şükela:  tümü | bugün
  • http://www.arkitera.com/…lar-icin-idam-fermani.html

    akp li bir büyükşehir belediye başkanı ve aynı zamanda lala paşa camii ve yakutiye medresesi nin ağaçlarnın katili, duyarsız ve daha pek çok şey insan
  • eylül ayında 11 ağacı katledip yerlerine 2 adet ışıklandırılmış metal ağaç dikmekle kalmayıp, şimdi de lala paşa camii nin etrafındaki diğer ağaçları da yokedeceğini "suçsa suç! keseceğim" cümlesiyle bildirmiş, oysa ki ağaçlar yerine kafasını kullansa daha çok ışıklanacağımız akp li büyükşehir belediye başkanıdır...
  • ertuğrul günay ın söylediğine göre ahmet küçükler söz vermiş efendim. kesmeyecekmiş ağaçları, vazgeçmiş. zaten kimse böyle kafasına göre kesip biçemezmiş.
    olaya bak, küçük çocukları birbirleriyle barıştırmaya çalışan amca rolüne bürünen kültür ve turizm bakanı ertuğrul bey, kafasına göre konuşup kesip biçmeye hazırlandığı halde hala yerinde oturabilen adam adına gönlümüzü almaya çalışıyor "o sinirlendiği için öyle demiş ama söz verdi kesmeyecek, siz içiniz rahat uyuyabilirsiniz artık" diyerek.
    ne tür bir açıklamaysa bu, anlamadım ben ve sevinemedim bile yaşamını sürdürebilecek ağaçlara.. yani bu adam kafasına estiği zaman keserim biçerim diyecek, bazen gerçekten kesecek, siniri geçerse vazgeçecek, bizim uykumuzun huzuru da bu adamın sinirsel durumlarına mı bağlı olacak?
    bir de ben merak ediyorum şimdi ertuğrul amca öpüşüp kucaklaşıp barışmamızı da ister mi acaba diye.. neyse, erzurum uzak allahtan...
  • recep tayyip erdoğan tarafından bir dönem daha ak parti erzurum büyükşehir belediye başkan adayı ilan edilmiştir.
  • erzurum'un sularını mahveden hasta olma nedenimiz...şehirden gelen yorumlar seçilemeyeceği yönünde lakin ampülü gören oyu basar ve bu adamların yaptıklarını unutursa zannediyorum sonumuz mokoko...
  • "oyunların kapanış töreninde ev sahibi olarak kürsüye gelen büyükşehir belediye başkanı ak partili ahmet küçükler, stadyumu dolduranların şok tepkisiyle karşılaştı. konuşmasına ıslık ve ’yuh’ sesleri altında başlayan küçükler, tepkiyi bastırmak için sesini yükseltti. "

    (bkz: bağırmıyorum ben benim sesim böyle)
  • erzurum büyükşehir belediye başkanı ahmet küçükler, ingilizce’de "belediye" anlamına gelen "municipality" kelimesinin yanlış yazılmasından şüphelenerek başlattığı araştırma sonucu, bir dönem belediyede çalışan kadının yüksek mimar diplomasının sahte olduğunu tespit etti.

    başkan küçükler, 2004-2011 yıllarında belediye hizmetlerini değerlendirmek amacıyla düzenlediği basın toplantısında, 2010’da yaklaşık 9-10 ay çalışan ve 4 dil bildiği sanılan bir sözleşmeli personelin sahte diploma sahibi olduğunu ileri sürdü.

    küçükler, "daha önce yüksek mimar olarak belediyemize almış olduğumuz bir hanım vardı. bu insan çalışırken yaptığı çalışmalardan dolayı sıkıntı yaşadık. en son da kendi işinin dışında çok farklı işlerle uğraşması, hakkımızda çıkardığı dedikodu ve iftiralarla gündeme geldi. görevine son verdik" dedi.

    görevine 2010’da son verilen kadının konuyu yargıya taşıdığını ifade eden küçükler, "görevine son verdikten sonra bu arkadaşımız mahkemeye gitti.

    mahkemede geriye dönüş için uğraştı. biz bunun evrakının, diplomasının asıl olmadığını ve kendi eğitiminden şüphe duyduğumuzu, dolayısıyla diplomasının sahte olabileceğini iddia ederek mahkemede savunmamızı yaptık. mahkeme kararını şöyle verdi. ’hayır efendim, bütün bakıldığında evrak tamamdır, diplomada bir şey gözükmüyor’ denilip belediyeye geri gönderdi" diye konuştu.

    kadının belediyede bulunan diplomasıyla ilgili çalışma başlatan küçükler, beykent üniversitesi ile diyaloğa geçtiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

    "biz daha sonra bu şahsın okulunda ’böyle bir diplomanın gerçek mi değil mi?’ diye ilgili fakültesine soru sorduk. sorarken de bu insanın görevine bir daha son verdik. okulundan gelen yazı da bu şahsın diplomasının üniversiteleri tarafından verilmediği yani sahte olduğunu bize bildirmiş oldu. bu insan niye geldi, neden belediyemizde böyle bir çalışma yaptı, söylediği o iftiraların, konuşmalarının mantığı neydi biraz daha algılanmış oldu. bu şahsın diplomasının sahte olduğu anlaşıldı. biz hem suç duyurusu anlamında hem de tazminat davası anlamında hukuki bütün işlemlerimizi yapmaya başladık. ’yüksek mimarım’ diyerek bize belgelerle yüksek mimar diplomasını sundu. hatta bunu noter tasdikli getirdi. sonuç itibarıyla diploma tamamen bir sahtekarlık. evrakta sahtekarlık var."

    "municipality" kelimesi

    küçükler, bir gazetecinin sahte diploma şüphesinin nasıl oluştuğuna dair sorusunu şöyle yanıtladı: "4 yabancı dil bildiğini belirtti. kendisinin amerika’da kaldığını belirtmişti. hem yüksek mimar hem de 4 yabancı dil biliyor olması bize cazip geldi. kendisinden bir gün dubai heyetini şehrimize davet için yazı yazmasını talep ettim. kendisi de bir yazı yazdı. yazıyı getirdiğinde ben yazıda ingilizce olarak ’municipality’ ifadesinin yanlış yazıldığını fark ettim. daha sonra kelime hatası olabileceğini düşündüm. ama ’municipality’ ifadesi 3-4 yerde geçiyordu.

    dolayısıyla her birisine baktığımda her birisinde aynı yanlışı fark edince kendisini çağırdım. ’bu nasıl olur’ dedim. önce ’municipality’nin doğru yazıldığını iddia etti. sonra kendisini uyardım, bu ifade yanlış, bu sefer ’asıl nüshada doğru yazmışımdır’ dedi, onun da yanlış olduğunu görünce, tabiri caizse bize kandıramayınca asıl şüphem mimarlığından değil yabancı dilinden kaynaklandı."

    kaynak
  • ustaların ustasına çırak olabildiyse ne mutludur o'na. ustaların ustası da tahmin edilebileceği üzere rte. ustaların ustası, büyük usta, muhteşem gibi başka sıfatlar da var altına imza attığı. ben de olsam böyle yapardım gerçi. erzurum'da anlatılan bir şehir efsanesinin de aktardığı gibi erzurum halkı kendisine değild e rte'ye oy vermiştir. 100 tane akpli ile konuşulsa 99'u ahmet küçükler'i beğenmez... işte öyle bir durum.

    unutmadan ustaların ustasına çırak olabildiysek ne mutlu bize afişleri toplatıldı. halk bu kadar da yalakalaık olmaz diye tepki gösterince normal tabii. kaç gündür afişlerin önünden geçip kahkahalarla gülüyoruz.. en son hazırlattığı paşaların paşası afişi de güzel.
  • müze yıkıp yerine kent meydanı yapabilecek kapasitede olan adam.