şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kontraseptiv)
  • kalabalık aile planlayanların da uyguladığı teknikler
    (bkz: içe boşalma tekniği)
  • uygulayan ülke: çin (zorunlu olarak)
    uygulamayan ülke: hindistan (2020'li yıllarda nüfusu çin'i geçecek)
    uygulamak istemeyen ülke: türkiye
  • tavsan gibi uremeyi gelenek haline getirmis aileleri,birinci dereceden ilgilendiren a planidir.b plani : er kisiyi iki kere ustuste fatih urek'in canli performansina goturmek yeterlidir.bayan bacilarimizda salvar davasindan kesinlikle vazgecmemeliler.
  • hükümetlerin de hızlıca el atmasını gerektiren bir konu. hükümetler aile planlamasını artık dolaylı ve dolaysız yöntemlerle sağlamak zorundadır. neden derseniz, işin biraz ırkçı görünen bir tarafı var ama buyrun bir de böyle düşünmeden okumaya çalışın:

    azınlıkların bir toprak üzerinde hak iddia (veya elde) etmeye çalışırken yaptığı en kolay şey, genelde orada çoğunluk hale gelmeye çalışmaktadır. bunun da yolu her ailenin geleneksel olarak 10 civarı çocuk yapmasıdır. işin ırkçı görünen tarafı buydu. şimdi neden aile planlaması gerekiyor kısmına gelelim:

    şu anda ismini sarfetmeyeceğim bir azınlık grubu, daha doğrusu, bir kısım türk vatandaşı, durmaksızın çoğalmaktadır. bu çoğalmada, daha doğru tabiriyle üremede, yetiştirecekleri çocukların hayat kalitesine değil, öldürmeden yaşatabilecekleri azami çocuk sayısına bakmaktadırlar. bu sayede, azınlık olmaktan kurtulmaları an meselesidir. peki kurtulsunlar(!) hiç itirazım olmaz.

    ama biraz da işin ekonomik tarafına bakacak olursanız, bu coğrafyada, yani türkiye'de bulunan kaynaklar derya deniz değildir. işin doğrusu, bu, kalitesiz hayat standartlarına sahip nüfus, hızla büyüme devam ederse, ki buna matematikde exponential growth deniyor, çok yakın zamanda türkiye'nin kaynakları yeterli olmamaya başlayacaktır. benim order of growth tahminim kabaca 5 üzeri n (ilgilisine 5e+n veya 5 exp n)'dir. yani her aile ortalama 10 çocuk yaparsa, bunlar da bir birleriyle evlenirse branching factor 5 olup, order of growth da dediğim gibi 5^n olacaktır.

    işin teorisini de geçelim, pratiğine gelelim. farkettiyseniz, televizyonda birbirlerini doğrayanları, hiç pahasına can alanları, çalanları çırpanları, tinercileri, gaspçıları, mafyaları görüyorsunuz. artık alenen yapılıyor bunlar. bunun sebebi sadece güvenlik güçlerinin yetersizliği mi? hayır. bunların sebebi, kalitesiz hayat koşullarına sahip kitlenin hızla artması. belli bölgelerde çoğalan, ve kaynakları yetersiz olduğu için türkiye'nin her yanına göç eden bu kitle, tutunabilmek için, hayatta kalabilmek için yapabilecekleri en kolay şeyleri yapıyorlar. tabii ki gasp vb bize göre kolay şeyler değil, ama kaybedecek bir şeyi olmayan, ve de eğitim seviyesi sıfıra yakın olan, bu kitlenin yapabileceği en kolay şeyler.

    bu hızla gidersek, ne arazisiyle, ne doğal kaynaklarıyla ne başka herhangi bir şekilde bu ülke yetmeyecek bizi taşımaya. tabii birileri birilerini öldürmeye başlamazsa. besin piramidinin her seviyesinden hayvanların yaşadığı bir ada düşünün. bu piramidin en üstündekiler herhangi bir tehditle karşılaşmazsa çoğalacak, en sonunda piramitin alt basamaklarını tüketecek ve birbirlerini yemeye başlayacaklar.

    biz insanız hayvan değil diyenler olacaktır; biz insanlar besin piramidinin en tepesindeyiz. hem et hem ot yiyoruz. bununla da yetinmeyip savaşlar yaparak, terörle ve sair yöntemle birbirimizi yiyoruz!

    tabi bu kadar konuştuk, bir de aile planlaması önerimiz olsun değil mi? bu hızla çoğalan kesimin eğitimsiz olduğunu biliyoruz. bu çoğalma işlemindeki güdülerinin de adetler ve örfler olduğunu biliyoruz. (bu adetler öyle şeylerdir ki, köy ortamında insanı kuklası eder). o halde bu güruh, çoğalmaya kendi başına dur demeyecektir. o zaman, grubun, yani türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının uzun vadedeki çıkarlarını yüceltmeyi düşünen hükümetler, ki tüm hükümetlerin tek amacı aslında bu olmalıdır, aile planlamasına başvurmak zorundadır. bunun için iki ufak önerim de olacak tabii ki.

    - devlete bağlı sigorta kuruluşları, ki bunlara kısaca hayrat da diyebiliriz, gelir düzeyi belli seviyenin altındaki kişilerin 2. 'den sonraki çocuklarını desteklemeyi kesebilir. belki daha da iyisi gelir düzeyine de değil, ödediği vergiye bakarak yapılmalıdır bu. böylece, benim çatır çatır ödediğim vergiler, türkiye'nin kötülüğü değil iyiliği için kullanılmış olur.
    - daha da önemlisi, gelir düzeyi yine belli seviyenin altında olan ailelerin iki'den fazla çocuk yapmaları halinde, bu çocukların her insanın hakkı olan haklardan yararlanıp yararlanamayacaklarına bakılır, ve eğer o aile bu seviyeyi sağlayamıyorsa, çocuğu doğumundan itibaren 18 yaşına kadar yetiştirilmek üzere devletin çeşitli kurumlarına alınır. bu işlemin düşünülmesi gereken detayı çoktur. belki insafsız da görünecektir kimisine. ama sokaklarda dilenen, çalan çırpan, her anı acıyla dolu olan hayatını sürdürmesi mucizeye bağlı, ve bütün bu sebeplerden türkiye'ye düşman olan gençlerle dolu bir ülke yerine, en azından lise mezunu, kendi ayakları üzerinde durabilen, her elinden tutanın peşinden gitmeyecek, ve en önemlisi, insan gibi yaşayacak gençlerle dolu bir ülke hepimizin, evet tüm türkiye'nin tercih edeceği bir ütopyadır sanıyorum. bunun başarılması da o kadar zor değildir. ve bu başarıldığında, televizyonlarda kapkaççıdan dayak yeyip komaya giren insanları değil, belki de (örneğin) artık icatlar yapıp dünya çapında meşhur olan insanları görebiliriz nihayet.

    işte bu yüzden hükümetler aile planlamasına artık el atmalıdır. bunu da hepimizin birer insan, ve bu vatanın evladı olduğumuzu unutmadan, hatta hepimiz insan olduğumuz için yapmalıdır. iş işten geçmeden, mad max iv'ü türkiye'de çevirmeden buna başlamalı, ve başarmalıdır.
  • aile planlamasının hedefi, çiftlerin istedikleri zaman, istedikleri sayıda çocuk sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.

    birçok çift, bakabilecekleri çocuk sayısından fazla çocuk isteseler de, bu istedikleri sayıyı bile tutturamayıp bundan fazla sayıda çocuk sahibi olmaktadır. aile planlamasının önceliği, çiftlerin hiç değilse istedikleri sayıyı ve zamanlamayı elde etmelerine yardımcı olmaktır. dolayısıyla aile planlaması uygulamalarında buna yönelik yöntemler tanıtılır.
  • sahip olacakları çocuk sayısının aileye yani anne babaya bırakıldığı devlet politikasıdır*.
    devlet bu sayıyı kayıtlayamaz. ancak teşvik ya da sınırlama anlamında tavsiyelerde bulunup gereken hizmetleri sunar.
    nüfus planlamasında ise çocuk sayısına devlet karar verir*.