şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanın kafasının bozulup canının şiddet çektiği durumlardır. sigaranın bitmesi baş, mide gibi bi bölgenin ağrıması benzeri basit sebeplerle doğabileceği gibi bazen durup dururken de oluşabilir. sıklıkla oluşursa bir uzmana danışılabilir.

    durumun yan etkilerinden biri insanın olmayan kelimeleri götünden uydurmaya başlamasıdır.
  • bu durum içinde bulunan insanlara agresif derler, onları gidiler...
  • (bkz: saldirganlik)
  • turkce de olmayan 1 kelime
    ingilizce karsiligi icin (bkz: aggression)
  • bağcı dövme dürtüsü.
  • geçmişten kalan genetik aktarımların, vuku bulduğu bir doğa olayı

    --- spoiler ---
    insanlardaki saldırganlığın klinik tezahürleri (kaplan ve sadock 1994, kaplan ve sadock 1996, kaplan ve sadock 1998): bâzı çocuklar doğuştan irritabldırlar ve hafif doğum travmaları ve beyin anoksisi, kişinin ileride şiddet göstermesi riskini arttırır. şiddete başvuran suçlularda normâllerden daha yüksek oranlarda silik nörolojik bulgulara rastlandığı bildirilmiştir. bos 5-hiaa düzeylerinde düşmeyle de şiddetle karakterize suçlar, piromani ve vahşice intihar teşebbüsleri gibi impulsif davranışlar arasında ilişki bildirilmiştir. benzer ilişkiler diğer dürtü denetim bozuklukları (kleptomani, piromani, patolojik kumar oynama, trikotillomani, aralıklı patlayıcı bozukluk), yeme bozuklukları (anoreksiya ve bulimiya nervoza) ve obsesif kompulsif bozukluk (okb) arasında da bulunmuştur. aile içi şiddet şiddeti doğurur; dayak yiyerek büyüyen çocuklar dayak atan yetişkinler olurlar (balcıoğlu 2000). bâzı kültürlerde şiddet davranışı çocukluktan çıkıp büyümenin, “erkek olmanın” gösterisi olarak kabûl edilmektedir. bu gibi gençler genellikle çeteler kurarlar ve bu “gang’lerin” belli kuralları vardır. yalnızlığı tercih eden, ne yapacağı önceden bilinemeyen ve saldırgan bâzı kişiler ise bu gruplara dahi intibak edememektedirler. saldırganca veya şiddet dolu davranışın ayırıcı teşhisi nonspesifiktir. antisosyal ve borderline’larda şiddete sık rastlanır. şizofrenlerde işitme hallüsinasyonlarına ve pasivite yaşantılarına bağlı saldırganlık görülebilir. persekütör tip hezeyanlı bozukluk ve diğer paranoid sendromlarda hastalar şiddete başvurabilir. manik hastalarda, bilhassa disforik duygudurumu içerisindeyken, en ufak uyarana aşırı tepki verme görülebilir; kezâ, aşırı eksite manikler çok saldırgan olabilirler. temporal epileptiklerde, iktal değil de, interiktal dönemde irritabilite ve saldırganlığa sık rastlanır (trimble ve boiwig 1986, bear ve ark. 1984, bear 1991, doksat ve ark. 2000). frontal sendromlarda, alkol, amfetamin ve kokain gibi psikostimülan maddeleri kullananlarda şiddet nâdir değildir. özellikle entoksike vaziyetteyken, alkol alanlarda aile içi şiddete, hattâ homiside varan davranışlara rastlanabilir. aralıklı patlayıcı bozukluk’ta saldırganlık kardinal bir bulgudur. geri zekâlılarda impulsiviteye ve ehemmiyetsiz saldırganca davranışlara normâllerden daha sık rastlanır. beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan aşırı derecede saldırganlık akla altta yatan baka bir psikotik bozukluğu veya epilepsi, tümör, subakut ensefalit, tuberos skleroz, dejeneratif hastalıklar gibi özgül beyin patolojilerini getirmelidir. çocukken karşı çıkma bozukluğu, dikkat eksikliği aşırı hareketlilik bozukluğu ve davranım (conduct) bozukluğu, özellikle de bunların kombinasyonunu gösteren vak’alarda saldırganlığa sık rastlanır. davranım bozukluğu, madde kullanımı ve depresyon beraberse ciddi intihar riskine delâlet eder. küçükken fizik ve cinsel tâcize uğrayanlarda şiddet oldukça fazladır. çocuklarda ve yaşlılarda benzodiazepinler paradoksal ajitasyona, öfke tepkilerine, hattâ süisidal davranışlara sebep olabilmektedir. kortikosteroidler ve vücut geliştirmek amacıyla kullanılan anabolizan steroidler eksitasyona, psikoza ve saldırganlığa yol açabilmektedirler. cinsel sapmalarda, özellikle sado-mazokizmde şiddete sık başvurulur. hiperekpleksi sendromlarında (latah, miryachit, jumping frenchmen of maine, gilles de la tourette bozukluğu) refleks olarak vurma, ekofenomen veya agresif patlama tarzında şiddet görülebilir (doksat ve ark. 1993).
    --- spoiler ---

    sanıldığının aksine agresyon yönlendirilmesi gereken aslında bastırılmasının sakıncalı olduğu bir fenomen olarak ele alınabilir. agresyon ilkçağ toplumlarından bu yana, özellikle kutsal metinlerde incelenen ve ne kadar genlerimize işlendiğine şaşırmamamız gereken olaylar bütünüdür.habil ve kabil tanrıya sunduklarında eşit bulunmadılar. kıskançlık yüzünden, çekememezlik yüzünden olan bu ilk cinayetin kabil'i (veya kayin, cain'i ) hayatta kalıp çocukları olacak olandı. biz o genlerin devamıyız.bastırmaya çalıştığımız agresyon, gerilmiş kas, kas lifi boyunca tenden akan ter, çekilmiş tetik, gez , hatta göz arpacık. savaşların hepsi, hep kontrol ettiğin o öfkedendir. kurban etmeyi kurban olmaya tercih ettiğimizdendir. belki de tersi.

    (bkz: kardeşini öldürmek)
    (bkz: kardeşini öldürmek/@nojoke)
  • arada ortaya çıkar bende, böyle birden coşan mangal alevi gibi, vuuuf, iğrenç konuşurum, sözlü taciz ederim, buz gibi bir şey, hiç bastıramam, geçer gider.

    çok nadir olur ama bilirim, o yüzden sinirli insanları anlarım. pis bir durumdur agresifleşmek, nedeni niçini her zaman belli değildir, bu enrtyi çok az insan anlayabilir, sinirlenip car car bağırmaktan bahsetmiyorum, başka bir durum bu.
  • özellikle sinemada hatta edebiyatta dozu kaçmış ve durduk yere göze sokulan agresyon yönetmenin kendisi için ihtiyacı olan tedavi öğesi gibi geliyor. yani diyorum ki, senin bilinçaltını kustuğun sanat terapisi çıktıların da, iyileşme denemen de sanat eseri değil bana göre, sadece vaka dosyan..
  • bulaşıcıdır. agresyon yüklü, patlamaya müsait bir ortamda çalışıyorsanız mesela, fena bulaşır. ruhunuza işler. plaza ortamından bahsettiğimi filan sananlar lütfen şöyle köşeye ayrılsın.