzettiğimi de eklerim cevap veremezsiniz. sinirlendirmeyin insanı. neyse, ben parende atamazken o üst üste parendeler atardı. kolları benden daha kaslıydı. bizimle futbol oynardı ve neredeyse bizim kadar iyi oynardı. hem aşıktım hem de hayrandım kendisine.

    yakın zamanda kendisi ile bir şekilde görüştük. hala çok güzel ve gözleri hala masmavi engin okyanus gibi ama artık içindekiler çok farklı. konuşmamız boyunca en çok kullandığı kelimelerden "yıkılıyoo" ve "inanmıoroom" oldu. karşımdakinin aynı kişi olduğuna inanmakta güçlük çektim.

    işte hayat ve değişim..

    ağaçtan inip caddede yürümeye başlamak her zaman gelişmeyi göstermiyormuş demek ki.
  • küçükken ağaca tırmandıktan sonra kalın bir dala ayakları kelebek yapıp gövdeyi aşağı sarkıtmak da iyidir. netekim insan da ağaç gibidir, yaşken eğilir.
  • çok eski atalarımızın beslenmek, barınmak ve yırtıcı hayvanlardan korunmak amacıyla zorunlu olarak yaptığı eylem. afrika'da halen ağaç evlerinde yaşayan kabileler vardır.

    günümüzde ise genellikle aşağıda sayılan amaçlarla yapılagelmektedir:

    - eğlence, oyun, hobi:
    özellikle çocuklar için eğlencelidir. sık yapraklı ağaçlar, saklanmak için, meyve ağaçları dalmak için idealdir. ağaç dallarına salıncak kurulur. batı ülkelerinde "ağaç evi" yapmak birçok çocuğun ve hatta yetişkinin hayalini süsler.

    ağaç otelleri bile vardır. örneğin: kadir's tree houses. keza, lüks ve konforlu, çok odalı ağaç evleri bulunur. bunları inşaa eden profesyonel şirketler ve bu konu ile ilgili televizyon dizilerini hatırlayınız (bkz: treehouse masters).

    - spor:
    ağaca tırmanmak, giderek popülerleşen bir spor dalıdır. uluslararası düzeyde şampiyonalar düzenlenmektedir. bu alanda uluslarası çatı örgütleri de mevcuttur. örneğin:

    - "tree climbers international". web sitesi: treeclimbing.com
    - "isa international society of arboriculture". web sitesi: www.itcc-isa.com
    - "global organization of tree climbers". web sitesi: www.gotreeclimbing.org

    - beslenme (hasat):
    çağdaş tarım teknikleri ve kültürleme sayesinde, görece küçük ve alçak meyve ağaçlarından daha fazla ürün elde edilebilmektedir. böylelikle, daha hızlı, verimli ve ekonomik bir hasat mümkün hale gelmiştir.

    buna rağmen; dut, çam fıstığı gibi yüksek ağaçlarda veya aguaje ve hurma gibi yüksek palmiyelerde yetişen bazı meyveleri toplamak için halen tırmanmak gerekebilmektedir.

    - budama (ağaç bakımı veya hayvanlara yem sağlama):
    şehircilik ve çevre düzenleme çalışmaları bağlamında ağaçların budanması yaygındır. bu amaçla genellikle alet ve iş makinaları kullanılsa da, bazı hallerde görevlinin bizzat tırmanması gerekir.

    öte yandan, özellikle karadeniz yöresinde, taze yem elde etmek için hayvanların çok sevdiği akasya gibi ağaçlar budanır. akasyanın (karadeniz'de "diken ağacı" denir) gövdesi uzun, düz ve dikenli olduğu için buna tırmanmak özel maharet ister.

    - bilimsel araştırma:
    yağmur ormanları; botanik, dendroloji, entomoloji, zooloji, ilaç endüstrisi, müzecilik ve birçok bilim dalının ilgi alanına girer.

    bu bölgelerde habitat genellikle yüksek ağaçların taç bölgesinde yoğunlaştığı için, bilim insanları gözlem yapmak ve numune toplamak amacıyla ağaçlara tırmanmak zorundadır.

    ağaca tırmanırken nelere dikkat edilmelidir?

    en önemli risk yüksekten düşme tehlikesidir. bunun yanısıra, ağaçta barınan arı, kuş ve diğer yabani canlıların saldırısına uğrama, olası yaralanma ve çiziklere bağlı enfeksiyon, alerji ve zehirlenme riski de dikkate alınmalıdır.

    yukarıda ayrıntılarına yer verilen, bilimsel araştırma, spor ve hobi gibi amaçlarla ağaca tırmananlar için özel teknikler ve ekipmanlar mevcuttur. bunlar, özel eğitim almış profesyonellerdir.

    hiç tırmanmamış veya yeni heveslenenler nelere dikkat etmelidir?

    - yerçekimi kanununa saygı duyun. o karıncaya da, insana da eşit davranır. dolayısıyla, her canlı kendi ağırlığından sorumludur.

    - ağacın altındaki zemini inceleyin. sert, sivri taşlar, parmaklık, çit, dikenli tel vb. varsa riske girmeyin. kurumuş dalları olan ağaçların altında durmayın.

    - tırmanmak istediğiniz ağaç hakkında ön bilgi edinin (dalları esnek midir, gevrek midir, dayanıklı mıdır, meyveleri (varsa) yenir mi, vs.)

    - ağaca, doğaya saygı duyun, koruyun. bir çok ağaç muhtemelen sizden daha yaşlı olacaktır.

    - gerekmediği sürece (yemeyecekseniz) meyvelerini, yapraklarını koparmayın. çünkü bunlar birçok hayvan için yaşamsal önemde besin kaynağı olabilir.

    - kavak gibi uzun, düz gövdeli ağaçlara tırmanmayın, ne işiniz var? bu hem zordur, hem de özel teknik ve sürtünmeyi artıran, kaymayı önleyen mekanik aletler gerektirir (palmiyelere tırmanan yerliler veya elektrik direğine tırmanan görevliler bunlardan yararlanır).

    - burası çokomelli: dalların gövdeye yakın, budak kısmına basın. dal uçlarına ağırlık vermeyin. cansız, kurumuş dal ve budaklara basmayın, tutunmayın.

    - gövde üzerindeki kav vb. mantarlara basmayın, tutunmayın. bunlar kaygan veya kırılgan olabilir.

    - bastığınız, oturduğunuz dal sağlam olsa da, elleriniz de boş durmasın. aynı anda başka dallara tutunmayı ihmal etmeyin.

    - incir ağacı oldukça tehlikelidir. odunu yumuşak ve gevrektir. dalları hiçbir belirti göstermeden budağından "pıt" diye kopuverir. anadolu'da "incirden düşen iflah olmaz" denir, doğruluk payı vardır.

    - kuş veya sincap yuvası, arı kovanı, karınca katarı, tırtıl olan ağaçlardan uzak durun. yuvasını savunan bir canlı çok tehlikeli olabilir. örneğin kargalar sürü halinde savunmaya geçer. sivri gagaları ve bıçak gibi sivri pençeleri vardır. arı, karınca ve bazı tırtıllar zehirlidir. saldırı altında panikleyebilirsiniz ve düşme riskiniz artar.

    - içini göremediğiniz delik veya kovuklara dokunmayın.

    - ağaçta kalmış kediyi kurtarmak için tırmanmayın, itfaiye çağırın. aceleyle, temel güvenlik tedbirlerini gözardı etmeniz muhtemeldir. ayrıca, kedi paniğe kapılıp size zarar verebilir. tekrar: itfaiye çağırın.

    - son olarak: bu keyfi güneşli havalara bırakın. yağmurlu, gök gürültülü havalarda tırmanmayın. kayıp düşebilirsiniz. daha da önemlisi: ağaçlara yıldırım düşme riski daha fazladır.
  • insanların zevk amaçlı veya çeşitli meyveleri toplamak veya daha önce ağaca çıkmış hayvanları kurtarmak veya gözetlemek amacıyla ağaçların tepelerine çıkmaları fiili

    (bkz: tırmanmak)
  • inmeyi beceremiyorsanız yapmamanız gereken şey
  • temiz havada, şehrin o tiksindirici gürültüsünden ve sunîliğinden uzakta, uygun dallar bulup bir şekilde oraya yerleşip püfür püfür oturmak için yapılan eylem. hele ağacın meyveleri de varsa müthiştir. meselâ, dut ağacı tam çıkılacak bi ağaçtır. hem yerden yüksektir, hem de dalları iri ve sağlamdır. e tabiî bir de serbetli mi şerbetli dutları vardır. insan oturduğu yerden dut yiyebilir.
  • meyveleri koparıp yemekten cok daha zevkli olan eylem. dikkat edilmesi gereken noktalar vardır: kaygan agaca lastik ayakkabıyla cıkmayı denememek; kiraz, dut gibi boyalı meyve agacıysa ustunu basını boyamamak; recineli bir agacsa oturmamak gibi. bir de bahce sahibine ya da bekciye yakalanmamak lazımdır.
  • üniversite son sınıftan beri tüm cv'lerime yazdığım hobim. bu husus dönem dönem kimi işverenlerce hayretle karşılanmamış değildir.