şükela:  tümü | bugün
  • bir kampanya. biz efendi efendi fikrimizi beyan etmiş; etliye sütlüye karışmadan demişiz ki "net bir şey söyleyemeyiz...". bunun karşılığı olarak da öldükten sonra yaşam varsa arafta kalmayı talep ediyorum. şimdi hakkında kesin olarak konuşmak istemediğim bir şey yüzünden neden cehenneme gideyim ki mesela?
  • mark ölüm döşeğindedir, papaz gelir günah çıkarmasını ve şeytanı lanetlemesini ister, mark "nereye gideceğimi bilmeden kimse hakkında yorum yapmak istemiyorum..." der...

    araf da o kadar güzel bir şey değildir hani anlatılanlara göre. dünyadaki en kötü şey arada kalmaktır eğer varsa diğer dünyalarda da arada kalmanın iyi bir şey olduğunu sanmıyorum...

    yine de kampanyanı destekliyorum +1...
  • şimdilik araftayım
    firardayım
    hastayım hatta
    kimbilir kaç bahar sonra iyileşir yürek
    bir haftayım on günüm son günüm hatta
    belki ölmek için bile yardımın gerek.
  • dusunce guzel fekat "araf" diye bir yerin olup olmadigini da bilimsel acidan kanitlayamayacagimiz icin kampanya coker.
  • bu kadar tırsıyorsan teist ol bence. en fazla boşa ibadet yapmış olursun. dedirten başlıktır. ama tabi bir de şu var, benim gibi eğer öbür taraf varsa sorgulayanların sorgulamadan itaat edenlerden daha önde olacağını, eğer bir tanrı varsa öyle olması gerektiğini düşünüyor isen işin zor *
  • kesinlikle katılmadığım kampanyadır. nedenine gelince şöyle iliştireyim.

    şimdi teistleri (kitap inen dinler) ve a-teistleri (bütün dini inançları ret eden) bir kumar masasında düşünelim. 3 oyuncu isevi, musevi, muhammedi ve sonuncu oyuncu a-teist. e her kumar masanın bir de yancıları vardır. (agnostik, deist vs vs.) kumar masasında oyun başlıyor. musevi dinine göre allah ve cennet/cehennem kozunu sürer. masadaki diğer iki teiste göre museviliğin hükmü kalmamıştır. oradan yürümeye başlarlar. ateiste göreyse hepsi yanlış argümanlardır. kendi kozunu sürer ortaya.
    masanın yancıları var dedik ya. hangi teist allah var dese "evet var var" diye masanın yanında konuşur. ateist peygamberler konusuna gelince ben peygamberlere inanmıyorum demeye başlar ve masanın yanında duruma göre bir teistleri, bir ateistleri desteklerler. yani bir nevi (bkz: hem ayranım dökülmesin, hem götüm sikilmesin) modundadırlar.
    teistlerin kesin ve katı kurallarına göre dine ve peygamberlerine iman yoksa cehennem kapıları onlara da açıktır.

    öyle arafta kalayım, hem ayranım dökülmesin,hem götüm sikilmesin diye bir şey yok. o ayran dökülür benden demesi. masada olan kumarda tarafını net seçeceksin. bunu iki renk ile ilişkilendirme yaparsak ya siyahtır, ya beyaz. gri denen rengi kabul etmez yaratıcı (!) dediğiniz şey.

    hadi bakam bebelerim cehennem çok derin değil. boyu geçmiyor. nasıl diyorlardı !! hah hatırladım. (bkz: ateş seni çağırıyor).

    not : 100 metre şirki , 10 saniyenin altında koşan spor.
  • bir gün aniden zihnime şimşek çaktı, sanki ağır bir yükün altından çıktım, kabustan uyandım. bir baktım yeşillikler içindeyim ve her yanda rengarenk kelebekler. bütün insanlar tek bir sofrada, kimisi şarap, kimisi susurluk ayranı içiyor kahkahalar attıran sohbetler eşliğinde. aaa dünya ne kadar güzelmişde ben farkında değilmişim diye kendi kendime söylenirken, bir el omzuma dokundu "burası dünya değil" dedi. nerede olduğumu o zaman anladım.

    bu hikayeyi, çok sevdiğim sözüne güvenilir birisinden dinlemiştim. hoşuma gitti, size de anlatayım dedim.
    fena olmadı.

    ve bir soru: araf'ta olmadığınızı nereden biliyorsunuz?

    duzeltme: imla
  • töbe deyiniz
  • 33 bin volt olduğunu söyledikleri elektriğe maruz kaldım uzun zaman önce.

    kalbim yeniden çalıştırılıncaya kadar geçen zaman sanırım 10 dakikayı geçmiş. o arada bir çalışıp bir durmuş olduğunu söyledi doktorlar.

    vücudumun üçte biri yandı, saçlarımın yarısı, kaşım, kirpiklerim, vücudumun bir tarafındaki tüm kıllar ve üçüncü derece yanıklar.

    sadede geleyim, kalbimde nasıl gavur inadı varsa artık, hem ölümle cebelleştiğim o flu 10 dakikalık zaman diliminde, hem de ikide bir nakledildiğim çeşitli hastanelerde, bir durup bir çalışmış benim emektar. doktorlar bu sürecin 20-30 defa tekrar ettiğini aktardılar.

    bu ölüm ve yaşam bankoları arasında mekik dokuduğum saatler içinde ne gördüm biliyor musunuz arkadaşlar ? hiç. mutlak karanlık...

    ışıklar içinde uyu diye çok da beğendiğim bir dileğimiz var ya, ben şahit olmadım ışıklar sönüyor dostlar.

    masallar gibi, bir varmış bir yokmuş diye başlarlar.

    edit : bir takım düzeltmeler imla vesaire.
  • uzun zamandır bir başlığa bu kadar gülmemiştim. kılıçtan keskin, ince bir mizah.
    yazanı kutluyorum gönülden.

    lakin,yüzümde gülümsemem dondu birkaç entari okuyunca. oturmuş ciddi ciddi cevap yazıp, din-ayet kasıvermişler.

    artık insanlar birbirini dinlemiyor, anlamıyor.
    neyi istiyorsa onu anlayıp, bildiklerini okuyorlar.
    maalesef.