şükela:  tümü | bugün
  • şimdi ben bunun ticari boyutunu aşan siyasi kısmına girmeden basit birşey anlatacağım.

    birebir yaşamadım ya da hatırlayamıyorum ama avrupa veya herhangi bir batı kültüründe siz bir yerden alışveriş yaparken eğer istediğiniz şey yok ve bundan dolayı ayrılmak üzereyseniz, ve nerede bulacağınızı sorarsanız; dükkan sahipleri "bakın bizde elmalar yok ama armutlar var onlar da nefistir, lütfen tadın" der, ya da hiç sesini çıkarmaz.

    ama türkiye'de size tak diye "köşeyi dönün orada x tuhafiye var orada bulabilirsiniz" der. neden?

    nedeni ta eskilerden, bu ahilik sistemine dayanır.

    ahilik, bir bölgede tüm esnafların örgütlenmesini de sağlayan bir sistemdi bildiğim kadarıyla. esnaflar, oluşturdukları localar ile birbirlerine destek olur, dayanışmada bulunur ve çeşitli etkinlikler veya toplu hareketler düzenlerlerdi. çıraklar, ustalar bu sistemde bir bütündür.

    ve zamanla bu kültür esnafımıza yerleşmiştir. eğer yabancı kökenli bir mağazada değilseniz veya para hırsı bürümüş bir ticarethanede bulunmuyorsanız bu etkileri görebilirsiniz. örneğin "beni x yolladı " dediğinizde %10 indirim yaparlar. bu yalakalık değil, aksine ahiliğe kadar giden dayanışmanın ürünüdür. ama siz bunu bir ingilize veya fransıza, almana, flemenke yapın adamlar size "sooo what?" diye bakarlar.
  • zamanının ilerici hareketi; hacı bayram veli ile anlam kazanır, pir sultan abdal ile yunus emre ile dallanır budaklanır, mason ne ki.
  • ahiligin gunluk hayata dair kendine ozgu bazi gorgu kurallari vardi.ornegin :
    yemek esnasinda , sag dizin yukari dikilmesi , sol ayagin asagida durmasi , lokmanin cignenmesi , yemegi dokmemek , lokma agizda konusmamak , baskasinin tabagina bakmamak , ekmekten isirip birakmamak , yemek suyuna ekmek banmamak , sumkurmemek , agiz saplatmamak , yemekten kalkinca el yikamak guzel edeptendi.su icerken ise edepli kisi tasi ya da bardagi iki elle tutar , duraklayarak icer , suyunu dokmezdi.

    insan iliskileri dahilinde olan bazi gorgu kurallari ise sunlardi :
    sert konusmamak , konusurken saga sola bakmamak , senli benli degil , sizli bizli hitap ve birsey ifade ederken el ve kol hareketlerini kullanmamak.

    kisinin kendi sahsinda uyguladigi gorgu kurallari ise , elbisesini giymeye sag koldan baslamak , sarigini oturarak sarmak , yuruyerek birsey giymeye calismamak , durmakti.sol ayakla evden cikilmaz , neseli olunur , cikarken gokyuzune dogru bakilmazdi.

    ahilik sisteminin kisiye edep ve adap asilamaya calisan bir disiplin oldugunu daha bir cok edep kurali desteklemektedir.esnaftan baslayarak , halka yayilan bir "duzgun yasam" amaci seziliyor sanki.
  • ahiliğin temel ilkeleri

    bireyi, fetâlıktan şeyhliğe ve yamaklıktan ustalığa giden yolda olgunlaştırmaya çalışan ahi kurumunun meslekî ahlâk ve görgü kurallarının temel ilkeleri şunlardır

    - iyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,
    - işinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,
    - ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,
    - gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
    - şevkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak,
    - cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak,
    - küçüklere sevgi, büyüklere karşı edepli ve saygılı olmak,
    - alçakgönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak,
    - ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek,
    - hataları yüze vurmamak,
    - dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güleryüzle ve güvenilir olmak,
    - gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek,
    - herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek,
    - yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak,
    - hakka, hukuka, hak ölçüsüne riayet etmek,
    - insanların işlerini içten, gönülden ve güleryüzle yapmak,
    - daima iyi komşulukta bulunmak, komşunun eza ve cahilliğine sabretmek,
    - yaradandan dolayı yaratıkları hoş görmek,
    - hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak,
    - iyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak,
    - fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duymak,
    - zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan kaçınmak,
    - allah için sevmek, allah için nefret etmek,
    - hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak,
    - emri altındakileri ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek,
    - açıkta ve gizlide allah'ın emir ve yasaklarına uymak,
    - kötü söz ve hareketlerden sakınmak,
    - içi, dışı, özü, sözü bir olmak,
    - hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek,
    - kötülük ve kendini bilmezliğe iyilikle karşılık vermek,
    - belâ ve kötülüklere sabır ve tahammüllü olmak,
    - müslümanlara lütufkâr ve hoş sözlü olmak,
    - düşmana düşmanın silahıyla karşılık vermek,
    - inanç ve ibadetlerinde samimi olmak,
    - fani dünyaya ait şeylerle öğünmemek, böbürlenmemek,
    - yapılan iyilik ve hayırda hakkın hoşnutluğundan başka bir şey gözetmemek,
    - âlimlerle dost olup dostlara danışmak,
    - her zaman heryerde yalnız allah'a güvenmek
    - örf, adet ve törelere uymak,
    - sır tutmak, sırları açığa vurmamak,
    - aza kanaat, çoğa şükür ederek dağıtmak,
    - feragat ve fedekarlığı daima kendi nefsinden yapmak

    http://www.ahilik.gen.tr/
  • takipçisi olduğu fütüvvet gibi dokuz dereceden oluşan bir sistemdir , bu dereceler şu şekilde sıralanmaktadır ;

    yiğit
    yamak
    çırak
    kalfa
    usta
    nakip
    halife
    şeyh
    şeyh ül meşayıh (ahi baba)

    yiğitlik ve yamaklık teşkilata kabul öncesi hazırlık aşamaları olup gerçek ahiliğe kabul çıraklık aşamasıyla başlamaktadır.bundan sonraki dereceler ise lonca teşkilatının idari dereceleri niteliğinde olmaktadır.

    bu basamakların birinden ötekine geçiş süresi 1000 gün , yaklaşık 3 yıla yakın bir ara olmakla beraber yamaklıktan çıraklığa 2 yılda çıkılabilmekteydi.çıraklıkla kalfalık , kalfalıkla ustalık arası süre ; sanatına ve mesleğine göre 3 yılı da aşabilmekteydi.

    tüm şeyhlerin lideri konumundaki şeyh ül meşayıh ' ın bir diğer adı da ahi baba idi.

    ahiliğin ahlak dışı saydığı,ahiyi ahilikten çıkaran davranışlar şunlardır ;

    -içki içmek
    -zina işlemek
    -münafıklık,dedikodu,iftira
    -gurur,kibir
    -merhametsizlik
    -kıskançlık
    -kin beslemek
    -yalan söylemek
    -sözünde durmamak
    -emanete hıyanet etmek
    -kişinin ayıbını örtmemek,ayıbı yüzüne vurmak
    -cimrilik,eli sıkılık
    -adam öldürmek.

    kaynak : osmanlı tarihi-halil ibrahim inal.
  • yüzyıllar boyunca süren bir sistem olan ahilik için yapılabilecek en genel tanım şudur diyerek aynen aktarıyorum, merak ediyorsanız veya öğrenme gereği duyuyorsanız sıkın dişinizi bir zahmet okuyun:

    kökeni, büyük oranda, otuz dördüncü abbasi halifesi en-nâsır li-dînillâh tarafından kurulan fütüvvet teşkilatına dayanmakla birlikte, ondan farklılaşmış ve yalnız anadolu türklerine mahsus bir hale gelmiş olmasından dolayı, “türk fütüvvet hareketi” denilebilecek ahilik kurumu, anadolu selçuklu devleti zamanında miladi xiii. yüzyılda kurulup xx. yüzyıla dek, köylere varıncaya kadar anadolu türk toplumunda varlığını kesintisiz bir biçimde sürdüren; türk toplumunun birlik ve beraberliğini, refah ve düzenini sağlayacak ve halkın maddi-manevi ihtiyaçlarına karşılık verebilecek tarzda örgütlenen, esnaf ve sanatkâr kuruluşlarının eleman yetiştirme, işleyiş ve kontrollerini düzenleyen; amaç ve çalışma tarzı açısından topluma hizmet sevdası ve aşkıyla, bir tür özel yönetmelik sayılabilecek ahi şecere ve fütüvvetnâmeleri ile belirlenmiş iş-meslek-ahlak disiplini; şeyh, usta, kalfa, çırak, yamak hiyerarşisi doğrultusunda çalışmayı bir tür ibadet telakki eden sınai, ticari, askeri, ekonomik, toplumsal, eğitsel ve kültürel faaliyetlerde bulunan bir sivil toplum kuruluşudur...

    eğer bu tanımı sıkılmadan okuyup, anlatılanı sindirebildiyseniz ahiliğin ne demek olduğunu öğrenmişsiniz demektir...tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim...
  • ahlak anlayışıyla öne çıkan anadoludaki esnaf teşkilatı, bir kültürdür. kırşehir merkezlidir, öz be öz türklerdir ve ayrıca alevilerdir.
  • anadolu türküne alın teri ile geçinme, başı dik, kendine güvenli ve minnetsiz yaşama yeteneği kazandıran yapılanmadır. osmanlı devletinin kuruluşunda olduğu kadar yayılıp genişlemesinde de ahilerin çok büyük rolleri olmuştur. hatta osmanlı ordusuna yetecek kadar ayakkabı , kılıç ve kalkan imal ettikleri gibi imparatorluğun en sıkışık dönemlerinde iran'a olan borçlarını ahi kooperatifi vasıtasıyla ödemişlerdir. bütün dünya dergisi sayı: ekim 2011
  • ahiler osmanoğlu ile iletişim içindeydi. osman bey ölünce orhan bey'in bey olmasına, ankara savaşı sonrası anadolu'da dirlik bozulunca dirliğin tekrar osmanoğlu adına sağlanması için onay veren ahilerdir. gerçi osmanoğlu 16. yüzyıldan itibaren ticaret ve zanaatı ahilerden alıp, gayrimüslümlere teslim etti ve görünürde ahiler ortadan kaybolmaya başladılar. ama havaya uçtuklarını sanmıyorum. derin bir yapılanma, halen şekil değiştirerek günümüze kadar gelip bir yerlerdedirler. avrupalı kalvinizm'i 16. yüzyılda geliştirirken, ahiler o işi 13. yüzyılda andolu'da yapmış ve kadınları da dahil edip bacıyan-ı rum'u kurmuşlar.
  • halifeliğin ele alınması ile sırf kurucuları türkmen-alevi diye baltalanmış sistem, etkisi azalınca ticaret yahudi, ermeni ve rumların eline geçmiştir.