şükela:  tümü | bugün
  • "muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. fakat o, allah'ın resülü ve nebilerin sonuncusudur. allah her şeyi hakkıyla bilendir."
  • allah'ın resulu "ve" nebilerin sonuncusudur. son resul değil son nebi...
  • 40 bir şey mi bir de 50.ayete bak hele dedirten surenin ayetidir.. (yıllar sonra gelen dedirten sürprizi)..araştırmaya üşenenler için c/p:

    "ey peygamber! biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini peygamber'e bağışlayan, peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."

    not: velhasılı kelam sıkıntılı suredir muhtemelen..
  • her resul nebi'dir, ama her nebi resul değildir.
    yani son nebi'dir.

    edit: ayette son nebi olduğu söylenmesi, gayet yeterli son resul de olduğuna.
  • her nebi resuldur, her resul nebi değildir. resul elçi demek elçi var olan mesajı iletir. nebi haber getiren demek. yeni kitap getirir. aradaki fark budur. muhammed resuldur ve ayrıca kitap getiren son nebidir.
  • yine içihat yapabilecekleri bir ayet bulmuşlar. kuranda içtihat yapabileceğiniz ve sizin ortaya çıkıp düzeltmenizi bekleyen ne kadar çok ayet varmış. islam tarihi yanlış anlaşılmalarla dolu bin dört yüz yıllık tarihine şuan ağlıyordur.nerelerdeydiniz bunca zamandır?

    zeyd'in eşi ile dolayısıyla evlatlığının karısıyla evliliğinden doğan dedikoduların önünü kesmeye yönelik giriş cümlesi olan kuran ayeti. konuya bir de şu açıdan bakın: dünyamızın içinde bulunduğu samanyolu galaksisinde yaklaşık iki yüz milyar yıldız var. bu yıldızlardan biri de dünyamızın etrafında döndüğü güneş. her yıldızın etrafında da belirli bir yörüngede dönen gezegenler ve bu gezegenleri etrafında dönen uydular var. galaksimizin çapı yaklaşık otuz bin ışık yılı. yani ışık olsanız bir uçtan bir uca otuz bin yılda gidersiniz. bizim galaksimize en yakın diğer galaksinin adı andromeda, bizden iki buçuk milyon ışık yılı uzaklıkta. ışık olsanız iki buçuk milyon yılda ulaşırsınız. ve bu galaksilerden yaklaşık iki yüz milyar tane daha var. bu akıl almaz büyüklükteki evren iddiaya göre müthiş bir düzenle hareket halinde. bunların hepsi aklımızın alamayacağı olağanüstü yapılar. ve bu yapıları yöneten bu büyük zekanın bunca galaksi arasından samanyolu galaksisinde, iki yüz milyar yıldız arasında bizim güneş sistemimizde, bunca gezegen arasından da dünyamızdaki arabistan yarımadasında bir mağarada muhammed adında bir adama diyor ki; ey muhammed gelininle evlenebilirsin. eşlerinle sırayla birlikte olmana gerek yok canın kimi istiyorsa onunla olabilirsin. peygamberin evine gelince yemeği yedikten sonra hemen dağılın. işte asıl mucize bu yüz yılda muhammed’in insanları bunlara inandırabilmiş olmasıdır.
  • hakkinda garip iddialar dillendirilen ayet.

    biri de demis ki evrenin sonsuzlugunda muhammed'in kendisine yarayan ayetler ne kadar da manasiz.

    bak sonsuz evrenin tatli urunu.

    ıstedigin tum acilardan sana gosterebilirim.

    once basit bakalim. muhammed kendi lehine hukumler yaziyorsa eger neden kendisine guzel gelen kadinlari yasaklasin(ahzab 52)? neden kendi kendini azarlasin(abese 1-10)?

    sana karmasik gelecek ama aslinda basit olan diger bakis acisina gelelim. evren sonsuz bu sonsuzlukta neden muhammede magarada boyle mesaj gelsin diyorsun. anlamsiz gelmis sana bu.

    simdi kendine sunu soyle. bu sonsuz evrende ben bir hicim. ve aslinda hissettigim fiziksel acilar da elektrik sinyallerinin yorumlanmasindan ibaret. o halde ayagimi kesebilirim.

    kesemezsin. evrenin sonsuzlugunu veya evrenin insan bilincini kucultucu tum unsurlarini sonsuza kadar dusunsen de cektigin aciya katlanamayacaksin. ıste evrenin bu sonsuzlugu sana bulutlarda ucma hissini verse de kucuk parmagin esige carptiginda hepsi gececek. ınsan icin tek bir gercek vardir. hayat. ve hayatin fizik yasalari dahilinde hissettirdikleri. bunlardan daha onemli hicbir sey yoktur. meshur piramide gore de aci cekiyorsan karnin acsa dusunemezsin. yani sunu anla ki evrenin sonsuzlugu, insanin hayatinin duzenlenmesi gerektigi gercegini asla anlamsiz kilmiyor.

    ufacik beyinleriniz var. onlar da onyargilarla dolu. tiksiniyorum
  • peygamberin 11 karısı ve artık kaç taneyse bir sürü cariyesi varken daha fazla kadınla nikahlanmasına izin yok denmesi bu surenin allah tarafından yollandığının deliliymiş. acaba kendileri 4 kadınla sınırlanmışken peygamberin nerdeyse 1 düzine kadınla aynı anda nikahlı olmasına tepkiler gelmiş olmasın? nasılsa elinin altında cariyeler de var, 11'e durarak gerçekten büyük bir fedakarlık yapmış.

    insanın acıya dayanıp da ayağını parmağını kesememesi de ruhun varlığına dair bugüne değin gördüğüm en dandik en telmaşa ispat denemesi olmuş. narkoz altında insanlar gayet de güzel kesilip biçiliyor, kimsenin de gıkı çıkmıyor. bu durumda narkoz altında insan bedeni ruhsuz bir et parçası mı oluyor, o zaman narkoz sonrası reanimasyon süreci de ölüyü diriltmek olmalı, bir nevi tanrısal bir güç.

    sıradan bir insanın kendi kendisini kesememesi, bu acıya dayanamaması ruhun varlığını ispatlıyorsa kendini jiletleyen müslümcüler, harakiri yapan samuraylar, kendi kendisini ameliyat eden doktorlar ruhsuz mu oluyorlar? evet kendi kendisini ameliyat eden insanlar var, eğer insanın kendisini kesememesi bir ispatsa bu kişiler neyin ispatı oluyor?

    son nebi olmak konusuna dair de bir şeyler söyliyeyim.
    neden peygamberlik müessesesi 1400 yıl önce son buluyor?
    madem peygamberlik allahın kabul ettiği bir iletişim yöntemi neden sürekli değil?
    kıyamete kadar bir peygamber sürekli bulunsun, nedir yani?
    masrafı mı kurtarmıyor?
    mesela insanlık uzaya çıktı, ne olacak şimdi?
    tam şu anda yeni koşullara göre yeni bir peygambere ihtiyaç yok mudur?

    hadi diyelim bir yerden sonra son bulacak, bunun için en iyi zaman kameraların icadından sonrası değil midir? düşüsenize peygamberin kafasında bir gopro var ve her anı kayıt altında. hiç öyle sahte uydurma hadis gibi bir durum yok. aklına bir şey mi takıldı aç kayıtlara kendi kulağınla duy kendi gözünle gör. dini sahabeler gibi bizzat peygamberin kendi sesinden öğren, ne güzel imkan değil mi?