şükela:  tümü | bugün
  • ing. (taraflarin) anla$amadiklari gercegi disinda hicbir seyde anlasamamalari, bu durumu belirten deyim.

    "greece & turkey agree to disagree on cyprus" gibi..

    benzeri bir konu da (bkz: love to hate)
  • türk insanının lügatında ve haliyle de kültüründe olmayan bir kavram.
    "anlaşamadığımızı kabul edelim".. düşünebiliyor musun bir türkün bunu söylediğini?
    ben düşünemiyorum, türküm oradan biliyorum. yıllardır bu ülkede yaşarım bu cümlenin kurulduğuna da denk gelmedim. bizde anlaşamadığında küfür -> adam öldürme arasında bir noktada agree olunur.
  • demokratik müzakerenin ön şartıdır bu. hatta demokrasinin...
  • ingilizce'de, tartışmada bir anlaşmaya varılamadığına en azından anlaşamadığımız konusunda uzlaşalım anlamında "let's agree to disagree" denir. bir nevi "sana katılmıyorum ama düşüncene saygı duyuyorum" da demektir. o noktadan sonra kimse üstelemez. iki taraf da medenice tartışmayı bitirir ve başka konulardan bahsetmeye başlar.
    bizim kültürümüzde malesef karşılığı yoktur. keşke olsa!
  • diplomaside ve genel olarak siyasal tartışmalarda, tarafların birbirlerinden farklı siyasal görüşleri ve çıkarlarının olması sebebiyle farklı siyasal tavır almalarını normal hale getiren ve demokratik siyasal yaşamın devamı için olmazsa olmaz olan yaklaşım. türkiye'de ise holigan kültürünün egemen olduğu siyasal arenada bu yaklaşımın gelişmesi için daha uzun süreye ihtiyaç var gibi gözüküyor. özellikle sağ siyaset, bu konuda son derece yetersiz.
  • ing. anlaşamama konusunda anlaşabilme.
  • diplomasinin gereklerindendir. öyle devlet adamı falan olmaya gerek yok, iş hayatında, ev hayatında veya sosyal yaşamın her hangi bir anında kullanılması gerekir. iletişim veya kişisel gelişim eğitimlerinde kazan, kaybetikileminde karşılıklı olarak 4 farklı durum varmış gibi anlaşılmasından ötürü anlatıcının alternatifler üretilmesini istediğinde bu durum katılımcıların aklına gelmez çünkü kültürümüzde yeri yoktur. şunu unutmamak gerekirki şimiye kadar kültürümüzde olmaması bundan sonra hayatımıza girmesine engel değildir. eğer ikimiz de kazanamıyorsak *illa ki birimiz haklı ya da kazançlı olmak zorunda değil, anlaşamıyoruz o halde zorlamalım demektir.
    (bkz: haklı değil mutlu olalım)