şükela:  tümü | bugün
  • aihm'in, görev süresi 30 nisan 2017'de dolan ışıl karakaş yerine aday gösterilen, hollanda'da yaşayan türbanlı avukat fatma arslan'ın "siyasal simge" taşıdığı sebebiyle reddedilmesidir. türkiye'nin gösterdiği adaylar mülakata bile çağrılmamış.

    türbanlı öğrenci ile türbanlı polis, türbanlı yargıç aynı şey değilmiş demek. vatandaşın türbanlı olduğu için hayatının kısıtlanması bir temel hak ve özgürlüğün kısıtlanması iken yargıcın türbanlı olması, siyasi simge taşıdığı için uygun olmayabiliyormuş demek.

    1
    2

    gösterilen diğer adaylar da "çok seviye farkı" olduğu ve iktidara yakın oldukları gerekçesiyle reddedilmiş. dolayısıyla karakaş 2018'e kadar görevini sürdürmesi bekleniyor.

    kaynak

    edit: dava kararı filan sanan insanlar var galiba bunu. bir kurumun kılık kıyafet tutumu bu. askerseniz ben kamuflaj giymeyeceğim, dinime uygun değil diyemezsiniz mesela. aihm verdiği kararlar temel hak ve özgürlükler bağlamındadır ve doğrudur. üniversite öğrencisinin türbanından dolayı okuyamaması, evet hak ihlalidir ki aihm de bu yönde kararlar vermiştir ve tekrar evet, haklıdır; lakin konu bu değil.

    edit2: dragonlady bu karara da temel oluşturan bir dava hakkındaki kararı kendi mesajında şöyle anlattı:
    "özet olarak, iki başvurucu var, biri hostes öbürü hemşire. ikisi de haç kolyesi takıyorlar dışarıdan görünür bir şekilde ve işverenleri yasaklıyor. ikisi beraber aihme gidiyorlar. aihm hostesi haklı buluyor çünkü hostes. hostes açısından aihs ihlal edildi diyor. ama hemşireyi haksız buluyor ve hemşirenin işverenlerinin aldıkları kararın aihs'i ihlal etmediğini belirtiyor. çünkü protection of health and safety on a hospital ward diyor mahkeme.
    kaynak"

    protection of health and safety on hospital ward=bir hastane kampüsünde (kamu) sağlığın(ın) ve güvenliğin(in) korunması.
  • malum, ekonomi gitti gidiyor, ohal de anlamsizca uzadikca uzuyor, yeni bir magduriyet icin zamaninda gelmis bir reddetme.

    su turban icin yapilan ajitasyonun ne skandallar icin binde biri gosterilmedi ulkede. turban diye diye bitirdiniz ulkeyi. ama sizin de biteceginiz gunler yakindir elbet.

    edit: o degil de sanki evrensel her kavramin ve degerin irzina gecilen bir ulkede yasamiyormus gibi yazilar yazilmiyor mu. insanin spanking inferno yapasi geliyor bu mal ordusuna. yeminle cok akit alinmis bu sozluge, bir de yeni nesil gercekten akit yetisiyor. bunu tekrar tekrar goruyoruz.
  • yerinde karar. bunlara hak mak verilmemesi gerektigini, verildigi takdirde nelere sebep oldugunu gectigimiz 15 yilda biz ilk elden cok net gorduk.
  • ya millet siz ne diyorsunuz allah aşkına? yani şimdi türbanlı olunca dindar taraftarı olma ihtimali var öyle mi? o zaman bu mantığa göre açık olunca da seküler taraftarı olma ihtimali var onu ne yapacağız? bakın bu bir çıkmaz. o zaman bu zihniyet günün sonunda "konu madem tartışmalı o zaman kadınlar hakimlik makimlik yapmasın" derse ne diyeceksiniz? "o kadar da değil yahu ne yaptın sende" demeyiniz. hoşafı seçen adam kusura bakmayın ama bunu da der. hatta hoşaftan önce bu söylemin patlak vermemesi daha ilginç geldi bana her neyse..
    şunu anlayın artık;
    eşitlik, insan hakları, adalet herkes için - hepimiz için.
    karşı tarafı dışlarsan küçük görürsen ve onu sırf dış görüşünden dolayı yargılayıp bir hüküm verirsen ve bu hükmü karşı tarafın yapmış olduğu politik ayrıştırmacı hatalardan güç alarak meşru bir zemine oturtmaya çalışırsan hata edersin.
    çünkü bu bir döngü. yarın tam tersi olur. olacaktır.
    eğer siz insanları giyimine, kuşamına yani dış görünüşüne göre yargılamaya devam ederseniz, ne gerçekten adalet olacak ne de haklar. siyasi konjonktür değiştiği anda her şey tepetaklak olacak. her şeyi sil baştan yaşayacağız. anayasalar değişecek, hatta bombalar patlayacak, kardeş kardeşi boğazlayacak. neden çünkü sen karşı tarafın sana yaptığı haksızlıkların aynısını güç sana geçtiği an ona yapacaksın. çünkü sen hukuku kurumlar ve insanlar üzerine yerleştirmedin. hatta intikam aracı olarak kullanmaya kadar indirgedin.
    demek ki senin için adaletmiş, insan haklarıymış hiç bir önemi yok. önemli olan güçmüş. o kokuşmuş zihniyete sahip siyasal islamcılardan ne farkın kaldı? koca bir hiç!
  • ben karşımdaki yargıcın suratına baktığımda benim mahkemedeki ifade özgürlüğümü ya da yazılı savunmamı etkileyecek/kısıtlayacak herhangi siyasi veya dini obje bulundurmasını istemem. ben istemem de; bu adaletin tesis edilmesine de engel teşkil eder. yani bir nevi yargı mensupları tarafından mahkemelerin tarafsız ve bağımsızlığına yapılan saldırıdır. ileride türkiye mahkemelerinde bana başı kapalı hâkim denk gelirse örneğin, o hâkimi reddedeceğim. savunma yapmayacağım.

    olay şuraya geliyor; o hâlde saçı açık olan yargıcın türbanlı kadını yargılaması da doğru olmaz. anamızın karnından kafamızda türbanla doğmadığımız düşünülünce, saçın açık olması "doğal" olandır. homofobik yargıçlar da var lâkin sıfatına bakıldığında homofobik olduğunu algılayamıyoruz. saçı açık olup, türbanlı bireyden daha dindar yargıçlar da var, lâkin onun da dindar olduğunu algılayamıyoruz. fakat ben türbanlıya baktığımda hakkında direkt birtakım fikirlere ulaşabiliyorum. birey yapacağı savunmayı da, kendisini temsil edecek savunma makamını da türbanlı yargıca göre ayarlayıp hassasiyetlerine dokunabilir. aihm'ye sunulan adayların "iktidara yakınlığı"nın da göz önünde bulundurulduğu unutulmamalı.
  • (bkz: ey aihm)
    (bkz: sen kimsin ya)
  • olması gerekendir. zira adalet sağlayıcısı tarafını belli etmemelidir. aihm bunu sadece türbanla kısıtlamıyor da hiçbir dini , siyasi simge ile bu mesleği icra edemezsin.

    ama bizim sığ düşünen ahalimiz bunu islam'a bir saldırı olarak algılayacak ve algılıyor da. bizim bu sığ ahali her derinliği görür fakat bu gibi konularda oldukça sığdır. aihm olmasa sırtından kırbaç eksik olmaz haberi yok müptezellerin.
  • avrupa birliği yüksek mahkemesi'nin 14 mart 2017 kararıyla uyumlu olan karar.
    kaynak
  • bence esas tartışılması gereken konu aihm'nin türbanı "siyasal simge" olarak görmesi.

    hukukçu arkadaşlar daha iyi bilir ama, bu durumda türbanlı bir hakim tarafından verilen mahkeme kararına yapılan itiraz, kararı veren hakimin sadece türbanlı olmasından dolayı kabul edilebilir. ya da türkiye, türbanlı bir polisin yaptığı tutuklama dolayısıyla tazminata mahkum edilebilir.