şükela:  tümü | bugün
  • "sembolisttir, şiirlerinde tablo çizer" denir ama olayın işe yarayan kısmı yani nasıl yaptığı, bir şiire bakıp tabloyu görmek pek anlatılmaz. misal kendisinin bir günün sonunda arzuşiiri.

    ...
    akşam, yine akşam, yine akşam
    bir sırma kemerdir suya baksam;
    üstümde sema: kavs-i mutalsam!

    akşam, yine akşam, yine akşam
    göllerde bu dem bir kamış olsam!

    ne anladık bu şiirden? güzel şiir, iyi kafiye filan. ama sembolizm ve tablo dediğimiz tarafında ahmet haşim'in esas yeteneği ortaya çıkıyor. şimdi bu amcanın hayatla kendisiyle ilgili bir takım sorunları olduğu herkesçe malum. ömrün sonuna benzettiği akşamlar hüzünlendiriyor filan, kurtulmak istiyor akşamlardan da yaşamdan da. bu şiirdeki resim de bunu anlatıyor. kavs-i mutalsam dediği tılsımlı yay anlamına gelen bir sözcük. kalem kağıtlar hazırsa sırma kemer diye söz ettiği suyu çizebilirsiniz. düz bir çizgi kendisi. üstümde sema kavsi mutalsam diyerek "üzerimde gökyüzü tılsımlı bir yay gibi" diye anlattığı mısrayı da çizginin üstüne bir yay biçimide çiziniz. "göllerde bu dem bir kamış olsam" dediği de su diye çizdiğiniz çizgi ve yay arasına bir kamış yani düz dik çizgi eklemenizin ricasıdır. ne oldu? yaydan fırlatılmaya hazır bir ok resmi elde ettiniz ki haşimin bu dünyadan uzaklaşma isteğidir kendisi.
  • gerçekten doğru söylemiş haşim...şairlerin ve hatta şu anda ölü ozanlar derneğinin en garip şairi...sıcaktan kavrulmuş mezarına uğradım iki gün önce, paslanmış yeşil demirleriyle yıllardır o beldede sürgün cezası çeken bir mahkum gördüm sanki...mezarına birazcık su dökmek dışında elimden bir şey gelmedi...100 metre ötesindeki gururlu beyaz mermeri son derece bakımlı ve tertemiz bir necip fazıl mezarının yanından geçerken, kaldırdım kafamı semaya, ağlayarak...
  • "şairlerin en garibi öldü." mısraı tuhaf şekilde dokunur insana. bu "en garip" sözü bana zalim bir öngörü gibi gelir. birkaç yıl öncesine kadar, kabrinin nerede olduğu bile bilinmiyordu. mehmet nuri yardım'ın çabaları sayesinde tespit edildi.

    "kaybolan mezar konusu bir başka çalışmanızı hatırlattı bize. sizin ahmet haşim ve ziya osman saba’nın kayıp mezarları ile ilgili bir çalışmanız vardı...

    mehmet nuri yardım: evet 2000’li yıllardı ve rahmetli ahmet kabaklı hoca’nın ikazıyla bu iki şairimizin mezarlarının peşine düştüm. ikisi de eyüpsultan’da yatıyordu, lâkin yerlerini bilen yoktu. o dönemde aktif gazetecilik yapıyordum. derin araştırmalara girdim, birçok yazara, edebiyat tarihçisine sordum. ama ne yazık ki hiçbir kişi ve kurumdan bilgi alamadım. sonunda vakıflar’da çalışan kültür tarihçisi nedret işli ile birlikte eyüpsultan mezarlığı’na gittik. uzun araştırmalardan sonra ahmet haşim’in mezarı bulundu. eyüp belediyesi ve kültür bakanlığı o zaman duyarlı davrandı ve mezarlığı restore etti. harap olan kabri tâmir ettirdi, çevresini temizledi. şimdi, piyerloti’ye çıkarken ilk sol sokak üzerinde ahmet haşim’in mezarını gösteren levhalar görürsünüz. ziya osman saba için ne yazık ki bütün aramalarıma rağmen bir sonuç alamadım."
    .
    edit: alıntının kaynağı olan sayfa uçtuğundan link kaldırıldı.
  • aksama olan ilgisinin, sevgisinin sebebi cok cirkin olmasiymis demisti (bkz: edebiyat ogretmeni)
  • tdk'da "yalan" kelimesinin anlamını arattığınızda karşınıza şu alıntısı çıkan şair:
    "yalanı en güzel kullanmış olan eski şarklılardır."
    ancak siz gecenin bir vakti farklı bir ruh hali içindeyseniz bu cümleyi
    "yalanı en güzel kullanmış olan eski şarkılardır." diye okursunuz. şiire dair bir şeyler arama huyundan...
  • "zeka; nar,ayva,portakal gibi geç renk ve koku kazanan bir sonbahar ürünüdür..." cümlesinin sahibidir...
  • ölümünden birkaç gün önce evlenmiş ve evlendikten sonra; "çok mesudum artık benim de ardımdan ağlayacak bir dul olacak" diyerek yalnızlığını anlatmış usta şair!
  • yanlış bilmiyorsam galatasaray lisesi'nde okumuş, ve epey dalga geçmişler arap haşim diye... merdiven çok güzeldir bence...
  • "anlami için siiri desmek, eti için bülbülü öldürmeye benzer" cümlesiyle aktigi mecraya güzel bir selam çakmis olan 1933 ölümlü sair.
  • ahmed ha$im'in arap dilinin degil de turk dilinin $airi olmayi secmesi; kendisi ve arap $iiri adina bir talihsizlik, turk $iiri adina bir $anstir.