şükela:  tümü | bugün
  • nazan ölçerin babasıdır.
  • çok büyük çalışmalar yapmıştır.
  • türk dilleriyle ilgili hemen hemen tüm konularda parmağı olan bilimadamı.
  • bolşevik ihtilali'nden sonra 1920 yılında, azerbaycan'da sovyet yönetimi kurulması üzerine türkiye'ye gelen kafkas kökenli bilim adamlarından olan ünlü türkolog. 1899-1975 yılları arasında yaşamıştır.
  • bütün türklerin kültür birliğini sağlamak amacıyla yaşamış fikir adamı. ismail gaspıralı ve hüseyinzade ali turan gibi dil birliğini, turan'ın ön aşaması olarak görüyordu.

    1942'de çıkardığı türk amacı dergisinin sayıları türk dil kurumu tarafından yayınlandı: http://alisveris.tdk.org.tr/…d=f83c1jd6na6aey3rnlrl

    caferoğlu, 18 ağustos 1934'teki ikinci türk dil kurultayı için "azerbaycan, türkistan, idil-ural, başkırdistan, dağıstan ve kırım namına bir an evvel müşterek bir türk dili birliğine erişmemizi gönülden dileriz. bu ise ancak ve ancak milli dil istiklaliyetinden doğan maddi istiklaliyetiyle kabildir ki, bunu da biz, her bir türk münevverinden beklemekteyiz." demiştir.
  • 1934'te ikinci türk dil kurultayı'nda, atatürk'ü kızdırınca, atatürk toplantıyı terk etmiş, kendisinin de kürsüyü terk etmesi istenmiş ve bildirisinin zabıtlarda yayımlanması engellenmiş türkiyatçı

    atatürk'ün başkanlığında, türk dili tetkik cemiyeti'nin (sonraları tdk, türk dil kurumu) düzenlediği kurultay'ın 19 ağustos 1934, pazar günü saat 17.45'te yapılan üçüncü toplanma'sında (oturum) tutanak şöyle:

    "başkan - kâzım paşa hz.
    yazganlar: ismail müştak [mayakon], refik ahmet [sevengil] beyler.

    başkan - müzakereye başlıyoruz, efendim. söz caferoğlu ahmet beyindir.

    kürsüye gelen caferoğlu ahmet bey (rus dilinde ilk türk dili yadigârları) adını vermiş olduğu tezini okumağa başladı ise de bu sözlerine dil mevzuu ve dil tetkikleriyle alakası olmayan yersiz ve gayrimuvafık beyanat karıştırması üzerine müzakereleri takip buyuran reisicümhur hazretleri salonu terk etmişler ve kurultay başkanı hatibin sözünü keserek kendisini kürsüyü terke davet etmiştir"

    bildiriyi okumadım ama bildiğim kadarıyla bütün türki milletlerin ortak dil birliği konusunda sözler söylediği bilinir.

    .

    kurultayın üçüncü günü ilk oturumda bir önceki günün zabıt hûlasası oylanması için okunduğunda gene aynı cümleleri görüyoruz, hülasada:

    "üçüncü celseyi kurultay başkanı kâzım paşa hazretleri açtı. kürsüye gelen caferoğlu ahmet bey rus dilinde ilk türk yadigârları adını vermiş olduğu tezini okumağa başladı ise bu sözlerine dil mevzuu ve dil tetkikleriyle hiçbir ["hiçbir" kelimesi ilk tutanakta yok, burada eklenmiş] alakası olmayan yersiz ve gayrimuvafık beyanat karıştırması üzerine müzakereleri takip buyuran reisicümhur hazretleri salonu terk etmişler ve kurultay başkanı hatibin sözünü keserek kendisini kürsüyü terke davet etmiştir"

    zabıt hûlasası okunup oylandıktan sonra aynı konu üzerine başkan şunları eklemiştir:

    "zabıt hülasasının nihayetinde caferoğlu ahmet beyin tezinin dil ile alakası olmadığından dolayı sözüne nihayet verildiği yazılıdır. binaenaleyh o tezin devamı mevzubahis olamaz."

    .

    kurultayın dördüncü günü, üçüncü günün zabıt hûlasasında, üçüncü günde olmadığı halde, başkan sanki söylemiş gibi, ahmet beyin tezinin ruznameden çıkarıldığı söylenip oylanmış:

    "kurultay başkanı bu hûlasada yazılı olduğu üzere caferoğlu ahmet beyin tezinde dil mevzuu ile hiç alakası olmayan sadetten dışarı beyanat bulunduğundan artık bu teze devam olunamayacağını ve bunun kurultay ruznamesinden çıkarıldığını söyleyerek..."

    hakikaten, bütün bu alıntıları yaptığım türk dili dergisinin 8-9 ortak ve "ikinci türk dili kurultayı zabıtları" özel sayısının (1934) başında 5. sayfadaki çalışma programının 9. maddesindeki tezler listesinde caferoğlu'nun adı ve tez başlığı yoktur.

    .

    bütün bu olay sırasında caferoğlu 1929'da dârülfünun edebiyat fakültesi türk dili tarihi kürsüsü’nde müderris muavini (doçent) idi.

    gene de görevinde yükseldi, 1938’de de profesör olarak tayin edildi. m. fuad köprülü’nün siyasete atılarak 1946 yılında üniversiteden ayrılması üzerine kürsünün başkanı oldu. bu kürsü daha sonra eski türk dili ve yeni türk dili adıyla ikiye ayrılınca caferoğlu yeni türk dili kürsüsü’nün başkanlığına getirildi ve bu görevi 1973 temmuzundaki emekliliğine kadar devam etti.

    ...

    kıssadan hisse... iktidarın dil konusundaki belli yaklaşımına uygun olmayan bildirisine ve kürsüden indirilmesine rağmen, bir khk ile üniversiteden atılmamış, pasaportu elinden alınmamıştır.