şükela:  tümü | bugün
  • yurdumuzda yasayan bircok politikacinin sahip oldugu meziyete! verilen ad
  • (bkz: #3378236)
  • jelibon gibi bir kavram. nerden çeksen oraya gidebilen bir kavram.
    namussuzlukla kardeştir.
    herkes herkesi ahlaksız olmakla suçlar.
    ama öte yandan bir gerçek var; bireyler ahlaksız olma özgürlüğüne de sahiptirler; bizim bireysel ahlak kriterlerimize göre veya toplumun ahlak kriterlerine göre... buna karışamayacağımızı anlamamız gerek.

    bireyin ahlaksızlığı, başka birey(ler)e direkt zarar veriyorsa, durumu hukuk çözer. vermiyorsa; kimseye söz düşmez.
  • akşam arkadaşının evine gelip, arkadaş uyuduğu sırada bilgisayarının başına geçip, uyuyan arkadaşın açık olan ekşi sözlük hesabında dini yaşam ile alakalı bir başlığa izinsiz düşüncelerini yazmaktır.

    çıkarılacak dersler:

    1-) "bu ülkede müslümanlar dinini rahat yaşayamıyor" fikrini savunan bir müslüman, başkasının hesabını izinsiz kullanmanın haram olduğunu bilmiyor demektir. kısacası ülkemin bazı müslümanları cahildir.

    2-) kendi evinde, kendi bilgisayarında kolaylık olsun diye, her defasında şifre yazmak yerine otomatik bağlanan hesapları kaldırıp, her defasında şifre yazmak lazımdır.

    3-) benden selam olsun bolu beyine.
  • ateyizmdir ve ateyizm de ahlaksizlikdir!!!1! if and only if yani. bakin siz tanriya inananlar gerizekali diyosunuz ama bunu bile biliyom. ben kac profesoru cebimden cikarttim hahahaaayt ay muhtesem ben.
  • göreceli bir kavramdır. hani bilmeyen varsa diye söylüyorum, gerçekten görecelidir. (bkz: göreceli) sürekli insanları suçlamakta kullanıldığını görüyorum; "sen ahlaksızsın" ya da "bu yaptığın ahlaksızlıktır" şeklinde. olmasın. görmeyeyim. bunları kimsenin görmediği yerlerde yapın. kimsenin, kendi davranışlarını, başkalarının ahlak sınırları dahilinde tutmak gibi bir yükümlülüğü yok. göreceli olması, göreceli olduğunun bilinmesi, bu açıdan büyük önem taşıyor.

    herkesin kendi ahlak kuralı vardır ya da kimileri tamamen ahlaksızdır, davranışlarını belirli kurallar çerçevesinde sergilemekten özenle kaçınıyordur, bunlar ekseriyetle eylemi gerçekleştireni ilgilendiren konular. eylemi gerçekleştirenin, eylemi gerçekleştirmeyenlerin özgürlüğünü kısıtladığı, hakkını gasp ettiği durumlar için de "yasa" denen, devlet eliyle uygulanan, uygulandırılan kurallar var ayrıca. herkesin uyması gereken kurallar, bunlar. kafa karışıklığı olmasın.

    bir de bu ahlaksızlık suçlamaları konusunda yapılan tartışmalarda genelliğin esas alınması durumu var. "kuralların genel olması, kurallara riayet eden insan sayısının çokluğu gibi faktörler kurallara uyulma zorunluluğu oluşturur." şeklinde bir inancın esas alınmasının sonucu olduğunu sanıyorum. vah vah diyorum ona da. üzülüyorum, kahroluyorum. bu inanca sahip kimseleri de şiddetle kınıyorum. bir olgunun genel olması, aynı zamanda genel geçer olmasını da sağlamıyor. genelde geçiyorsa, özelde geçmeyebiliyor. oluyor böyle şeyler de. asla asla dememek lazım. suçlayacaksak somut temeller, somut tabanlar bulmak, onlar üzerinde gidip gelmek lazım.
  • derste arkadaşla konuşmaktan, yaşına yeni girmiş bebeğe tecavüz etmeye kadar geniş bir yelpazesi olan kavram. azı çoğu yok. ahlaksızlık işte.
  • türkiyenin en büyük problemlerinden biridir. türk insanının büyük bir çoğunluğu kuralları, kurallara uymayı sevmez.
    en basitinden trafik kurallarını fırsatını bulduğunda hemen ihlal eder. kırmızı ışıkta geçerken kazandığı 3-5 saniye sığ dünyasındaki ender kazançlarından biridir. kopya çeker öğrenciyken bunu da anlatır sağda solda gurur duyarak, millet eşek gibi çalıştı ben onlardan yüksek not aldım diye. banka'da, belediye'de, durak'ta sıraya geçmeyi hiç sevmez hemen bir kaynak yapar ya da bir tanıdık arar işini kolayca görecek, diğer insanların hakkı ihlal olacakmış diye bir empati kuramaz çünkü vicdanı yoktur.
    maça, konsere para vermek istemez mutlaka bir polis ya da güvenlikçi ya da yönetici arar beleşe kapatmak için,
    vapura, otobüse, trene kaçak biner uyarırsan bıçak çeker, tehdit eder.
    bürokratik bir işlemi normal düzeniyle yapsa çok kısa sürede hallolacakken, araya bakan müsteşar sokar bir ayda yaptırır.
    sokakta, kafede, gördüğü kızı taciz eder laf atar, kız kardeşini biriyle görse dünyaları yıkar cinnet geçirir.
    devlet memuru olur, devletin telefonunu, aracını, aletini kullanmaktan imtina etmez, işe gelmeden para alır bunu hak sayar.
    varlıklıdır kömür yardımı alır, varlıklıdır yeşil kart alır varlıklıdır kaçak elektrik kullanır.
    dedikodu yapar, başkalarının özel hayatına girer iftira atar, kendisini başkalarıyla kıyaslar, komplekse girer yaşayıp gidemez sessizce hayatı.
    en ilkel toplumlarda olacak şekilde dini ve halkın fakirliğini kullanarak oy toplar, çalar ama müslümandır sonuçta çalacaksa müslüman çalsındır, bundan önce hep gavurlar yemiştir vatanı,
    müslümandır parasını tırnak içinde faizsiz finans kurumuna yatırır, buradan aldığı faizi çatır çatır yer faiz yediğini bilmezden gelerek.
    müslümandır fuhuşa karşıdır sözde, imam nikahını kullanarak çok daha fazla kişi ile ilişki kurar,
    müslümandır kendisinden , kendi cemaatinden başkası müslüman değildir, yaşam hakkı tanımaz insandan bile saymaz diğerlerini,
    bir ülkeyi yönetiyordur işçilikten dünyanın en zengin liderleri arasına yükselmiştir, yedi sülalesi tanıdığı yandaşı ihya olmuştur. ama olsundur. bunlar müslümandır.
    dernek kurar hayır hasenat saikıyla, sonrasında hiç eder paraları hakkında soruşturma bile açılamaz, hak için yapar bunu sorsanız,
    hukuk kurallarında boşluk arar, amaca kısa yoldan emeksiz ulaşabilmek için her türlü oportunist tavrı gösterir. kişisel menfaati için diğer insanları, toplumu ülkesini hatta ailesini bile bir kenara atabilir. bir de kendisini zeki ve pratik olarak lanse eder. ülkenin demokrasiden ziyade ahlak problemi vardır acilen çözülmesi gereken. gelinen nokta türkiye'nin mevcut durumudur işte yüzde doksanı ahlaksız bir toplum. umarım çok geç kalınmaz bir şeyler yapılmaya çalışılır total ahlak için.
  • bir insanın başka bir insanın hayatına 'ahlaka aykırı!' diyerek karışma iç güdüsü.
  • herkez ahlaksız doğar asıl öğrenmek kabiliyet. tabi bu anlayış herkez için farklı!