şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---
    anasını satayım diyerek başlamak istiyorum. anasını satayım insanların, cephelerin, ibnetorlarin, objektif olmayı basaramayanlarin ve yapıcı değil de yıkıcı olanların. hepsini okumaniza gerek yok, sadece içimi döküyorum. zaten hani bu sözlükte "rezalet" dediğiniz şeylerle kıyasladığımız zaman buna not olarak 1 bile vermezsiniz, ama amacım o değil zaten. içimi döküyorum sadece.
    --- spoiler ---

    ben küçükken her şey daha güzel, her şey daha iyi görünürdü gözüme. belki de her şeyi cidden daha güzeldi. annem ve halalarım (yani babamın kardeşleri) gül gibi geçinirdi, annem onlara da analık ve aynı zamanda yengelik ederdi. babamlar enistelerle iyi geçinir, akşamları iskambil oynayıp maç izlerlerdi. küçüktüm, ama aklım kesiyordu; mutlu bir aile idik ve her şey çok güzel görünüyordu. hatta o kadar güzeldi ki, hep ovunuyordum arkadaşlarıma.

    annem zaten ailenin incisi, elle gösterilen bir gelin idi. bu da tabi babamı çok gururlandiriyordu.

    bu durum yıllarca böyle devam etti ve tabi o sırada bende büyüdüm, ailenin önemli bir bireyi haline geldim. lakin aynı zamanda da ailemize bir gelin daha geldi. gelinimiz bizim memleketin köyünden, bir nevi "cahil" (bu lâfı aslında sevmem, ama durum bu) bir kız. oturup kalkmasını bilmeyen biri yani, ama amcam öyle çapkın biri falan olmadığından dolayı görücü usulü evlenmiş, çift olmuş evlenmişler.

    daha ilk günden beri anneme yan gözle bakmış. köyden geliyor ya hani, kadın hiçbir şey görmemiş ve dolayısıyla annemi taklit etmeye başlamış. her şeyiyle; giydikleriyle, konuşmalarıyla falan filan. bu durum annemin asla hoşuna gitmeyen bir şey oldu, nitekim gelinimiz anneme dolaylı yollardan "bu elbisiye nereden aldın" diye soruyor, gizli gizli gidip alıyor, sonra kendisi bulmuş ya da icat etmiş gibi övünüyordu. annemin hoşuna gitmeyen şey bu idi aslında, ama hiçbir zaman yüzüne demedi, diyemedi bunları. içine kapanık biri de değil aslında, ama her zaman bu tur konularda kendi kendini yiyen bir karaktere sahip, ki bu da beni cildirtmakta.

    her neyse de, gel zaman git zaman artık gelinimiz de örf adetten anlar oldu ve kendisine ailemizde bir yer edindi. annem bunu sindirmekte zorlandı, nitekim halen annemin taklitini yapıyor ve bir nevi annemin bütün arkadaşlarını elinden alır olmuştu. dolayısıyla annem de hep buna gıcık gidiyor hem de onun olduğu yerlere artık gitmez olmuştu. buna rağmen annem yine de bir şekilde idare etti - dedemlerin hatalarına ve görmemezlikten gelmelerine rağmen - her zaman babamın hatrına amcamla iyi olmaya çalıştı, araları her ne kadar limoni olsa da.

    öyle ya da böyle idare eder olmuştu, ama bir kaç sene önce bir olay oldu ve o olay artık bütün aileyi böldü diyebiliriz. akrabalarımızın büyüklerinden biri bir mallik yapıp taciz olayına falan karıştı ve aile ikiyi bölündü. biri bu büyüğü savunuyor, diğeri de mağduru savunuyor. kim haklı kim haksız inanın ben bilmiyorum, nitekim iftira da olabilir (başka bir gelinimiz daha var, kendisi çıyandır da), ama olmayabilir de. bu durumda mantıklı insan ne yapar? olaydan uzaklaşır, ben bilmiyorum der ve objektif olmaya çalışır, değil mi? evet, işte bizim ailemizde bu tur insanlar istisna, maalesef. annemi her ne kadar deli gibi sevsem de, annem için de aynısı gecerleri. her ne kadar fanatik biri olmasa da, adaletli bir kadındır ve düşüncelerini söyler, ama incitmeden söyler.

    cepheler alındı ve olayların olup bittiği yer artık dedemlerin evi. amcamlardan biri anneme sesini yükseltip sen nasıl olur da onu savunursun gibi bir gaflette bulunuyor, annem de karşılık veriyor. dedemler süs pus, ses yok ve en nihayetinde patladı adam. kime patladı? hep sakin kalan anneme patladı ve hatta bir manevrayla annemi suçlu çıkarmaya çalıştı. annem buna çok üzüldü, ama ondan ziyade diğeri cepheye böyle güç verdi.

    peki ya şimdi? o çocukken gülüp eglendigim, iskambil oynadığım, evlerinden cikmadigim, kuzenlerle coraplardan top yapıp oynadığım evlere giremez oldum. neden? bir kendini bilmez gelin, bir kendini bilmez tacizci sapık ve objektif kalamayip aileyi bölmeye yönlendiren büyüklerimiz (dedemler) yüzünden. babam yoruldu, annem yoruldu, ama ben daha çok yoruldum. karakterimde dargın kalmak, kırgın olmak falan yok. gelemiyorum abi, yoruyor beni; ben herkesin gülmesini, eğlenmesini istiyorum.

    artık evlerine gidemiyoruz, gitsek de aynı tadı alamıyorsunuz. herkes bir birine yan gözle bakıyor, yalandan selam vermeler, yalandan gülmeler. bir tiyatrodur dönüyor yani, ama kimsede çıkıp "dur ulan, ne yapıyoruz biz" demiyor. anneciğim, seni çok seviyorum, ama sen bari şunların seviyesine inme dediğimde bana kızıyor, ama haklı olarak kızıyor çünkü yerden göğe kadar haklı olduğu o kadar çok konu var ki.

    ailemizin bu hale gelmesini ve bu duruma çaresiz kalmamıza çok üzülüyorum sözlük.
    benim küçüklüğümde övündüğüm her şey yok olup gitti ve artık geri gelmeyecek. çok üzgünüm.