şükela:  tümü | bugün
  • orijinal adıyla ah-ga-ssi, ingilizce adıyla the handmaiden güney kore'den 2016 yapımı bir chan-wook park filmi. 1930'larda japon işgali sırasında geçmekte filmin konusu ve süresi de 144 dk. civarı...

    imdb: ah-ga-ssi (2016) / chan-wook park
  • chan wook park'in son filmi. sahsen beklentilerimin bayagi altinda. cok daha sarsici bir donus bekliyordum chan wook park'tan, ozellikle stoker sonrasi. ama maalesef pek begendigimi soyleyemem.
  • chan wook park üstadın intikam üçlemesi sonrası en iyi filmi diyebilirim. ancak bu en iyi sıfatı bu yapıtın, üstadın jsa veya intikam üçlemesi gibi filmlerinin net olarak altında olduğu gerçeğini değiştirmiyor. kendisinde ciddi bir form düşüklüğü mevcut 10 senedir.
  • türkiye'de hizmetçi adı ile gösterime girecek. izlemek isteyenler filmekimi 2016 kapsamında biletlerini bulabilirler.

    ben sinemada izlemeyi çok istemiştim ama mümkün olmayacak sanırım.
  • filmekimi kapmasında şu sıra sinemada izlenebilecek chan-wook park filmi.

    145 dakikalık film uzun gözükse de sürükleyici, sizi hikayenin içine alan zaman zaman şaşırtan bir film. hizmetçi'yi oynayan kim tae ri adlı kız 1500 kişi içerisinden bu rol için seçilmiş ve henüz 2. filmi olmasına rağmen gayet güzel bir performans sergiledi bence.
  • ölünce kore'de bir sakura ağacının altına gömün beni. ağacın dallarına da fularımı bağlayın.*

    en sevdiğim yönetmenler listesinde en üst sıralarda yer alan chan-wook park'ın sarah waters'ın fingersmith romanından uyarladığı filmi cannes'da altın palmiye için yarıştı ve vulcain prize kazandı. 19. yüzyıl londrasında geçen romanı, yönetmen 1930lu yıllar kore ve japonyasına taşımış. yönetmenin yarattığı harika atmosferin yanında, simetrilerle zenginleştirilen muhteşem görsellik üst sınıf bir sinema zevki sunuyor.

    --- spoiler ---

    üç bölüme ayrılan filmde çok sayıda plot twist ile yönetmen izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. hideko ve sook-hee'nin aşkına bazen şüpheyle baktım, bazen hayran oldum, en sonunda da büyük bir gülümseme ile mutlu ayrıldım. iyi bir kurgu var fakat benim için filmin tek zayıf yanı farklı karakterlerden farklı kamera açılarıyla izlesek de tekrarlanan sahne süresi çok fazlaydı. bunun farklı açılardan yapılması biraz toparlasa da, filmin temposuna zarar veriyor.

    oyuncular harika iş çıkarmışlar. özellikle henüz ilk uzun metrajlı filmi olan, kim tae-ri çok etkileyici. lady hideko rolündeki kim min-hee filmin ilk bölümünde naif bir karakteri canlandırırken, aslında kurnaz bir karakter olduğu nüansını çok iyi aktarmış.

    tabi izlediğimiz film merkezine iki kadının aşkını alınca, bu filmlerin sayısı az olduğu malum, son dönemde çekilmiş iki film aklımıza geliyor. altın palmiye sahibi la vie d'adèle ve hollywood yapımı carol. bu filmleri karşılaştırmak aslında pek doğru değil ama, hollywood'un hala çok muhafazakar olduğunu gösteriyor.

    --- spoiler ---

    kostümler, müzik, sinematografi, oyuncular ve yönetmenlik hepsi olağanüstü. chan-wook park'tan bir başyapıt.
  • her bir sahnesini hayranlikla izledigim 2016 tarihli chan-wook park filmi. filmin senaryosu, sarah waters'in 2002 tarihli, viktorya ingilteresini arka planda isleyen, fingersmith romanina dayaniyor. romanin bbc tarafindan uyarlanmis, 2005 tarihli bir mini dizisi de mevcut. youtube'dan izleyebilirsiniz, kaldirilmadiysa hala. bbc versiyonu ne kadar romantik ise, kore versiyonu o kadar erotik. film; rashomon-vari bir sekilde iki karakterin bakis acisindan olaylari anlatiyor. hatta ilk karakterin hikayesi bittiginde, janghwa hongryeon vakasi mi yasiyorum nedir diye bir duraksiyorsunuz. filmin ikinci bolumunu daha da sasirarak izlemeye devam ediyorsunuz.

    filmin ozellikle ikinci yarisinda gordugumuz ahtapot temali resimler hokusai'nin shunga diye tabir edilen sanatina gondermedir. 'tentacle erotica' denen bir akimdir.

    film hakkinda daha fazla yazip 'spoiler' vermek istemiyorum. zevkler, begeniler degisir elbette ama zaman yaratin mumkunse, izleyin. yeri gelmisken, yine rashomon-vari bir anlatima sahip, an instance of the fingerpost eseri neden hala beyazperdeye aktarilmadi, insan merak ediyor. son yillarda populer olan tarihi dedektiflik romanlarinin onculerindendir, il nome della rosa veya foucault's pendulum kalitesindedir. ilgilenen varsa eger, tavsiye ederim.

    adettendir, bu filmi sevenler bunu da sevebilir:

    (bkz: blue is the warmest colour)

    uzatmayayim. nacizane zevkime gore; kaerlighed pa film, la ardilla roja, lat den ratte komma in, el secreto de sus ojos, ne le dis a personne ve la migliore offerta ile beraber en begendigim gizem filmlerinin arasina girdi hemen. eminim bu filmleri cogu kisi duymus, izlemistir. izlemeyenler varsa eger, benzer temalar icin mini rehber olsun bari.
  • kadin cinselligi ve japon-kore manyakligi bir yana, yönetmenimiz chan-wook park gene psikanalitik yorumlanabilecek bir filmi yaratmis.
    ustune japon resim tarihi, araya katilmis bati oykulu (sade- yatak odasinda felsefe) hiroshige cizimleri de eklenince muthis bir film ortaya cikmis. yorumlama leziz. siddetle tavsiye edilir.
    sanirim hayatimda seyrettigim en guzel sevisme sahnelerinden birine de evsahipligi yapmis olabilir. *
  • bir kere daha şuna kani oldum ki uzakdoğu sinemasındaki erotizm bana hiç erotik gelmiyor. bir yanda ilişki, diğer yanda erotizm var ve sanki bu ikisi birbiri içinde erimiyor gibi. erotizm süs olarak kalıyor, ilişki de çocukça. bu ikisi birleşmediği için aradaki dolgu malzemesi işlevini de kah şiddet öğeleri kah abartılı cinsellik görüyor. kadınlar arasındaki ilişkileri gösterebilmek kendinde zor bir şey zaten ve karakterlerin yaşı küçüldükçe, birbirine yakınsadıkça arzuyu doğuran gerilim iyice kaybolup özgürleşme mücadelesine indirgeniyor. ( iki farklı kültürün sanat yapma tarzını karşılaştırmak pek doğru olmayabilirse de, carol'ı zevkli kılan tam da olgun kadın- genç kız arasındaki asimetrinin doğurduğu arzuydu mesela)

    ilişkilerin doğulu tarzlarına aşina olmadığım için de hayal etmekte güçlük çekebiliyor olma ihtimalim açıksa da, sonuçta gördüğüm yapaylık filmi beğenmemem için yeter sebep benim için. karakterler üzerindeki etkilerini filmin akışı içinde göremediğim cinselliği izlemekten hoşlanmıyorum. keza şiddeti de. öykünün içine yedirilemediğinde olumsuz niteliğe bürünerek izole edici, bütünlüğü parçalayıcı olabilecek kadar güçlü şeyler her ikisi de.
  • filmin yönetmeni chan-wook park tan yine izlerken rahatsız olacağınız ilginç bir film.zaten kendisi de pasif ve insanları rahatlatan filmleri izlerken keyif almadığını ve insanların böyle film izleyeceklerine gidip spa da rahatlamalarını tavsiye ediyor.

    ayrıca sadece kitap okuma seans sahneleri için bile izlenebilir.

    ahtapotlu kadın resminin olduğu kitap :

    'the dream of the fisherman's wife', - katsushika hokusai (balıkçının karısının rüyası)

    https://www.sartle.com/…ans-wife-katsushika-hokusai