şükela:  tümü | bugün
  • ağın.. elazığın bir ilçesi..
  • leblebisinin de değişik ve mükemmel bir tadı vardır. (bkz: ağın leblebisi)
  • yeni doğurmuş hayvandan ilk günlerde, sağılan koyu, yapışkan süt .
  • daha cok trabzon/yomra da bulunan bir meyve cesidi. bir digeri icin (bkz: zaktariza).
  • nufus kutugumun oldugu yer. hala dandik bir vapurla gecis yapilan baraj yolunda yaklasik yedi senedir kopru insaati devam et(me)mektedir.
  • agin: sonuna geldiği sözcüklere "dolu, doldurulmuş" anlamı katarak birleşik sıfat yapan farsça kökenli bir sonek. amberagin: amber dolu, mis kokulu; gayzagin: öfke dolu, çok öfkeli; meserretagin: sevinç dolu, çok sevinçli; zehragin: zehir dolu; ...
  • nufusu emekli kitlesine sahip yarim ada gibi bir yer. halki yaz tatillerinde gelir kafa dinler. ilce deki tek banka ziraat bankasidir. kaymakami, emniyeti herseyi vardir, ancak nufusu yoktur. kayitlarda gecen hayalet bir nufusa sahiptir.
  • aginlilar derneginin cikarttigi agin kultur ve sanat dergisi isimli mevsimlik (senede birkac defa cikan) bir dergisi vardir. bu dergide aginlilar, cogunlugu emekli memurlar, ogretmenler, doktorlar vs. olmak uzere, siir, edebiyat, sanat ve siyaset uzerine yazilar yazarlar. yazilarin genelinde ataturkcu, chpci, solcu bir hava hakimdir. bazen de agin'in meshurlarinin anlatildigi yazilar vardir. bu meshur sakalariyla bilinen meczup bir karakter ya da mesleginde bir sekilde basarili olmus birisi olabilir. kim olmus, kim evlenmis gibi bilgilerin verildigi bir kisim vardir derginin sonunda. bir de bazen aginlilarin toplu halde cekilmis eski resimleri cikar kapaginda. birkac kusak once istanbul'a ankara'ya gocmus ailelerin kucuk cocuklari o resimlerde dedelerini, nenelerini ararlar. agin'i o dergiden tanimaya calisirlar.
  • kışın beyazlar altında sessizliğe bürünen, yazın da tatilcilerin gelmesiyle bir nebze de olsa kalabalıklaşan şirin ilçe. erkeklerden ziyade kadınların sözü geçer ağın'da.son söz kadına aittir. çocuklar babadan değil anneden korkarlar hep orda. azcık da sivri dilli insanlardır ağınlılar.