şükela:  tümü | bugün
  • bıraktığım plaklarımı alamadığım insanı hatırlatan şarkı...
    hiçbir düş yaralanmaz gerçekle dedirten ezginin günlüğü parçası...
    daha ne olsun...
  • tango ritminde çok güzel sözlü ezginin günlüğü parçası..

    "yağmur olur geçen yıllar
    semsiyen var mı?"

    "gel duman gizlesin yüzümüzü"

    "bir sigara ver bana!"

    *
  • ilk sözleri ile;

    "...ağladığın gecelerde şarkılar söyle kurtulursun
    elleri var karanlığın, dokununca korkma sakın..."

    ya bir gün benden bir can dünyaya gelir
    o can da bu dünyada benimki gibi yanarsa
    ben de ona bu şarkıdakileri söylemek zorunda kalırsam dedirten
    dedirtirken insanın içini acıtan şarkı.

    insan kendine mi ağlasın, çocukluğuna mı, geleceğine mi...
  • ruh haline göre güzelleşen şarkı.
  • yakın bi zamana kadar varlığından bihaber olduğum için, kendime sıkı küfretmeme neden olmuş ezginin günlüğü şaheseri..
    insanda sigara yakma isteği uyandırıyor..
  • "bir sabah bakıyorsun herkes gitmiş..."

    müjdeli bir gün gibi.
  • büyüleyici bir tınıya sahip bu şarkı. içinizde çok derinlerde bi yerlere dokunuyor, gidiyorsunuz, atmosferine kapılıp soyutlayabilirsiniz kendinizi her şeyden...

    enfes...

    " ölüm dediğin aslında yalnızlıkmış.
    bir sabah bir bakıyorsun, herkes gitmiş. "
  • bir gece, önemli olayları düşündüğün yerdesin.
    yatağın belki de koltuğun. geçmişte kalan pişmanlıkları temize çekiyorsun, bir daha yapmamak için. karanlık seni içine çekiyor, elleri de var.

    geçen yılların acıları ve pişmanlıkları yağmur olmuş yağıyor. yalnızsın ve ölüyorsun.

    geçmişe ağlarken, bir gün habersiz geliyor sevgili. geçmişten. onun da elleri var, gece gibi. dokunuyor sana ve rüya başlıyor.

    ağladığın gecelerden ve rüyalardan uyanmak için şarkı söylemeni öğütlüyor bu derin melodi sana.
    hayaller ile gerçekleri çarpıştırdın mı, sen zarar görüyorsun. işte bunu çakıveriyor sımsıkı.

    çok yaşa be.
  • akordeonun hüznü var bu şarkıda. hem tatlı, hem vurucu.
  • etraf sessizleştiğinde, sadece bükemeyenler zamanı kalırlar geriye. geldikleri ve gidecekleri yerler belli değildir, yalnızlığa da alışamamışlardır zaten. alamasalar da denizler altında nefes, bilirler geçmişi. ağlayamamanın ne demek olduğunu, üzülmeyi ve sevinmeyi unutanların seçilmiş mi yoksa lanetlenmiş mi olduğunu gölgeler, karanlıkta dans ettiğinde öğrenmişlerdir. ve kaçarken ışıktan saklanmıştır sensizliğinin gölgesine.

    ağladığın gece yırtılacak gök, yükselecek dağlar ve bir beyaz tren gelecek uzaktan, umudun treni. sen dalarken derine ve ileriye, sensizlik bile acıtmayacak artık geceyi, şiiri ve aşkı.