şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: gulen gozler) (bkz: ne$eli gunler)
    munir ozkul, adile na$it, $ener $en, ay$en gruda, itir esen ve ismi aklima gelmeyen diger fiks oyuncular ile cekilen filmlerden bir digeri.
    bu filmleri hergun izlesem oyle mutlu olurum ki. cok degi$ik bir atmosferleri vardir, herkes sever ve genelde tekrar tekrar izler.
  • bir de tabi ki ailenin namusu demek:
    ailenin kizinin motor olmamasi, erkek cocugun pavyon karilarina takilmamasi, babanin anneyi aldatmamasi gibi.
  • -baba bana o kızı al
    -ama sen maymun iştahlısındır bıkarsın hemen
    -o zmn atarım.. al onu banaaa
    -sana dünyalar fedaa

    diyaloglarını barındıran güzide turkish film
  • diyaloglari inanilmazdir:

    kalantor isadami zengin gorgusuz is arkadaslarina evinde cig kofte partisi vermektedir. kofteyi yogururken bir yandan da is konusur..
    - buzdolabi isine girerim, yalniz iki sartim var.. birincisi.. yuzde 51 hisse benim olacak.. ikincisiii.. buzdolabinin ismi oktay olacak!!!
    - aman beyefendi sizin oglunuz o kadar soguk mu?
    - dogru soyluyorsun, ayip ettik oktay'a....
  • görülen lüzum üzerine devlet tarafından korunmaya kalkışılan bir şeref türü. bütün herşey hain bir kedi yüzünden başladı. falaka müessesi lav edildiği için, aile şerefini korumayanı hortumla * dövüyorlar artık, kızını zamanında dövmeyi ihmal etmiş babalar babalar gibi tabancaları, tüfekleriyle adalete teslim oluyorlar. * hortumcu.

    tecavuz edenle evlenmek kurtulustur görüşüne ters bakmak ya da banka kelebek etkisini bir kaşık suda boğmaya kalkmak, aile şerefini tehlikeye atar. devlet buna birşey yapıyor, herkesin şerefini koruyordur. devlet buna bir şey yapması lazım feryatlarımız sonunda duyulmuştur, vurulmayın ey halkım...
  • dün bir kez daha izledim. her izleyişimde salya sümük ağlarım bu filmde. 1976 yapımı. müzikleri muhteşemdir ve melih kibar imzası taşır.. "pure" duygu seli. ıtır eseni bir ara kamera yandan çekiyor ki uff! ne güzel kadın.
    ayrıca "tecavüzcü coşkun" bu filmde oktay'ın zibidi arkadaşı rolündedir. coşkun, dans edişiyle ve ingiltereye giden arkadaşına albüm ısmarlayışıyla bugünün ince clubberlarının vulger muştusu gibidir.
  • değişen aile yapısını eleştiren ve adeta "kökünüze dönün" diye haykıran bu filmde münir özkul'un gelenekçi ailesinin tüm erkek fertleri bıyıklıyken, dejenere kültürün simgesi oktay ve babasının bıyıkları olmaması, filmin mesajını inceden verir.
  • 1976 yılı orhan elmas imzalı türk filmi. senaryo sadık şendil'e, müzikler melih kibar'a aittir.

    film ilk bakışta kapitalizmin yeni insanının (homo economicus), onun bencil düşünce yapısı ve kural tanımaz kar hırsının, bunun bir üst aşaması olan emperyalizmin gittiği ülkelerdeki kültürel mirası ve gelenekleri bir bir yok etmesi, toplumu yalnızlığa, değersizliğe ve tatminsizliğe itmesinin biraz abartılı ve dokunaklı eleştirisidir.

    bir yandan içten içe bencilliğe karşı paylaşımı savunup model alarak aldığı geleneksel büyük aile yapısını överken şeref, onur, sevgi, saygı gibi kaybedilmeye yüz tutmuş ahlaki değerlerin altını çizer.

    hala izlemeyen varsa (var midir acaba?) ozenli olmanin faydali olacagi dusuncesiyle,

    --- spoiler ---
    konu:
    sucu rıza (münir özkul) 'nın karısı (adile naşit), üç oğlu, iki kızı, damadı (şevket altuğ) ve emektar atı yadigar ile kıt kanaat geçindikleri dünyasına caddede arabasıyla yarışırken evin küçük oğluna çarpıp sakat bırakarak girer oktay karakteri (eriş akman).

    olay yerinden kaçması yetmezmiş gibi evin sözlü küçük kızına (itır esen) göz koyar. her fırsatta kızı rahatsız eder, yapmacık geçmiş olsun ziyaretleri ve babasının kızı küstahca istemesi kar etmeyince, arkadaşları ile kızın evdeki nişanını basar, evin büyük oğlu (mahmut cevher) ve arkadaşları tarafından öldüresiye dövülür. babası olan kar hırsıyla gözü dünmüş zengin fabrikatör (muhip arcıman), kendisi tarafından olasıya şımartılmış tek oğlunun bu halini görünce şiddetin dozunu iyice artırır.

    evine oğullarının kızının peşini bırakmasını ricaya gelen sucu rıza ve karısını dövüp yaka paça dışarı attırtır. bir geceyarısı sucu rıza'nın evindeki samanlığı kundaklatır, atı yadigar'ı vurdurtur, bu kargaşada evin büyük kızı (ayşen gruda) merdivenlerden düşer ve çocuğunu düşürür. evin büyük oğlunu dövdürtür, damadın seyyar tezgahını paramparça ettirtir.

    dahası aynı akşam üzeri nişanlısıyla eve gelmekte olan kızı, oktay arkadaşlarının yardımıyla kaçırır. bağrışmaları duyan tüm evin erkekleri kızı kurtarmaya koşarlar. kızın çabasıyla ve direnmesiyle fazla uzaklaşamayan oktay yol kıyısında kıza tecavüz edeceği sırada tıp fakültesi'nde okuyan ve abisinin aksine kaba kuvvete karşı olduğunu her fırsatta yineleyen evin ortanca oğlu (mahmut hekimoğlu) yetişir ve kardeşini kurtarır. boğuşurlarken oktay tarafından bıçaklanır. apar topar eve kaçırılan, olabildiğine korkmuş hali ve kanlı tişörtü ile babasının karşısına çıkan oktay'ın hemen yurtdışına kaçırılmasına karar verilir. alelacele evden çıkarlarken sucu rıza ile karşılaşırlar. aslında son derece insancıl bir karaktere sahip olan sucu rıza gözünü bile kırpmadan oktay'ı tüfeğiyle öldürür.

    oktay'ın babası - onu öldürdün!!!
    sucu rıza - onu ben değil, sen öldürdün.
    oktay'ın babası - peki niye yaptın bunu?
    sucu rıza - ailemin şerefi için...

    yıllar sonra hapisten çıkagelen sucu rıza, artık büyümüş ama sağ dizi yanlış kaynadığından ötürü sakat kalan evin en küçük oğlu (büyüklüğü ahmet sezerel) tarafından karşılanır. en küçükleri dışında hepsi evlenmiştir. tüm aile biraradadır artık. çünkü babaları gelmiştir, geleceğe gülen gözlerle bakıyorlardır artık, çünkü onlar şerefli bir ailedirler.
    --- spoiler ---

    gelenekselliğin altını çizmesi açısından ilginç bir not: sucu rıza ve evin tüm erkek yetişkinleri oktay ve babasının aksine istisnasız bıyıklıdır.
  • hayatımda en çok etkilendiğim türk filmi. özellikle de münir özkul ile adile naşit'in bazı kendini bilmezlerden tokat yeme sahnesi vardır ki televizyona girip dövmek istersiniz o terbiyesizleri. yapamazsınız, içinize oturur.
  • filmin en can alici sahnesi tokat sahnesidir.
    kalantor patron rolündeki herif sucu riza ya (munir ozkul) karisi emine nin (adile nasit) yaninda tokat atmistir. tokat kendi babama atilmis gibi hirslandim, sinirlendim ve utandim. sanirim rolünün hakkini vermek bu olsa gerek.