şükela:  tümü | bugün
  • zamanında birilerini herhangi bir konuda eleştirenler bu gün aynısını kendileri yapınca bu meslekten ihraç edilmiş oluyorlar mı?
  • nefret ederdim. gizliden gizliden insanları yargılamaya basladım. insanlara sutu bozuk, kalbi kotu filan gibi yakıstırmalar yapmaya basladım. neler oluyordu*
    ama napim ben duzgun ve bana gore dogru ahlaklı bi insan olarak kalmaya bu kadar dikkat ederken..
    oysa yasaklar insanları hapishanede hissettirir.
    ve biri senden farklı gunahlar isliyor diye daha kotu biri degil.
    hepimiz kendimizce en iyisini yapmaya calısıyoruz. relax. take it easy.
    arada yanlıs yapıcaz, arada sasıcaz, arada harika secimler yapıcaz. boyle boyle gidecek iste.
    benim sıkıntım, bende cok geliskin bi superego ve irade var. istersem hic yanlıs yapmam. o yuzden yanlıs yapmayı secen insanları bunu secti diye sucluyorum.
    suclamamak lazım kimseyi. cok ayıp. hadsiz.
  • kendisi ahlaksızlık olan fiil.

    bakınız peygamber ne diyor:

    size rabbinizden gerçeği gösteren deliller gelmiştir. artık görenin yararı kendisine, körlük edenin zararı da kendisinedir. ben sizin üzerinize bekçi değilim. enam suresi, 104

    kuran, “dinde zorlama yoktur” diyor (bakara suresi, 256). bu ne demek? kimseye karışamazsın demek, kimseyi zorlayamazsın demek. kuran’daki ayetler kimseyi zorlayamazsın diyor:

    eğer rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların hepsi toptan iman ederdi. hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın? yunus suresi, 99

    biz seni onların üzerine bekçi göndermedik diyen ayetler ve konuyla ilgili yazı

    peygamber bile kimse üzerine ben bekçi değilim derken, bazı utanmazlar ahlak bekçisi ilan ediyorlar kendilerini. işte kuran'sız toplumun bizi götüreceği vahim neticelerden biri...
  • iki yüzlü insanlardır

    ahlak namus deyince aklına sadece kadın ne giymiş, neresi görünmüş, kimle sevişmiş gibi şeyler gelenler anca gelip bir modelin, yani işi bu olan insanın başlığı olsun videosu altında ahlak namus edebiyatı kasar. sokağa çıkın işini dürüstçe, hakkını vererek savsaklamadan yapan kaç kişi var? yerleri çevreyi temiz tutma özenini gösteren kaç kişi var? azıcık zayıf gördüğünü ezmeye, hakkını yemeye çalışmayan kaç kişi var? dakika başı ağzından küfür çıkmayan kaç kişi var? en ufak anlaşmazlıkta tehdite ya da kaba kuvvete başvurmayan kaç kişi var? yalandan uzak durmak için ciddi gayret gösteren kaç kişi var? üç kuruş için atmadığı palavra olmayan kaç kişi var? trafikte güvenli gideyim insanların güvenliğini riske atmayayım diyen kaç kişi var? komşusu şusu busu hakkında dedikodu etmeyen, laf taşımayan kaç kişi var? daha onlarca yazarım istersem. ama bu ahlaksızlıktan şikayet edenlerin tek derdi kadın ne giymiş, neresi görünmüş, sevgilisi buna nasıl izin vermiş falan filan. kadınlar sizin beğendiğiniz gibi giyinmiyor ya da yaşamıyor diye kendilerini de pazarlamıyor, ahlaksız da değil, namussuz da değil. hem gelip yaşam biçimi değişik, ya da çıplaklıkla ilgili düşüncesi farklı diye kadınları ahlaksız, namussuz diye; sevgilisini, eşini, kardeşini, babasını da gavat diye aşağılayacaksınız. ondan sonra uyarıncada, bizce doğru değil de, sadece görüşümüzü söyledik de diye gelen tepkilerden şikayet edip saygı bekleyeceksiniz. bana göre de gelip bir kadını ahlaksız diye, adamı gavat diye aşağılamak, bin kat daha ahlaksız ve asıl insanlar arasına fitne sokan o insanlar değil, sizin gelip ileri geri hakaret içerikli konuşmalarınız. bir de gidip bunu saçma aşırı özgürlük anlayışına bağlamanız yahu siz mi belirleyeceksiniz hangi özgürlük saçma hangisi değil? sizin ezberlenmiş at gözlüklü dogmatik dünya görüşünüze mi kaldı? eyvah toplum çok ahlaklıydı da sırf bunla yozlaştı. başımıza taş yağacak, deprem falan gönderilecek, helak olacağız değil mi? kadını örtmek, sınırlamak ve baskılamayı da kadını korumak, kollamak değer vermek olarak da satmayın. kadın bacağını orasını burasını saklayarak korunmaz. cinsiyetçiliği bırakıp erkekle eşdeğer ve güçlü birey olma hakkı tanınarak korunur. kısacası kadını zorlamayın, ahlak dersi vermeye kalkmayın, hakaret de etmeyin.