şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yuvasızlık.
  • aidiyet duygusu kişide tatmin edilmesi gereken bir duygudur, çok önemlidir, kimi durumlarda hayatidir. işte bu aidiyet duygusu tatmin olmadığında kişi aidiyetsizlik hisseder.

    çok acı bir duygudur öte yandan, nasıl acıtıyordur insanın canını, ayrılıktan beter bir şekilde. kimseye böyle hissettirilmesin, önemsiz eşyalar bile bir yere ait değil mi?
  • ruhun, aklın ve gönlün göçebe olması, nefes alabilmesi durumu.
    (bkz: araf)
  • maslow'a göre aidiyetsizlik duyan bir insanın kendine güveni düşük olur ve kendini gerçekleştiremez. (bkz: #5134732)
  • özgürlüktür.

    ve fakat, her özgürlük, ne yazık ki mutluluğu beraberinde getirmez. aslında, basit bir seçimden ibarettir. bir insana, bir şehre, bir topluluğa ve hatta bu dünyaya ait olmak istemeyen; zira aldatılmaktan, terkedilmekten, terketmekten, dışlanmaktan, tüm benliğini adamaktan korkan insanların seçimidir. sürprizlere boyun eğmektir. anlamsız ama dolu dolu yaşamaktır. bencil ama karşısındakini de düşünen olmaktır. korkak ama cesur davranmaktır. çelişkinin ta kendisidir velhasıl.

    şöyle bir şeyler de var, belki alakalıdır.
    (bkz: ait olamayan kadınlar)
  • bir yerden sonra sadece yollara ait olduğunu hissetme,heryerde yarımsınızdır artık ne başlangıç ne son aradaki aidiyetsizliğe aitsinizdir.
  • otel odalarıyla özdeşleşmiştir.
  • ait olmaya degmeyen seylerse etraftakiler ait olmaktan keyifli hale gelebilen durum...
  • köksüzlük ile benzeşen, ait olamama, ait hissedememe, kendini bir şeye, bir yere, bir topluluga baglayamama durumu. bunun altında yatan sebep, ait olundugunda tek duzeleşmek, sıradanlaşmak endişesi olabilir.
  • yatılı okuyan insanların çok derin hissettiği, benim yapımdakilerin ise 3 sene sonunda bile atlatamadığı alışamadığı bir durumdur. durum buğdayından iyi makarna olur. (çetin altan atlamış yazıya).

    neyse efendim kısaca şöyle izah edeyim. üniversite okumak için evden ayrılırsınız, sonra evdekiler başka yere taşınırlar size taşınma işi başladıktan sonra haber verirler başka eve geçileceğinden.. neden, çünkü artık o evden değilsinizdir ve size nedir yani kimin nerede oturduğundan.. yeni evde odanız bile yoktur zaten.

    e okulda yurtta kalıyorsanız, bu üç sene boyunca hep bugün yarın ev alınack diye oyalanıp bir arkadaş ile kiraya çıkmanıza da mani olunmuşsa, senenin yüzde sekseni boyunca yattığınız yatak sizin değilse, geçici olduğunuzu biliyorsanız, bunu gözünüze gözünüze sokuyorlarsa, evinize gittiğinizde sizin olan yatak dahi sizin gibi gelmiyorsa, işte ne evinizin olduğu şehre, ne okulunuzun olduğu şehre aitsinizdir.

    kendinizi liseyi ortaokulu çocukluğunuz geçirdiğiniz yerli hissedersiniz, yolda plakayı görseniz sevinirsiniz, dersiniz ki buralı değilim oralıyım burda geçiciyim; oraya gittiğinizde arkadaşlarınız başka yerlere dağılmış, sevdiğiniz bank oradan kaldırılmış, o zaman da görürsünüz ki oradan zaten çoktan geçmişsiniz.

    yeni bi yere yerleşememk sizi üzer, güzelim bağım yok özgürüm filan hep bunlar hikaye.. köpek gibi de ihtiyacınız vardır biyere bağlanmaya... ben kurtum köpek değil dedikçe bağsızlık sizi yıpratır. kurt da olsanız bir sürüye ihtiyaç duyarsınız, sürü olamayacağınız insanlarla mecburi arkadaşlıklar içersindesinizdir. normalde muhabbet etmeyeceğiniz insanlar hasbelkader aynı yurda yerleştirildiniz diye donunuzun rengini biliyordur, gece nasıl uyuyabildiğinizi nasıl uyuyamadığınızı biliyordur, yetmez gibi siz de onlarınkini biliyorsunuzdur.

    zoraki arkadaşlıklar arasında, soraki kalınan bir yerde, eğer ki mutluyum diyebiliyorsa insan, o insan en yalancı en düzenbaz insan olmuştur. o kadar tehlikelidir ki. kendini bile çekinmeden kandıran kendi hisleriyle bile alay edebilen insanlardan, benim kişisel tavsiyem, uzak durunuzdur. zira kendisini bile çok umursamaan insan sırf kendi egosunu tatmin etmek için, sırf bu bağsızlık halini görmezden gelmek için başka insanları öyle bir bağlar ki kendine.. ben bağlı değilim beni tutan yok ama bana bağlı olan birileri var ve ben olmazsam onlar çok üzülür, demek ki ben bir yer için olmasam bile birileri için varım demek isterler. bu uğurda da yapmaacakları şey yoktur.

    gerçek manada belki hiç sevmemişlerdir, belki de sevilmemişlerdir.

    belki sevilmişlerdir, haketmemişlerdir.

    ve göndere basmadan önce eklemem gerekiyor ki, kahretsin ki, lanet olsun ki, böyle olmayı onlar tercih etmemişlerdir.