şükela:  tümü | bugün
  • cinsiyet ayrımcısı doktorlarıyla tam bir insan hakları ihlalidir!

    işe giriş sağlık belgesi almak üzere acıbadem sağlık ocağına geldim. 20 yıldır ailemin yaşadığı eve ikametgahımı taşıyalı 4 yıl oldu. ikametim taşındığı halde, aile hekimim eski adresimde kalmış. sekreteryadaki görevlilere durumu anlatınca ayşe nazan tol isimli doktora yönlendirdiler. bu tür durumlarda, doktorun yetkisindeymiş hastayı kendi hasta listesine kabul etmek. doktor hanım ise benim aile hekimim olmayı reddetti.

    gerekçesi "bekar ve genç hanımları almayı tercih etmiyorum."

    çünkü:

    "yarın öbür gün evlendiğiniz zaman uğraşıyoruz. kalkıp almanya'ya giden oluyor, arkasından almanya'yı arıyoruz. bir sürü uğraş çıkıyor."

    yaş ve cinsiyet ayrımı yaparak hasta seçmesinin etik olmadığını ve bunun cinsiyet ayrımcılığına girdiğini söylediğimde "evet, pozitif ayrımcılık" diye cevap verdi.

    sonunda vardığımiz nokta:

    "o zaman annenizin doktoru kimse ona gidin. adı üstünde, aile hekimliği burası. aileniz kimse onunla aynı çatı altında olmalısınız, evliyseniz kocanız, değilseniz ailenizin doktoruna gidin, ben sizi istemiyorum."

    hala ikna etmeye çalışma argümanım: "bakın size zorluk çıkarmak, vaktiniz almak istemiyorum ama aile mülküne taşınmam, annemle aynı evde yaşamam demek değil, adresim 4 yıldır burası ve ben 30 yaşında bir kadınım. evlenmek ya da bekar olmak bir doktor tarafından kabul edilme ölçütü olamaz. ama madem siz almak istemiyorsunuz, o halde mevcut adresten buraya nasıl taşıyacağım konusunda yardım rica ediyorum çünkü danışma bilmiyor ve bu konuda size yönlendiriyor. "

    aldığım cevap: "nasıl yapılacak diye birşey yok; doktor kendisi alıyor, sizin yapacağınız birsey yok. doktorunuza gidip taşımasını istiyorsunuz."

    sonuç: gereksiz sinir bozukluğu ve vakit kaybı... danışma başka bir doktora yönlendirdi ve doktor hiçbir soru sormadan beni listesine kaydetti.

    doktorun bu kadar scene yaratan kıçıkırık raporu verme kriteri de "çalışmana engel bir durum yok değil" mi sorusuna "yok" cevabı almakmış; raporu alıp çıkmam bir dakika bile sürmedi.

    not: bu doktor hakkında nereye şikayette bulunabilecegim konusunda mesajlar alsam hiç fena olmaz...
  • konuyla ilgili olarak, bir arkadaşımın facebook'ta paylaşmasıyla karşılaştığım, konya tabip odası mail grubundan aldığını söylediği, aile hekimliği sisteminin devasa problemlerinin çok az bir kısmına güzel değindiğini düşündüğüm mektup:

    "meçhul aile hekiminden ailesine mektup

    değerli ailem,

    mektubuma başlamadan önce, masa başında yönetmelik yazarak bizleri sınıflara ayıran, verilen hizmetin kalitesine değil, tefrişe göre gruplandırma yapan, yıllardır devletin imkanlarına rağmen sağlık ocaklarında eksikleri gidermeyip aile hekimliğine geçtikten sonra bizden lcd tv, jeneratör, elektronik sıra takip sistemi, defibrilatör, tuvalette acil çağrı butonu isteyen, tüm hastanelerde ilaç firmalarının promosyonları kullanılıp tüm kongrelere firmalar sponsor olurken aile hekimine bir kalemi çok gören büyüklerimin ellerinden;

    "eve de gelmeye mecbursun, her isteğimi yerine getirmeye de" tavrıyla yaklaşıp marketten gofret seçer gibi ilaç isteyen, hekimlik hizmeti değil garsonluk hizmeti bekleyen, akşama kadar gezip saat 16.00’da “hastaydım okula gidemedim, sınav varmış’’ diyerek rapor isteyen küçüklerimin gözlerinden öperim.

    sizin orada havalar nasıl? bizim buralar aile hekimliği uygulaması başlarken güneşli ve güzeldi, ama şimdi çok puslu. o zaman sadece kendi nüfusumuzdan sorumlu olacağız, bize bağlı nüfusun hem planlayıcısı, hem koruyucusu, hem tedavi edicisi olacağız, ücret olarak da emeğimizin karşılığını alacağız zannediyorduk. fakat tüm türkiye uygulamaya geçince pek de öyle olmadığını gördük.

    şimdi tüccar mıyız, kamu çalışanı mı belli değil. elektrik faturamızda ticarethane yazıyor, her ay vergi dairesine bildirimde ve ödemede bulunuyoruz, dükkanın, afedersiniz a.s.m.(aile sağlığı merkezi)’nin tüm giderlerini karşılıyoruz ama ticaret yapmıyoruz. üstelik bakanlığımız bize uygun gördüğü ücreti de epeyce azalttı, korkarım çeşitli bahanelerle daha da azaltacak. hele birde a,b,c,d sınıflaması var ki, anayasanın eşitlik ilkesine, hekimlik etiğine, her şeye aykırı.

    yakında bizleri 16 saat kursa alıp, gebelerde ultrasonla takibi öğreteceklermiş.16 saatte yumurtadan civciv bile çıkmazken, biz insan yavrusunun gelişimini takip etmeye nasıl yetkin olacağız kavrayamadım. ama a grubu olabilmemiz için takip etmek zorundaymışız.

    görevimiz olmamasına rağmen defin ruhsatı vermeye, uygun şartlar olmamasına rağmen ehliyet raporu, silah ruhsatı vermeye zorlanıyoruz. yakında kerhen yaptığımız bu işler sonucunda doğacak olumsuzluklar nedeniyle bizim hakkımızda da davalar açılmaya başlarsa şaşmamak lazım.

    mesai saatlerini vatandaşın isteğine göre düzenleme, esnek mesai, evde hasta bakımı, vatandaşın ihtiyacı olan her türlü raporu anında verme gibi tüm düzenlemeler vatandaşın memnuniyeti üzerine kurgulanmış. iyi de hekim ve sağlık çalışanı memnun olmazsa hizmet verdiği vatandaşı nasıl memnun edecek, düşünen yok.

    yönetmelik ile hekimlik onurunu hiçe sayan ceza puanlama sistemi getirdiler. kamu çalışanının cezalandırılması değişik yasa ve yönetmeliklerle belirlenmişken, ek olarak uygulayıcının insafına ve yorumuna açık bir ceza puanlaması uygulanmak isteniyor. 2 yılda 100 ceza puanını dolduranın ise sözleşmesi feshedilecekmiş. yani "ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin" misali bir kılıç tepemizde sallanıyor.

    sayın ailem biz bu ülkenin vatandaşıyız. ülkemizi, ailemizi ve mesleğimizi çok seviyoruz. hiçbir yere gitmeye de niyetimiz yok. tek amacımız iyi hekimlik yapmak ve emeğimizin karşılığı olarak da insanca yaşayacağımız bir ücret elde etmek.

    hepinize selam ederim. kalın sağlıcakla.

    çocuğunuz meçhul aile hekimi"
  • herkes için adil olamayacak uygulama. ben şahsen memnunum. parmağımda -yaptırdığım manikürün halt etmesinden olacak- meydana gelen dolamadan ötürü kendisiyle tanışmaktan müşerref oldum. muayene ederken boynumdaki lekeleri de görüp (şikayetimle hiç alakası olmamasına rağmen) onun için de ilaçlar yazdı. ilaç yazarken masasında duran şişenin üzerindeki yazı dikkatimi çekti;

    placebo.

    "fake ilaç anlamına geliyor, değil mi?" diye sordum daha fazla iletişim kurabilmek için. placebo'dan house md'ye kadar bir sürü konuda kısa bir sohbet ettik. iş yerime kahve içmeye davet ettim, bakalım gelecek mi?

    bu arada aile hekimimiz 40'lı yaşlarda, çocuk sahibi ve gün karısı kılıklı bir bayan. lakin tam bir house md fan'ı ve rock müzik dinliyor. daha da başka doktora gitmem artık.
  • adının tırt hekimlik olarak değiştirilmesi gereken sağlık hizmeti. çünkü verilen hizmet sıfır. 1 haftadır ağır gripten ölürken sırtımı dinleyip balgam söktürücü yazıp yolladı. iyileşeceğim yerde daha da kötü oldum. baktık olacak gibi değil şişli etfal'e acile gittim. adını şu an hatırlamadığım kadın bir hekim sizin buraya yürüyerek girmeniz mucize dedi. oracıkta iğne yaptı kullanmam gereken ilaçları ve iğneyi yazdı. inanır mısınız son 24 saattir daha iyiyim.

    ben anlamıyorum bu hekim olayını. nedir bu işin aslı bilen varsa bizleri de aydınlatsın. ya umursamayıp başından sallıyorlar ya da başka bir şey. geçen ay kuzenimin başına da aynısı geldi. aile hekimi başından sallar gibi muayene edip yollamış çocuk fenalaşınca acile götürmüşler boğmaca çıkmış. bu ülkede insan sağlık hizmetini alamıyor arkadaşım. bende isterim daha yüksek hizmet veren hastanelere gideyim ama bütçem buna el veriyor. devletin yurt dışı sağlık personeli düşüncesini bırakıp önce kendi personeline çeki düzen vermesi gerekir. burada insan hayatından bahsediyoruz. şimdi bana kızanlar da olacaktır yok bir doktorun eğitim sürecini biliyor musun yok onu bunu biliyor musun diye aynısı sizin başınıza çocuğunuzun başınıza gelse ne yaparsınız öyle düşünün taşının derim.
  • kusura bakmayın ama bu ülkede rezalet şekilde uygulanan, uygulamadır.

    bu uygulama ile bütün sağlık ocakları, bu uygulamaya tahsis edildi. öyle rahatsızlandın mı? en yakın sağlık ocağına gidemiyorsun öyle.

    tabi bizdeki sistem s.kim gibi uygulandığından hangi mahalledeysen, ona göre bağlı bir merkez belirleyip, oradaki hekime bağlamışlar seni.

    mesela bizim mahalle ile karşı mahalle arasında 2 sokak var ve o mahalledeki sağlık ocağı yürüme mesafesi ile 5 dakika. bir sıkıntımız olduğunda oraya giderdik rahat rahat. bizim mahalle ile arka tarafımızdaki mahalleyi bir merkeze bağlamışlar. oradaki merkez de arkamızdaki mahallenin öteki ucunda yürüme mesafesi ile minium 30 dakika. tabi bu yürüme mesafesi genç birine göre. yaşlı biri siksen yürüyemez zaten oraya.

    neyse, iş yerime yakın sağlık ocağı da evime 10, iş yerime 5 dakika yürüme mesafesinde. basit sağlık sorunları yaşadığımda ilaç yazdırmak için falan alırdım sevkimi, 5-10 dakikadar hallederdim.

    bu uygulama ile ne oldu peki? cuma günü sevk aldık gittik iş yerine yakın merkeze. dedim "benim evim ve iş yerim buraya yakın, buraya naklettirsem kaydımı?" diye ama ne mümkün? 4000 hasta sınırı varmış. 1 doktorun 4000 kayıtlı hastası varmış ve bu sayı azalmadıkça yeni hasta alamazlarmış. kendi hekimime gitmem gerekmiş.

    hastalandığımda ne yapmalıyım şimdi? sevk alıp özel hastaneye gitmeliyim. tabi orada basit bir hastalık için bile detaylı tetkikler yapıldığından, devletin ödemediği kısımları ödemeliyim.

    "artık her yere gidebiliyorum" diye reklamlar yapıyorlar ya? sağlık ocağına bile gidemez olduk arkadaş...

    bu uygulamanın değil, bu uygulamanın uygulanış şeklinin yanlışlığının farkında olmalı herkes.

    ha son olarak, bizim komşunun biri en son başka bir şehirdeki bir ilçede bulunan sağlık ocağına gitmiş ufak bir şey için, adamı oradaki merkeze bağlamışlar.

    te allam...
  • doktoru esnaf yapan sistem. ileride sağlık ocağının önünü serinlesin diye sulayan doktor görürseniz şaşırmayın. oralet, kapı önü taburesi ve çırak gibi diğer ritüellerin tıp içi uyarlamalarını görmek için sabırsızlanıyorum. yaşa aile heimliği!
  • sizinkini bilmem ama benim aile hekimim pek de keşfedilmeyi istemiyor gibi. aile hekimini sorgulamaya yarayan internet sitesinden ismine ulaştıktan sonra "haritada göster" linkine tıklayınca kendisi sahra çölünün ortasında görünüyor.
    kırıldım kendisine, ölürüm de gitmem artık!
  • gerizekalı sağlık raporu istekleriyle muhatap olmaktır.

    örnek: http://i43.tinypic.com/w04aye.jpg
  • sanırım düzgün işlemesi/işlememesi biraz da birime ve çalışanlarına bağlı; beni bugün cep telefonumdan aradılar ve "gebe olduğunuzu öğrendik, takibinizi yapmak zorundayız" demek suretiyle ısrarla çağırdılar; dedim ki herhalde formaliteden bir kaç kağıt filan dolduracaklar; evim de yakın, kalktım gittim.

    idrar tahlili, kan tahlili, ekg bile çektiler, beş kuruş ödemedim. normalde takibim özel hastanede yapıldığı halde bana bu kadar ilgi gösteren olmamıştı yahu! normal, basit bir rahatsızlıkta nasıl oluyor işler onu bilmiyorum ancak hamilelere süper hizmet sunuyor benim gittiğim yer.
  • o kadar über bir sistemdir ki, beşiktaş'ta oturup cerrahpaşa'da kemoterapi alan babam tedavinin yan etkilerini azaltacak ilaçları onkoloğuna yazdıramıyor. onun yerine onkoloğun yazdığı not eve uzak olamayan ama kanser tedavisi gören biri için fazlaca dik bir yokuşlar silsilesinin öte yanında olan aile hekimine götürüyor. aile hekiminin yazdığı ilaç için de hasta adam onkologtan çıktığı gibi gidebileceği eczane yerine eve ters başka bir eczaneye gitmek durumunda kalıyor. işte böyle über bir sistemdir. "beğenmiyorsan, aile hekimine sen yazdır ilaçları" demeyin, yurtdışındayım amk...