şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ben)
  • bön bakan, düşünmeden hareket eden kimse.
  • en sevdiğim kaz türü, binbir çeşitle besleyip şekle şemale geldikçe yerlerde yuvarlatılası, ikinci en sevdiğim kaz da olur olmaz karşınıza çıkıp çarpık ana fikirli hikayeler anlatan tuhaf guus leydi idi, en büyük hayalim agonpumun kazının büyüyüp guus leydi olarak kariyer yapmasıydı, ama benim japon balıklarım bile ağır depresyonla kavanoz camına yapışıp kalıyor, niye bu kadar kaptırıyorum ki kendimi..
  • agop efendi kazları kilo alıp ağır çeksin diye ekmeği topak topak edip hayvanın ağzından içeri teper. sonra da gagasını kapatıp boğazından aşağıya kaydırarak kazları besler. hikayeden yola çıkarak çok yemenin yanı sıra çiğnemeden yutan insanlar için de kullanılan bir benzetmedir.
    kaz yutar da mehmet yutamaz mı diyerek haşlanmış patatesi bir lokmada yemeye çalışan sivaslı mehmet arkadaşımız patates boğazında kalınca yanmış, üç gün hiçbir şey yiyememiştir.
  • çiğnemeden yutan çocuklara anne tarafından yapılan uyarının baş kahramanı.
  • gorme ozurlu olan hayvandır. bu nedenle onune geleni cignemeden mideye indirenler icin agopun kor kazı gibi yutuyor denir. cok sevdigim ve her fırsatta kardesime soyledigim sozdur.
  • orta anadolu'da "abudun gazı" olarak anılan söz öbeği.
  • bizim oralarda (bkz: kars) "agof'un gazı" derler bu kaza. ayrıca ailem tarafından ben böyle çağrılırım.
  • şu yaşıma kadar çevremden hiç duymadığım deyim. güzelmiş, kullanmak gerek.