şükela:  tümü | bugün
  • bir i$i isteksizce yapmak ya da yapiyor görünmek.hayir madem yapmak istemiyorsun söyle o zaman be adam.nedir yani ?
  • bir de agirdan satmak vardir.. (bkz: kendini agirdan satmak)
  • bir de hafif dawranmak, fazla yüklenmemek gibi anlamı wardır... mesela diyerek açıklayalım;

    - sencer abi, maykıl’la ortamlarda karşılaşıyoruz paso bana laf sokmaya çalışıyo !
    - “ağırdan al” yiğidim, avrupa birliğine girelim, o vakit sitersin onu...
    - ee burama geldi artık abi, neyse vatanım için yine ağırdan alacağım, pasifçe...

    ayrıca alttan almak da denebilir buna.
  • söz konusu olan şey flirt aşamasındaki bir ilişki ise, bunun sebebi önceki yaşanmışlar, onlardan kalan yorgunluk, ve aynı şeyleri tekrar yaşamama korkusudur. bir de flirt'ü uzun tutmak olabilir bunun sebebi ama yine de bazı şeyleri kaçırmamak adına çok da bokunu çıkarmamak gerekir. arada bir hızlanmakta fayda vardır.
  • (bkz: teenni)
  • zamana karsi koymaya yeltenmektir. omru uzatmasa da alinacak tadlarin suresini uzatacak biraz daha yavas gecen o zamanda bunu daha fazla dusundurecek sekilde, zamanin bir yerinde durup kaldigi icin ve hic bitmedigi icin uzerimizdeki hafifligi gittikce agirlasan askı hangi kelimelerle hirpalayip, yok edecegimizi bilinemeyisinin acisiyla guvenli yavaslik devam eder. ofke her zaman yenik duser ve her kesikten sonra daha cok aglatir.

    the time is gone, the song is over,
    thought i'd something more to say
  • aslında istesem ağzına sıçarım bunu biliyorsun ama yapamıyorum işte. neden? seni üzgün görmeye dayanamıyorum. çünkü ağırdan alabiliyorum. almaya zorlamıyorum kendimi. çünkü bu yükü kaldırabiliyorum. ve şunu bil ki beni içten içe delirtiyorsun. cidden. çok öfkeleniyorum sana. ama olsun. çünkü dayanamadığım birşey varsa o da seni mutsuz görmek.