şükela:  tümü | bugün
  • kimi zaman insanın, kendisini utandırabilecek sesler çıkartmasına yol açan ve bir müzisyen için adeta refleks halini almış çabalardır. prim yapmak açısından pek vasıflı olduğu söylenemez. bu eylem esnasında yanınızda başka arkadaşınız bulunuyorsa eğlenceli bir hal alabilir, çıkan sesler de daha fazla nitelik kazanabilir hatta yer yer kulağa pek hoş gelebilir. birkaç enstrümanda kullanılabilecek teknikler:

    elektro gitar: (ritm) jın jın, ıjın ıjın, cıgıcın cıgı cıgı.. (solo) dülürili dülürili...
    davul: tabarrata tabarrata dışada dış dubada...(diye uzayabilir)
    bass: (normal) bım bım dbım bım.. (slap) dpeynk peynk drpıdeynk..

    bir ezgiyi, enstrüman vurgusu olmaksızın mırıldanmak adına ise, ağızdan çıkan her ses kullanılabilir, hatta "zü" "züpa" "züpatü" şeklinde bu işi başaran insanlar da gördüm. "dı" "dırım" "dını" sanırım en kullanışlıları.
  • (bkz: saksafon)
  • (bkz: beatbox)
  • geçtiğimiz günlerde boya yapmaya gelen ustanın yaptığı şeydir.
    adam ağzınla trompet çalıp, bir de üstüne tumbanın başına oturdu.
    işin benim için enteresan olan kısmı ise, armağan'ın (ki adı budur) ağzı ile realistik bir trompet tonu yakalayıp, parça seçimlerini ise caz standartlarından (song for my father, blue bossa ve take five) yapması oldu.
    3 ay sonra yine boya yaptırmazsam namerdim.
    ayrıca (bkz: fırçana bayıldım boyacı)
  • düba dıs diye değilde, bin türlü hayvanın sesini taklit ederek kendi içinde birtakım kurallar ve disiplinle uzun yıllardan beri yapılan şaman aktivitesi. ağızlarını bir enstrüman gibi kullanarak, ağızla müzik yaparlar.

    (bkz: throat singing)
    (bkz: gırtlak çalma)
  • (bkz: vokaliz)
  • bazı insanların çok iyi bir şekilde gerçekleştirdiği olay, ayrıca ağızla birden çok enstrüman sesini aynı anda çıkaranlar polifonik insan sıfatına nail olurlar
  • (bkz: voice male)
  • melodili ıslık çalmak.