aynı isimde "ahlat ağacı" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1470 entry daha
  • gençler toplanın, filmin anafikrini veriyorum.

    "coğrafya kaderdir"

    --- spoiler ---

    doğar, büyümeye başlar ve büyürken bilinç sahibi olursun.
    bu sırada etrafındaki insanların kendilerine has çabaları vardır. onlar bu çabaları kendilerince bir sebebe bağlarlar.
    doğduğun yer çorak bir yamaçtır, etrafındaki herkes o yamaca su bulmaya çalıştığını söylerler.
    yaptıkları her şey sana komik/mesnetsiz/yetersiz görünür. dipsiz bir kuyuda kazma sallıyordur hepsi. sen yamacın ortasında ayrık duran ahlat ağacı olmayı hayal edersin hep. aykırı, şahsına münhasır, ayrık, başına buyruk. parmakla gösterilen, referans bellenen olmak ister, daha doğrusu bunu hayal edersin. hayal ederken, en yakının (mesela baban) bile beyhude çabalayan gereksiz tiplerden biridir.
    her boku sen biliyorsundur ve diğer herkes boş ve beleştir.
    sonra gün gelir, gerçekle yüzleşir, kuyunun dibine iner ve kazmayı devralırsın. inmeden önce hayallerini, ve dolayısıyla o ana kadar binlercesine büründüğün karakterlerden en sonuncuyu öldürmen gerekir. öldürürken anlarsın ki; bazen, ister kendi evladın, isterse başkası olsun, birileri ahlat ağacı olabilsin diye, ahlat ağacı olmaya çalışmaktan vazgeçip dipsiz kuyuda su bulmaya çalışmak da gerekir. senin beyhude gördüğün o dipsiz kuyudaki çabalar da aslında ulvidir. o gün anlarsın çorak coğrafyada kaderin babadan oğula geçtiğini, devralır ve inersin dipsiz kuyunun dibine, belki birileri ahlat ağacı olur diye.

    --- spoiler ---

    coğrafya kaderdir bizim topraklarda.
  • 2017 yapimi, greta gerwig'in yazip yonettigi lady bird'un mutevazi, bagimsiz, gosterissiz butceyle, oyuncularla kaldirdigi tozu soluyarak soyle cosa gelmisim:

    "(...) 2000'lerin basindaki yasamin akisini, duygudurumu, guclukleri, guzellikleri, kucuk insanciklarin gozunden su katilmamis sut gibi veriyor.
    misal, ii. dunya savasi yillarinin, 80'lerdeki pastel zitliklarin, vietnam savasi'ndaki buhranli gunlerin surusune bereket fotografi, goruntusu, turkusu, filmi cikmistir. oysa yakin donem 90'larin sonu, 2000'ler, bu vaktin insanciklari daha orada duruyor.
    dogrusu, 'lady bird' galiba engin bir deniz uzerine yelken acmis ilk gemilerdendir. (...)"

    2019 icin, yurdumuz icin, issizlikten iceri, gencligin kararmis ufuklarindan iceri, fukaraliktan, tasranin aci ayazindan, gorup de dokunamamaktan, bilip de erisememekten iceri sut gibi akan ahlat agaci var.
    tabii, amerikan pastasi degil bu. dissiz damaksiz agizda erimiyor.
    yurdumuz bir zaman sahane sairler cikarirdi. sonra oykuculer, romancilar. mizahcilar, karikaturculer. simdi filmciler geliyor. soyleyecek sozu olan, ama topragin bagrinda kalip gunese cikamamis cok var.

    bunlarin arasinda ceylan, 70'lerde gelse bu birikimle dehset bir oykucu olabilirmis. ama simdi film ceviriyor. urunlerini, kendimizi izler gibi kemiriyoruz. ve not olarak, diyaloglarini oldukca gelistirdi.
    rus klasik romanlarini okur gibi, durup dusune dusune, kendini metnin icine katip sara sara izlemelik, donusmelik urunler verdi.

    burasi boyle.
    hadi bir de yeni nesil gozuyle yorumlayalim.
    bizim dana, filmin girisinde cemcir'i gorunce (cok beyendigi "isler gucler" gibi bisey sanip heralde) sirita sirita ekranin karsisina oturdu. uc - bes dakikaya kaslarini catip "ama bu niye yavas??" diye sordu.
    ayiptir soylemesi, bebelerin telasina filmi birkac gune yayarak izleyip bitirebildik. muteakip gunlerde film yeniden basladikca kaslari yine catilan danamiz, en son dayanamayip "bu buyuklerin filmleri niye hic bitmiyo?" diye yapistirdi. gol oldu.
15 entry daha