şükela:  tümü | bugün
  • yaşayan en büyük türk minyatür ustası olmakla birlikte, ney'in en usta icracılarındandır. evi bir nevi klasik türk musikisi mensuplarının dergahı gibidir. türkiye'nin dört bir yanından kendisini görmeye giderler.
    kütahya'da yaşamaktadır.
  • rebap ustası olduğunu nasıl atladığıma şaştığım kimse.
  • kütahyanın kültür ve sanat tarihini kaydeden zarif insan.şehrinin resimlerini yapar.daha ayrıntılı bilgi için beşir ayvazoğlunun, defterimde kırk suret adlı kitabına bakılabilir.
  • kütahyalı ressam, neyzen. feyhaman duran atölyesinden yetişmiş, halil dikmen'den ney, süheyl ünver'den tezhip ve minyatür öğrenmiştir. kütahya müzesi'nin kurucularındandır. kütahya'yı tuale taşıyan ressam olarak haklı bir üne sahip yakupoğlu'nun bini aşkın tablosu, biri minyatür üç albümü vardır.
    albümleri içinde en ünlüsü istanbul'u konu alan boğaziçi'dir.
    şu an izmir'de yaşamaktadır.
  • “ahmet yakupoğlu, gerçek bir yerlidir. güzel sanatlar akademisi'nden mezun olduktan sonra birçoklarının yaptığı gibi soluğu avrupa’da almaz, gidip memleketi kütahya’ya yerleşir. bir gün bütün şehirlerimizi çirkin betonarmelerin istila edeceğini hissetmiş gibidir; hocası feyhaman duran’ın tavsiyesine uyarak kütahya’yı kütahya yapan güzellikleri yok olmadan önce tualine aktarabilmek için zamanla yarışa girer. bu yüzden sanatta yeni eğilimleri, yeni arayışları bir çeşit lüks sayarak modern resim akımlarından hiçbirine iltifat etmemiş, kırk yıl boyunca sadece kütahya’nın ve boğaziçi’nin eşsiz güzelliklerini süre ırmağından kurtarmaya çalışmıştır. gerçekçidir; fakat dış görünüşünün ötesine de geçen bir duyarlığa ve bütün sevgisini, heyecanını, samimiyetini, renkli paletinde yoğurarak elde ettiği benzersiz bir lirizme sahiptir. hemşehrileri, onun yaptığı büyük işlerin farkındalar mı bilmiyorum. rengârenk kütahya albümü bence bir şaheserdir. irili ufaklı yüzlerce pencereden bir şehrin renkli geçmişine bakabilmek ne büyük bir şans ve mutluluk!

    keşke her şehrin bir ahmet yakupoğlu’su olsaydı!” *
  • artık kütahya'ya neredeyse hiç gelmeyen izmir'li ressam.
  • ortaokul döneminde bana resim hocalığı yapmış şahane ötesi gönül insanı. bana resim yaptırırken ara ara ney üflerdi. bir de hanımlar vardı ev işlerini falan yapan, arada mantı yaptırırdı onlara benim için. bir keresinde az yediğim için "senin dayıların deden böyle mi yiyor" diye fırça atmıştı.
  • sadece devrin büyük bir ressamı değil, rebab ustası, neyzen hatta edebiyat, tarih de seven büyük bir sanatçıymış. ismini ilk bir yakınımızın salonundaki tablosu sayesinde duymuştum. 96 yaşına kadar sayısız eser bırakmıştır. mekanı cennet olsun.

    yanlış bilmiyorsam eserlerini zamanında kütahya dumlupınar üniversitesine bağışlamışlığı da var.

    edit: doğru biliyormuşum, hatta kopyalayayım vikiden:

    --- kopyala yapıştır ---

    1964 yılına kadar "çalışel" soy adını kullanan ahmet yakupoğlu, tablolarını, kütüphanesini ve kütahya'nın maltepe semtindeki evini dumlupınar üniversitesi'ne bağışlamıştır.

    sahip olduklarını kütahya´ya bırakmak isteyen yakupoğlu, bir süre önce kendi adına kurulan vakfı feshederek kendi elleriyle çatısına kadar çıkıp işlediği çinili cami'yi, maltepe'de büyük bir arazide yer alan evini, bahçesini ve diğer mal varlıklarını, 3 bin kitaptan oluşan sanat kütüphanesini, 1500´den fazla tablosuyla tezhip ve minyatür eserlerinden oluşan diğer tüm çalışmalarını dumlupınar üniversitesine bağışladı.

    eserlerini üniversiteye "sergi dışında kalıcı şekilde il dışına çıkarılmamaları" koşuluyla bağışlayan yakupoğlu, üniversite yönetiminden tüm eserlerin sergileneceği müze yaptırılması sözü aldı.
    --- kopyala yapıştır ---