şükela:  tümü | bugün
  • işbu entry 22 nisan gecesi yazılmıştır.

    türkiye'de bir çok tatil beldesi ve bölgesini gezmiş biri olarak net bi şekilde söyleyebilirim ki kesinlikle harcanan para ve emeğe değmeyecek bir tatil yaparsınız burada. bir tatilden beklentiniz nedir bilmiyorum, saat 10'dan sonra çay içecek tek bir yer dahi bulamayacağınız bir mahrumiyet bölgesinde, odasında su bile bulundurmayıp suyu 10 liraya satan otellere gecelik 300 liradan fazla para vermek ve her adımda tokatlanmak gibi bir hobiniz varsa okumaya devam edin.

    bi kere buraya arabasız gelmeyi unutun. otobüslerin 4 saat falan sürdüğünü söylüyorlar. arabanız varsa, avrupa yakasından üçüncü köprüye dalıp, şile yolundan devam ediyorsunuz, şile'den sonra yaklaşık 40 kilometre inişli çıkışlı dolambaçlı ve tehlikeli bir yolumuz var. vardığımızda yaklaşık 160 km yol yapmıştık (sultangazi - ağva), normalde 5.5 lt / 100km yakan aracım 8.8 lt / 100km benzin yakmıştı ortalamada ve sadece gidiş için toplam 38 lira civarı hgs ücreti ödemiştim. buradan bi başlayın.

    ha gittin, nerede kalıcan. kimi arayıp sorsan 250-300'den kapı açıyor. grupanya falan baksan hep "şartlar" var, kimi cumartesi hariç demiş, kimi en az 3 gece demiş, el mecbur devlet büyüklerimizin yasakladığı booking.com'u açıp yoruma göre sıralatıyoruz. 700-800 liralık oteller var ama en çok yığılma 300'lükler arasında, 9.2 puanlı birini seçiyoruz. nusret abla aşağı nusret abla yukarı, nusret ablanın yardımseverliği, nusret ablanın müthiş muhabbeti falan diye yorumlar okuyunca, diyoruz herhalde iyi bi yer amk. arıyorum, 270 liraya anlaşıyorum gecelik. booking'de 260 küsür puanlamada ortalama 9.2 puan almak zor sonuçta.

    otopark için halka açık tek bi yer var zaten, o bi kenarda not olarak kalsın. oraya park ediyoruz aracımızı. otele gidiyoruz, birkaç odalı sikko bir otel, o kadar paragöz, o kadar paraya aç insanlar ki buzdolabında bi su yok lan. götünü nereye dönsen şaşırdığın tatil beldeleri olur ya, ağva işte öyle. "bu adam buraya geldiyse zaten arabası vardır, belli bi paranın üzerindedir, zaten hatunla gelmiş, geçirebildiğimiz kadar gömelim" zihniyetinin en güzel belirdiği yerlerden biri. neyse diyosun bi dışarı çıkalım, 3-4 balıkçı dışında açık yer yok ve saat daha 9. hasbelkader bi mekanda çay içen bi abinin yanına yaklaşıyorum, abi çay var mı, soruyor içeri, kalmamış diyor. abi nası ya? diyorsun, burası böyle kardeşim bu saatlerde kimse kalmaz diyor amk. saat 9 küsür.

    ne bok yiyecez bu saatte diye dolanıyoruz. bi canlı müzik yeri var, leş, sahilde oturalım desek rüzgardan oturamıyorsun kurtlar uluyor ki sahilde zaten bir şeylerin inşaat çalışmaları var. otele dönmekten başka yapacak hiç şey yok, nusret abla kapıda karşılıyor "hoşgeldiniz çocuklar". nereden gömsek diye bakıyor nusret ama aklına fikir gelmiyor. o paraya istanbul'da moda hilton doubletree'de kalabileceğini düşünüp, örümcekli odana girer girmez küfürü basıyorsun.

    yapacak hiç ama hiç bir şey olmadığı gibi yürüyüş yapacak hava da olmadığından gece uyuyup ertesi günü kalkıp, kahvaltı edip, bi tur atayım diyorsun, sikik bir deniz feneri ve boklu bir dere dışında hiç bir şey zaten yok, yaktığım benzine yazık amk diye çemkirirken açık otoparka giriyorsun, bir de ne göreceksin? arabanın arkasına bir değil, iki değil, üç değil tam dört araba park etmiş ve kimse bir kart, bir numara bırakma inceliğinde dahi bulunmamış. tam bir köylü vurdumduymazlığı amk. salmış eşeği çayıra gitmiş. yarım saat dört arabanın sahibini bulmak için uğraştıktan sonra eeh yeter lan diyerek plastik bariyerleri eze, kıra otoparktan çıktım ve dönüş yolculuğuna döndüm. dönüş yolunda ise hgs yine göz kırptı: 38.90 tl.

    yani özetle, ağva'da merak edip, tatlı poponuzu sandalyeden kaldırmanıza değecek hiç bir bok yok. yeşillik istiyorsanız maçka parkına, sahil istiyorsanız caddebostan'a, sakinlik istiyorsanız belgrad ormanına gidin. buranın popüler olmasının da hiç bir mantıklı sebebini göremiyorum, sadece hayatında istanbul'dan dışarı çıkmamış muhtemelen muhafazakar kesimin evlilik teklifi etme & balayı mekanı olduğu için fiyatlar pahalı sanırım, yoksa abartılacak gerçekten

    hiç
    bir
    şey
    yok.

    300-400 lirayı çöpe atacak çok daha keyifli atraksiyonlar yapabilirsiniz.

    *ps: bu arada ben kesinlikle deneyime harcanan paraya üzülmem, ama bu bi deneyim bile değildi amk. 2016 yazında tek başıma çeşme'ye gidip, 300 liraya kaldığım istinat duvarı manzaralı iğrenç pansiyondan sonra böyle bi kazık yediğim bi yer daha olmamıştı. 300 değil 700 verdiğim yerler oldu ama hepsi en azından "lan iyi otel amk" dedirten yerlerdi, bu geziye verdiğim paraya sadece acıdım, fakir fukaraya yardım etsem, gidip önüme gelene bira ısmarlasam daha iyiydi. o otellerin de maksimum fiyatı taş çatlasın gecelik 100 lira, 300-400'ler inanılmaz rakamlar. şaka gibi gerçekten. neyse amk giden gitsin banane. yıllar önce bi müşterim onu kazıklama derecesinde verdiğim bi teklif için "aslanım, eşşek sikmenin bile adabı var, bu nedir?" demişti bana. işte tam söylenecek söz bu burası için. sen kimsin amk. neyse ya banane.
  • bir kez gittiğim fakat tekrar gitmeyeceğim yerdir. ağvanın sahil(ler)ine "mükemmel, harika" diyenlerin burası dışında girdiği tek su leğendeki su olsa gerek. sahilleri benim nazarımda vasatın altındadır, o yolu çekmeye değmez. konu fiyatlara geldiğinde ise miami ye gelmişsiniz hissi verir. mesela soluduğumuz havanın neden ücretsiz olduğuna anlam veremedim. o da ücretli olmalıydı.
  • guzelim kumsalinda gezinirken bir kopek surusu tarafindan az kalsin gotumden di$leneyazdigim belde. niyeyse romantizminden gayri agva diyince gozumunun onune "havhavahvgavgavhahahavv" diye ustume ustume ko$an 18 adet kopek geliyor.
  • latincede aqua "su" anlamina gelen,göksu ve yesilçay dereleriyle ünlü yemyesil kiyi beldesi.istanbul'a yakinligi,lezzetli baliklariyla,bilumum kus sesleriyle,kaplumbagasi,yilani ve kurbagasiyla tam bir doga harikasi.göksu deresinde kanoyla gezerken kendinizi amazonlarda hissetmeniz mümkün.
    gündüzü farkli oldugu gibi aksami daha bir farklidir.aksam göksu kiyisindaki restoranlardan birinde * baliginizi yer,rakinizi içerken dünyalar sizin olur. hele bir de karsinizda sevgiliniz olursa o baligin tadi o rakinin yudumu daha baska olur.güzelim tatilin ardindan pazartesi günleri ise zehir olur.akliniz dünde kalmistir...
    (bkz: http://www.kurfal.com/)
  • 17 agustos ve 12 kasim depremlerinde hasar görmü$, çok çok eski olmasa da tarihi bir camisi vardir.

    cami 2003 yazinda hâlâ öylece durmaktaydi. camiye ilk gidi$imde ezan vakti degil idi. ben de ayakkabiliklarin oralardaki çitir çitir çerezleri çigneyerek içeri girmi$tim. alt katta hali da yoktu, sadece ayakkabiliklarin orada kilim gibi bir kaç parça $ey vardi. üst kata çikmak aklima gelmediginden alt katta halilarin bittigi yerde bir takim cisimlerin üzerinde namaz kildiktan sonra alnima yapi$an bir takim çerezimsi $eyleri temizledim ve çiktim camiden.

    bir ezân vakti tekrar gittigimde gördüm ki caminin sadece üst katinda ibadet ediliyormu$. üst katta temiz halilar vardi. üst kati tutan ah$ap sütunlar ortalarindan çatlami$, üst kat ah$ap zemininin duvar ile biti$tigi yer neredeyse ayrilacak hale gelmi$ti. namaz sonrasinda ya$li ya$li amcalarin ardindan a$agiya indim. bir iki agir yürüyü$lü amcayi sollamak için kilimin iyice kenarina dogru giderken arkamdaki amca uyardi beni : "siçan pisliklerine basmasana evlâdim". sonra eline çali süpürgesini aldi ve kilimin üzerindeki pislikleri caminin içine, halisi olmayan zemine dogru süpürdü. son bir kaç sene içinde bu kadar içimin burkuldugunu hatirlamam.

    söylediklerine göre cami hasarli oldugundan resmen ibâdete kapali imi$, diyanet resmi görevlisini de çekmi$. cemaat de az yukaridaki yeni yapilmi$ merkez camii'ne gitmeye ba$lami$. kilidi vb. olmayan eski camiye her önüne gelenin girip çikmasindan rahatsiz olan bir amca ezân okumaya ve namaz kildirmaya gönüllü olmu$, yeni cami'den de bir iki cemaat transfer edip bu i$e giri$mi$ler. ben de bu hikâyeyi cami avlusunda bekleyen amcadan duydum i$te.
  • karadenizde, sileden 40 km. uzaklikta guzel bir dinlence, eglence yeri. yemyesil ormanlar icinde, guzel bir nehir kenarinda huzur bulmak isteyenler icin gidilesi gorulesi bir yer.
  • agva ilk goruldugu anda burasi bizim memleket olabilir mi, ne e$$ekmişim de daha once gelmemi$im duygusu uyandiran bir doğa harikasidir. goksu nehri uzerine kurulmuş sevimli ah$ap otelleri vardir. nehirin diger yakasina salla gecersiniz. goksunun denize kari$tigi noktaya yuzerek, kanoyla ya da motor ile ula$abilir, denizde bodyboard yapabilirsiniz. bir de agvada nehir adamciklari vardir ki sig bolgelerde govdeleri suyun icinde, kafalari di$arida olmak kaydiyla gobek ustu yatarlar ve bir hipototam edasiyla gelen turistleri izlerler. ayse arman oraya hic gitmemis ve fonda koca tokyolu ayakli kendi resimleriyle beraber gazetede ilan etmemis olsa daha uzun sureler bakir kalacakti...
  • agva'nin sakin, digerleri gibi tiklim tikis olmayan otellerinden birine* gidilir. bir arkadas grubu veya varsa sevgiliyle gitmek daha iyi olacaktir. turlu gunduz aktivitelerinden sonra agva'nin en lezzetli zamani, yani aksami gelir.
    aksam yemeginden sonra kuruldugunuz cardakta altinizda yastiklar, uzerinizde kat kat battaniyeler, huzurlu bir dinlenme moduna girersiniz. bu ahsap cardak nehrin uzerine dogrudur ve cevredeki sesler azaldikca kulaklariniz suyun sesiyle iyice samimilesmeye baslayacaktir.
    gece ilerler ve etrafinizdaki tek isik kaynagi, cardagin girisinde yanan mumdur artik. bir kadin kadar guzel olan gokyuzu elinden geldigince suslenip cikmistir karsiniza. uzerinize uzanan yaprak dolu dallarin arasindan, kendini size gostermek icin daha fazla parlamaya calisan yildizlari seyre dalarsiniz.
    sonra sarabin etkisiyle uyku bastirir ve cok derin olmayan bir uykuya dalarsiniz. bu oyle hafif bir uykudur ki, kalktiginizda yeterince dinlenmis olmaniza ragmen butun geceyi hic uyumamissiniz gibi gecirdiginizi hissedeceksinizdir.
    zaten o uyanis dunyanin en guzel uyanislarindan biridir. sizden once kuslar uyanir. belki onlarca tur kus uzerinizdeki agaclarda gune baslamis, her biri ayri tur muziklerden melodilerle ruyalariniza giriyorlar.
    ama kuslarin sesi sizi tamamen uyandirmaya yetmez. taa ki baliklarin sirasi gelene kadar. ilk uyanan iri bir balik pullarini yeni gunun taze havasiyla bulusturmak istercesine nehirden birkac kez disari firlar ve suyun huzurunu bozar. iste bu su sapirtilari sizi uyandirmaya ve ruyaniza kaldiginiz yerden gercek hayatta da devam ettiginizi farketmenize yeter.

    yari gercek yari masal bu haftasonu tatilinizi anilariniza gomer, sehir hayatina geri donersiniz. ayni ruyayi gormek icinse bir sonraki kacamak firsatinin gelmesini beklemekten baska yapacaginiz birsey yoktur.

    ikinci gidis editi: riverside club fiyat acisindan en uygun yerlerden biri. ayrica genis kapasiteli ve konfor konusunda da gayet tatmin edici. ama agva'nin ve nehrin dogasina daha uygun yerler icin (bkz: shelale) (bkz: greenline) (bkz: alestamotel) ve tabi ki (bkz: paradise). paradise'da konaklama riverside'dakinden hemen hemen 2 kat daha pahali. ama yattiginiz, yemek yediginiz, guneslendiginiz ve sabahladiginiz tum mekanlar ahsaptan yapilmis. sanki ufacik bir orman koyunde gibisiniz. kendinizi nehirle ve etraftaki yesillikle daha icice hissetmek isterseniz... *
  • siyasi irade tarafından bitirilmeye çalışılan güzel belde (pardon 29 marttan sonra artık mahalle.) bir yer düşünün ki, doğası, denizi, istanbula yakın olma avantajıyla turizm harikası. ancak maalesef ki bu güzel yerleşim yeri, 29 mart seçimleriyle birlikte beldelik hakkını kaybetti ve tam 40 km uzaktaki şileye mahalle oldu.yaklaşık 6-7 senedir şilenin bile turizm olarak önüne geçen ağva , şimdiyse şile tarafından yonetilen akp li belediye başkanı can tabakoğlu tarafından bitirilmeye çalışıyor.nasıl mı? söyliyeyim... 1)çadır kamp kapatıldı, bu sayede buraya her sene gelen iki üç bin çadır kamp müşterisi artık gelmez oldu. 2) şilede bir saati ücretsiz olan ondan sonra da her saati iki lira olan otopark sistemi maalesefki burda ilk 15 dakika ücretsiz, 16. dakika da ver 10 lirayı şeklinde düzenlendi. 3) şilede esnaf, kaldırım yol her taraf masa sandalye atarken, burdaki esnaf dukkanından dışarı burnunu çıkarsa, zabıtayla karşı karşıya gelir oldu. 4) köstebek yuvasına dönen yollara bir gram asfalt atılmadı. 5) esnafın, otellerin diktiği tabelalar söküldü, yerine uçuk rakamlarla tabela yapıp insanlara satmaya çalıştılar.bizim de çok zeki halkımız, bizim beldemizi kapatıp bizi mahalle yaptınız, allah sizden razı olsun diyerek %51 oranında oy vererek, teşekkürlerini sundular. bunlar daha ağvanın iyi günleridir dostlar. iyice boku çıkmadan gelip bir görün derim, çünkü 3-4 sene sonra görecek bişey kalmıycak...
  • bayram fiyatları gecelik 2 kişi için 500-600 tl olmuş yer. yuh amk o paraya bungalov satıyolar lan.