şükela:  tümü | bugün
  • "hede hödö mahallesi hududu" tabelalar yanlışlıkla ahududu diye okunabilir, ama olsun, gülümsetir. (hudut, hede ve hödö kelimeleriyle güzel tekerleme yapılır gibi bir his var içimde.)
  • frambuaz olarak da bilinir. reçeli, pastası, dondurması ve de gazozu* insanı baştan çıkarır.
  • tekel'in ahududu likoru nefistir, siddetle tavsiye ederim.
  • olası bir film yıldızı... ahu dudu
    (ahu tuğba'nın veliahtı)
  • - açık tatlı bir kırmızı pembe arası rengi ve gerçekten baştan çıkarıcı bir tadı vardır. bu türün rengi mat olur. ingilizcede "raspberry" dir.

    - bir de rengi daha siyahımsı ve görüntüsü parlak olan türü vardır, tadı biraz daha mayhoştur ve ingilizcede "black raspberry" diye anılır.
  • söylenişi seksi olan, çilekle dut arasında bişey. daha çok pasta ve reçel olarak tüketirim ben.
  • joseph kesselring'den uyarlanmis istanbul buyuksehir belediyesi sehir tiyatrolari oyunu. 1950'lerde eski bir konakta gecmesi ve suna pekuysal'in oynamasi disinda bir sey hatirlatmayan oyun.
  • küçükkene anneannemin bilmediğim ama -3+5 tahmin edebildiğim bi nedenle söylememi yasakladığı kelime
  • latincesi : rubus ideaus
    sağlık amaçlı olarak yabani yetişen ahududu yaprakları toplanır. tek tek toplanan yaprakları gölge olan havadar bir yerde veya 50ºc ye kadar kurutma dolabında kurutulur.
    bitki; sepi maddesi, pektin, c vitamini ve organik asitler içerir.
    balgam sökücü olarak, mide, idrar, böbrek rahatsızlıklarında kullanılır.
    papatya karışımı çocuklarda kansızlığa karşı kullanılır.
    çay hazırlamada; 1.5-3.0 yemek kaşığı ince kıyılmış bitki bir tas su ile kullanılır.
    ahududu yaprakları, alkolsüz rahatlatıcı içecek hazırlama da asıl hammadde görevi yapar. fermente edilen yapraklar hakiki çayın yerine geçebilir.
    taze meyvelerin ilaç özelliği vardır. şeker ile şurup yapılır ve ateş düşürücü olarak kullanılır.

    ayrıca, pastacılıkta da kullanıldığı vakidir.