şükela:  tümü | bugün
  • kokuşmuş, insanlık dışı, vahşi kapitalizmi yaşamak zorunda kaldığım için umut ettiğimdir.
    neden durup dururken ütopya ortaya atılsın ki? demek ki bir şeyler yolunda gitmiyor. demek ki insanlığın başka türlü bir şeye gereksinimi var. şimdi sözünü edeceğim iki ütopya da birbirinden ilginç ama bir o kadar doğal ve insana yakışır bir toplum modeli öneriyor. ah o ütopyada ben de olsaydım diyenler de olacaktır, olmaz böyle bir saçmalık diyenler de. yıllardır felsefe dersinde siyaset felsefesi konusunu anlatırken söz ederim iki ütopyadan da. ilginç bulanlar da olmuştur ama daha çok yerleşik ve egemen değerlerle düşündükleri için genç arkadaşlarım burun kıvırmışlardır anlatılanlara. thomas more'un utopia'sı ve campanella'nın güneş ülkesi.

    more'a göre ahlaksal çöküntüden kurtulmanın yolu özel mülkiyeti ortadan kaldırmaktır. özel mülkiyetin olduğu yerde toplumsal adalet gerçekleşmez. bütünün mutluluğu eşitlik ilkesine dayanır. bütünün mutluluğu için özel mülkiyet kaldırılmalıdır. more, bu ideal devletin ütopia adlı bir adada gerçekleşeceğini düşünür. ütopianın yöneticileri sıkı bir eğitimden geçirilir. bu ülkede para yerine eşya takası kullanılır. ailelerin ihtiyaçları devlet tarafından karşılanır. günde altı saat çalışan ada insanı, diğer zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirir.
    campanella'nın güneş ülkesi'nde ise bilim ve felsefe egemendir. burada da özel mülkiyet yasaktır ve tam bir ortaklaşalık yaşanır. kimsenin kendi evi, kendi ailesi ve kendi eşyaları yoktur. her şey ortaklaşadır. çünkü bu gibi şeyler insanın bencilliğini körükler. herkese yeteneğine uygun işler verilir. herkes ihtiyacı olanı ve hak ettiğini elde eder. ölçü, hep bütünün yararıdır. günde dört saat çalışılır. geriye kalan zaman bedeni ve ruhu geliştirecek uğraşlara ayrılır.
    görüldüğü gibi her iki ütopyada da benzer ögeler var. çalışma süresinin insaniliği, boş zamanın insani gereksinim ve üretim için kullanılması, ortaklaşalık, özel mülkiyetin olmaması gibi. sosyalizmi, komünizmi çok andıran toplumsal modeller oldukları da söylenebilir. bir kişilik yerimiz kaldı düşünür müsünüz? diye sorsalar parmak kaldıracak çok kişi olur mu bilinmez ama ben orada olmayı çok isterdim.