şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türk kadınlarının seneler içinde ustalaştığı sanat dalı.

    (bkz: türk erkekleri)
  • (bkz: hakketmek)
  • iyi örneklerini sergileyen türkiye'den bir sanatçı için (bkz: ayhan tomak)
  • hem çok zevkli hem de derman bırakmayandır.
  • vatandaş oyma sanatı:

    (bkz: zam)
  • komik, yer yer boşlukları olan dün geceki rüyamın senaryosunu süslemiş sanat dalı:
    bir akşam saati ailecek yemek yiyoruz. oralarda bir yerlerde biri var, bana yanaşıyor ve "parmaklarınız oyma sanatına çok yatkın. ben de bu sanatla uğraşıyorum. sizi katıldığım kursa götümek isterim." diyor. ben de akşam onunla bayağı muhabbet ediyorum. ertesi gün sabah buluşmak için saat belirliyoruz. evlere dağılıyoruz.

    ertesi gün beni beşiktaş meydandan alıyor ve otobüse binip kocamustafapaşaya gidiyoruz. otobüsün numarası da 16b imiş. sonra inip kursa gidiyoruz. ingilizce konuşan bir kadın bizi karşılıyor. kadın başka bir dil konuşmuyor. beni kaydediyor kursa. her kursa yeni kayıt yaptıran heyecanlı genç gibi benim de içimi bir sevinç kaplıyor. -sonra uyandım ve sınava gittim.

    akşam ekşisözlüğe baktığımda 16b isimli otobüsün kadıköy-topselvi arasında çalıştığı gerçeği ile yüzleştim. ve de zaten hayatımda herhalde taş çatlasa bir ya da iki kere kocamustafapaşa'ya gitmişimdir. ahşap oyma sanatına da bayağı uzaktan bir ilgim var yalnızca. yanımda ilgilenen bir arkadaşa "ah ne güzel" demişliğim var! tüm bunların bilinçaltımda ne işi var, en ufak bir fikrim yok. ama olsun, gün boyu hatırlayıp gülümsetti eşek sıpası.

    peşin not: freudyen yaklaşmayınız, çok karışıyor.
  • bi baktım hep siyaset ve spor entryleri yazmışım bir iki anımı paylaşmışım. hor kullanmışım sözlüğü. zoruma gitti lan neyse bu entryde en güzel uğraşımla ilgili bişeyler paylaşam bu işe ilgi duyan yenilere de ufaktan yol göstermiş olurum.
    baştan diyeyim bu başlıkta neden bu kadar az entry var şaşırdım doğrusu..neyse başlayalım

    şimdi ahşap işi benim deyimimle marangozluk(marangozluk aslında ahşap işinin bir kısmıdır) tutku yaratır başka bişey düşünemezsiniz. her hobicinin içinde ulan ben bunu meslek edinmeliydim hissi doğar..
    neyse oymacılık rölyef oyma, üç boyutlu oyma,(bkz: cihp carving) falan diye birçok dala ayrılır anadoluda genelde hat, çiçek desenleri, geometrik desenler ile camileri süsler, bir de maraşta çeyiz sandığı yaparlar. avrupada barok desenler, insan figürleri ve rocking horseyani sallanan at gibi oyuncaklar yapılır..bence bu işin içinde (bkz: luthier)lik te sayılabilir, keman yapımı bağlama yapımı da aynı malzemelerle çok büyük dikkatle yapılır..burda ahşapla ilgili başka zanaatleri de sayalım, sedef kakma, kündekari, marküteri, intersia, kıl testere,ahşap yakma .. neyse konumuz oyma.. öncelikle iyi aletleriniz olmalı.. yurt dışında pfeil, stubai,henry taylor, twocherries(bauhausta çok çeşit olmasa da birkaçını bulabilirsiniz) var bi de japonların bıçakları var ama onlar çok çok çok pahallı..türkiyede ise maraşta birkaç usta var yerlerini tam bilmiyorum ama ürünlerini satan bir yer var karaköyde tezel hırdavat. sahipleri de çok beyefendi insanlar..yerli yapım fiyat olarak yarıyarıyadır. kalite olarak ta fena değildir. burda önemli olan çelik olması ve iyi bir çelik olması.. ortalama 6-8 ıskarpela çeşidiyle başlayabilirsiniz. tabi bunun sonu yok olur zise elli atmış alet.. neyse ahşap bir tokmağa da ihtiyacınız olacak bulamazsanın bir merdane alın testereyle ikiye bölün olur size iki tokmak :) neyse sonra sağlam bir masanız olmalı plastik olmaz ahşap yada demir olabilir. birkaç "işkence" ihtiyacınız olacak onları da temin edin ağacı sabitlemeniz gerekiyor.
    ağaç demişken hangi ağaçlar oyulur.. kolaydan zora bir sıralayalım ıhlamur,sarıçam(chip carving sadece),ceviz,maun,gürgen.. neyse aslında her ağaç oyulur ama reçinesi olan çam türü ağaçlar oyulmaz denecek kadar zorlar. siz uzak durun..
    neyse temiz bir ahşabı koyduk masaya üzerine deseni karbon kağıdıyla yada çizerek ne bileyim birçok yöntemle aktarıyoruz ondan sonra oymaya başlıyoruz.. desensiz olmaz mı doçlama olarak derseniz olur da bi boka benzemez sonunda.. neyse oyduk deseni sonra zımpara kağıdıyle mümkünse makine kullanmadan elle zımparalıyoruz. bu kısımda bütün marangozluk işlerinde de yani düz bir zemini zımparalarken de önemli olan zımpara numaralarının sırayla yapılması. yani 230 nolu zımparayla çok zımparalarsan prüzsüz bir zemin elde etmezsin 200-300-500-1000 gibi sıralaman lazım rakam yükseldikçe zımparanın prüzü azalır yani üzerindeki kum incelir.. zımpara kağıdını aletleri sivriltmekte de kullanabilirsiniz. aletlerin çok ama çok düzgün ve iyi sivrilmesi lazım ona ayrı önem göstermeli..
    nerde kalmıştık oyduğumuz ahşabı zımparaladık sonra mat dolgu verniğiyle vernikleyip kuruyunca tekrar zımparalayabiliriz bundan kasıt ahşaptaki eksik gedik kısımların kapanması.. yada ahşabınız iyiyse iyi oyduysanız yağlayabilirsiniz bizim ustalar genelde zeytin yağı kullanır ama tung yağı teak yağı danimarka yağı keten yağı gibi çeşitler de var bana kalsa ayçiçek yağı bile olur.. ondan sonra tercihimize göre son kat verniği sürüyoruz. bu vernikleme işi ayrı bir sanat gibi çok detay var hatta eski marangozların bir de vernikçisi olurmuş buna kafa yoranlar da çok, özellikle enstruman yapımında..
    vernikte bitti kurudu sanat eseriniz hazır bravo size hadi yeni projelere :)

    gelelim genel kültüre bursadaki ulucami mimberi, yeşilcaminin pencereleri görülmeye değer.. süleymaniyenin kapısı kündekari için görülmeye değer.. dünyada endonezyalıların çinlilerin ahşao oymaları dibinizi düşürür. bu işle ilgilenen çok sayıda amerikalı var avrupalı var.. büyük sektör aslında kitaplar cdler kurslar vs.. türkiyede ismekin kursları var sanırım bunla ilgili hobi kursu yok sanırım yada ben duymadım.. ama forumlar var internette "hobitutkunları" gibi çok kibar yardımsever insanlar var ne sorsanız cevap verir ellerinden gelen yardımı yaparlar..yeni başlayanlar için ahşap temininde memetmarangoz sitesini alet edevat için e-hırdavat ve tezel tic. i öneririm düzgün insanlar.. ara ara gelir buraya bişeyler yazarım editlerim..
    not: fark ettiyseniz hiç link vermedim. bi merakınız varsa peşine düşün araştırın keraneciler öyle armut piş ağzıma düş iyi değil :)
  • sinir, stres nedir unutturabilecek tatda.. boyamacılıkla birleşince daha da hafifletici oluyor..
  • (bkz: adnan ziyagil)