şükela:  tümü | bugün
  • cüppeli ahmet hocanın deprem sonrası ekranlara gelen bir konuşması asla unutulamaz..
    unutulmamalıda..

    bu konuşmasında* cemaate depremde bütün fuhuş yuvalarının kötü pis namussuz evlerin yıkıldığını anlatıyordu*
    her şey bir yana bu cüppeli ahmet hoca denen adamın izmitteki dergahı yıkılmıştır...
    ötesi de yoktur işte cüppeli ahmet hoca budur..
  • depremde yitirilmiş bebekler için, büyüyüp de munafık- kafir olacaklardı, öldükleri iyi olmuştur. a yakın mealli cümleler kurmuştur meşhur kasetlerdeki konusmalarında..
  • "zelzelenin sabahı bütün camiler bayram namazı gibi oldu. karıyı, çocuğu alan doldu. her sallamada bir saf artıyor. dedim 'yarabbi bizi yıkıp geçirme ama ara sıra yokla bizi' salladı mı çok hoş oluyor. millet allah diyen diyene. allah allah dışarı fırlıyor. durdu mu unutuyor. arada müslümanlara bir şey olmadı mı? olur, eceli gelen şehit de olur. allah sizden şehitler almak istiyor, bir kaç müslüman da tabii ölecek." diyen musluman din adami.
    (bkz: ateist olma nedenleri)
  • hemen gelene cennetin en iyi yerinde arsa ve göğüsleri yeni tomurcuklanmış 5 adet huri veren şahıs.
  • yılbaşında televizyon izlemeyi, zina, içki, kumar ve faizden daha günah olduğunu söyleyen hoca.
    http://www.selam.org/mp3/cubbeliahmet-yilbasi.mp3 adresinden vaazına ulaşılabilir.
  • ilk vaazını ilk okul 4. sınıfta okurken, 10-11 yaşlarında vermiştir. âdetâ ismâil ağa câmii'nde büyümüş, küçük yaşlarda "ben cüppe giyiceem" diye tutturunca kimsenin cübbe falan giyemediği 70'li yıllarda dikkat çekip "cübbeli ahmet" lâkâbını almıştır.

    doğduğunda babası yusuf ünlü, çivi ve tel örgü fabrikası sahibi ve zengin bir işadamı imiş (1997'de iflâs etmiş). aynı zamanda da mahmut ustaosmanoğlu'nun sohbetlerine katılırmış. küçük ahmet yaşı çok küçük olmasından dolayı babası götürmek istememesine rağmen babası ile camiye gitmek için huysuzluk çıkarırmış. zamanla burada küçük yaşta sarık ve cübbe giymeye heves etmiş. ilkokulu başarı ile bitirirken bir yandan da ismâil ağa camii'nde vakit geçiriyormuş. yusuf bey, eşinin küçük ahmet'in okula devâm etmemesinden şüphelendiğini söylemesi üzerine bir gün okulu ziyâret etmiş. öğretmen hanım "mahmut çok çalışkan, çok zeki bir çocuk. bir gün bile gelmemezlik etmedi. fakat ders sırasında arkadaşlarına vaaz veriyor, çok konuşuyor" demiş.

    ortaokul 1. sınıfı da başarı ile bitiren ahmet hoca, ikinci sınıfta okulu tamamen bırakıp kendisini islâm ilimlerine vermiş.

    her ne kadar 1-1.5 saatlik vaazlarından kırpılan parçalarla ve hakkında başkalarının karalamak için açtığı uyduruk sitelerdeki yalan yazılarla gündeme gelip sinirli, asabi biri gibi görülse de aslında günümüzün nasreddin hocası denebilecek kadar nüktedân bir insandır.

    âdetâ ismail ağa camiinde, amcalarının, dedelerinin elinde büyümesi kendisini cemaatine karşı biraz daha nazı geçen bir kişi yapmıştır kanımca. herhalde o yüzden dili bâzen sivrilir fakat bu uzun sürmez, işi yine getirir, mizâha vurur; ağzından ballar damlar.

    deprem kasetlerinde, düşen çocuğu için içi yanarken bir de tokat patlatan bir annenin, bir babanın şefkatini görüyorum ben. ünalan yeni camii'nde, türkiş blokları aksekili mehmet uslu camiinde, yenibosna aksa camii'nde, fikirtepe onikiler camii'nde, ümraniye ıhlamurkuyu merkez camii'nde, fâtih'teki fetih mescidi'nde ve el konan beykoz çavuşbaşı'ndaki fetih camii'nde (fetih külliyesi) bir çok sohbetine katılmış biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, kendisi "deprem oldu oh ne iyi, gavurlar geberdi" diyebilecek bir insan aslâ değildir. tebliği ulaşmadan ahirete intikâl etmiş her günahkar ve kâfir için kendini mes'ûl hisseden hassas bir insandır. 1996 yılından beri insanları deprem konusunda uyarmasına rağmen gösterilen vurdumduymazlığa karşı cemaatine nazı geçtiği ölçüde sitem etmesinde (en azından cemaati ve kendisi açısından) bir sakınca olmasa gerek.

    17 ağustos depreminde evini, barkını, çoluğunu çocuğunu kaybedip âdetâ yıkılan bir sürü insan "onlar şehît oldu cennete gitti, siz de onları seviyorsanız ve âhirette onlara kavuşmak istiyorsanız sabredin" tesellisi ve tavsiyesi sayesinde ayakta durabilmiş, bunların çoğunluğu belki de intihardan vazgeçmiştir.

    pek çok kaynaktan toplayıp basit türkçe'yle aktardığı bilgilerden oluşan bir risâle serisi vardır ve kitapların her biri çoğunlukla başka kaynaklardan derlenen bilgilerden oluşsa da alanında "kaynak eser" derecesine erişmiş eşi bulunmaz kitaplardandır.

    babası ile yapılmış bir söyleşi var, aşağıdaki adreste:
    http://212.112.239.219/cubbelikimdir.htm
    ya da
    http://cubbelihoca.net/cubbelikimdir.htm
  • bir namaz cıkısı, cami onunde bulunan seyyar satıcıdan ''kimdir? nedir?'' dusuncesiyle sarık ve sakal dusmanları isimli cdsini aldıgım sahıs.
    ancak ne var ki cd, ne discmande ne de bilgisayarda calıstı.. bozuk cıkmıstı.... izleyememiştim cdyi...
  • (bkz: fetih mescidi)