şükela:  tümü | bugün
  • gazeteci, savaş muhabiri, gezgin. motosiklet* ile yaptığı nil, hindistan, avusturalya gezileri sırasında çektiği belgeseller yüreğimizde derin izler bırakmıştır. ayrıca süper bir abimizdir. aslandır kaplandır. cevresindeki bir çok insanın motosiklet kullanıcısı olmasına da ön ayak olmuştur.
  • bir süre sezen aksu ile beraberdi...
  • hayatının büyük bir bölümünü devrialem şeklinde geçirdiğinden şu sözü erkek milletince dikkatle okunmalıdır. "kadınlar gideni asla beklemez"
  • (bkz: sezen aksu)
  • (bkz: yol film)
  • patron kim'in bir bölümünde oynamış kişi...hiç gerek yoktu aslında biz onu dağda bayırda severdik.
  • uğruna sezen aksu tarafından deniz sekinin çıkı$ $arkısı olan

    "bak sana bu defa kesin söylüyorum ku$ uçtu uçacak ahmet
    aklını ba$ına dev$ir anacığım ba$kası kapacak ahmet"

    $arkısı yazılan adam.

    bu günlerde bir dönemler istanbul üniversitesi edebiyat fakültesinde okuyup sonra boğaziçi üniversitesine geçi$ yapan ilksen adlı hatunla evlenmi$tir.
  • aslinda uzun suredir yazmaya niyetleniyordum ama kismet buguneymis. kendisine kocaman bir tesekkur borcum var. benim ve 2 arkadasimin. baska yollardan da kendisine ulasmaya calistik ama basaramadik. sozluk camiasi onunde tekrar tesekkur edelim kendisine. gozumde turkiyedeki en sahane insandir. neden mi?
    efendim sene 2009 * ,5-6 ağustos 2009 leonard cohen istanbul konserine gitmek isteyen euteamo ve arkadaslari bir turlu yeterli parayi denklestirmez. yine de harbiye`ye gidelim belki birseyler olur diye yola cikarlar. nedense harbiye vip girisi onunde konserin baslamasini beklerler*. bir kac kisi gelir bilet isteyip istemediklerini sorar ama fiyatlar yuksektir ve 3lu konseri harbiyenin disindan dinlemeye calisir, pek birsey de anlamazlar. basta kendileri gibi bekleyenler vardir ama zamanla herkes teker teker ayrilir harbiye vip girisinden. konserin baslamasindan 15 dakika sonra ahmet utlu vip cikisinda gorulur (neden erken cikti, neden elinde fazladan bir bilet vardi, hic bir fikrim yok). bana ve yanimda oturan arkadasima bakar, sonra karsimda oturan arkadasima elinde 1 adet fazla bilet oldugunu soyler ve bileti verir. tabi biz deliririz*. dunyada taniyabileceginiz en romantik insan olan arkadasim hayret ve saskinlik icinde cok tesekkurler ama siz kimsiniz? der*. o isminin ahmet utlu oldugunu soylerken yanimda oturan arkadasim belgesel yonetmeni der. ve ben, ah ben dayanamam ve sezen aksu nun eski kocasi derim tabi bu lafi etmemle ahmet utlu kosarak uzaklasir bulundugumuz yerden*.
    aradan nerdeyse iki sene gectikten sonra aciklamaktan kimseye zarar gelmez sanirim o gece tek biletle 3 kisi konseri izledik. arkadaslarim elimizde tek bilet oldugundan ve konseri aylardir bekledigime gore benim girmemi istediler. ben de tek basima girmeyecegimi soyledim. tabi tum bu acikli tartismayi gise gorevlilerinin onunde gayet dogaclama bir sekilde gerceklestirdik ve sanirim bize acidilar. ucumuz de izledik sahane konseri.
    bu nedenle super insansin ahmet utlu, seviyoruz seni*.
  • 1997 yiliydi, universiteye yeni baslamisim. motosiklet ile ilgili tek fikrim dogup buyudugum kucuk bir ege sehrindeki jawa ve puch marka, a noktasindan b noktasina gitmeye yarayan motorlu bisikletlerdi. sonra bir gun televizyonda castrol sponsorlugunda cekilen bir belgesele denk geldim. benim gibi uzun boylu bir adam sari bir motosikletle misir'dan baslayip nil nehri boyunca kenya'ya kadar gidiyordu. o zamanlar gezgin, kasif, enduro gibi kavramlardan bi'haber bunyeme uzayli goren koylu amca gibi gelmisti.
    neyse uzun lafin kisasi bu uzun abiye karsi inanilmaz bir hayranlik gelisti. 1999 yilinda avustralya kitasina yaptigi geziyi de kacirmadan izledim. o gun sari renkli motosiklet olarak bildigim bmw r1100gs motosikletin bugun abisi olan r1150gs'i kullaniyorum ve ben de birgun o rotalari yapmak icin sabirsizlaniyorum. ilham verdigi icin kendisine tesekkuru bir borc bilirim.