şükela:  tümü | bugün
123 entry daha
  • "geçecek". aslında bilmiyorum, ağlayan bir insan gördüğüm zaman nedeninden, cinsiyetten bağımsız içim cızlıyor çünkü. cumartesi eve giderken geçtiğim parkın çimenlerinde oturup ağlayan genç bir kız gördüm, o anda duramadım ama sonradan aklıma gelince keşke yapabilceğim bir şey olup olmadığını sorsaydım diye düşündüm, belki sınavı kötü geçmişti yada başka bir şey bilemiyorum ama ağlayan insan görünce sarılamasam bile geçecek diyesim geliyor. en çok inanmak istediğim şey olduğu için galiba. geçmese bile şekil değiştireceğine, acıtmayacağına, her şeyin elinde sonunda zamana yenileceğine inanmak en kolayı sanki.
  • sarılmak... ben yanındayım demek
  • bir şey söylemeyin. hafif etli merveyi çağırın, o halleder.
  • no, woman, no cry...
  • yanında sessizce oturup, içini dökmesine izin vermektir. bazen söyleyeceğiniz hiçbir şey etki etmez ve bazen insan sözlerden ziyade sadece birinin yanında olmasına ihtiyaç duyar. o zaten gerektiği kadar ağladığı ve kendini iyi hissettiği zaman sizin devreye girmeniz daha uygun olur. sözler her zaman için gelir geçer ama davranışlar çok daha unutulmaz olurlar.
  • bu konuda hiç iyi değilim sanırım. komiklik yapmaya çalışıyorum ya da kendi haline bırakıyorum bir süre. sarılıyorum tabii ki.
    dedim ya hiç iyi değilim..
  • ağlama la karı gibi
  • o ağlayan kadın kızınız ise şudur:

    "ben dört kez yattım. bir kez de senin için beşinci kez yatarım. sıkıntı yok. sil göz yaşını".

    herkes beni sakinleştirmeye çalışıyor. azdan az çoktan çok. kızımı üzerini ben de üzerim. fena halde. elim kolum titriyor.

    not: annem, annelik hakkını koydu. hukuk yolunu deneyeceğiz... umarım adalet yerini bulur.
  • john berger, “buluştuğumuz yer burası” adlı kitabındaki lizbon bölümünde şöyle diyor:

    “annem ağladığı zaman yüzünü benden başka bir yana çevirmeye çalışırdı. o ağlarken ben beklerdim, uzun bir trenin hemzemin bir geçitten geçip gitmesini beklediğim gibi.”

    gerçekten de erkeğin en büyük çaresizliği, karşısında ağlayan bir kadına bir şeyler söylemesi gerektiği anda ortaya çıkıyor. söyleyeceği herhangi bir şey durumu daha da kötüleştirebilir. hiçbir şey yapmamak da duyarsızlık ve kabalık olarak anlaşılabilir.

    inanın ne yapılması gerektiğini ben de bilmiyorum. bu yüzden john berger gibi, sadece bekliyorum. uzun bir trenin hemzemin bir geçitten geçip gitmesini beklediğim gibi bekliyorum.
102 entry daha